yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tiyatro yaklaşık olarak bu zamanda açık olurdu.The theater used to open up about this time.
Bay Ichiro Fukuoka, yakın bir arkadaşım, seninle tanışmak istiyor.Mr. Ichiro Fukuoka, a close friend of mine, would like to meet you.
Onların hepsini yakalamalıyım.Gotta catch them all.
Mavi sana yakışıyor.Blue looks good on you.
Biyoklimatik, mimariye ekolojik bir yaklaşımdır.Bioclimatic is an ecological approach to architecture.
Hoşça kal, çok yakında görüşmek üzere!Goodbye, see you very soon!
Yakında artık petrolümüz olmayacak.We will soon have no more petrol.
Cuma günü yakın.Friday is near.
Tom'un tasarrufları yakında tükenecek.Tom's savings will soon run out.
Maya takvimine göre, yakında dünyanın sonu geliyor.According to the Mayan calendar, the end of the world will come soon.
Yakında seninle tanışabileceğimi düşünüyorum.I think that i will be able to meet you soon.
Sen onun ne söylediğini yakaladın mı?Did you catch what he said?
Yakışıklı olduğumu düşünüyor musun?Do you think that I'm handsome?
Yakıt göstergesi bozuldu.The fuel gauge is broken.
Tom bir çalınan aracın içinde keyif binişinde yakalandı.Tom was caught joyriding in a stolen vehicle.
Onlar ormana yakın bir köyde yaşıyorlardı.They lived in a village close to a forest.
Amerikalılar samimi ve cana yakındırlar.Americans are friendly and approachable.
Mary işkence direğinde yakıldı.Mary was burned at the stake.
Tom Mary'nin evini yakmakla tehdit etti.Tom threatened to burn Mary's house down.
Tom Mary'yi gizlice evden kaçarken yakaladı.Tom caught Mary sneaking out of the house.
Belki şanslı olacağız ve hırsızı yakalayacağız.Maybe we'll get lucky and catch the thief.
Seni yakaladım.I've got you.
Şartlı Tahliye bitiş günüm yakındır.The end of my probation period is nearing.
Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.The end of my probation period is nearing.
Yakında tekrar arayacağım.I'll call back soon.
O çok yakışıklı.He is very good-looking.
O, sahile yakın yaşıyor.She lives near the beach.
Yakında gerçekten bir şey olacağını hissediyorum.I feel that something is going to happen really soon.
Tanaka bu sabah yaklaşık saat sekizde kalktığını söyledi.Tanaka has said that he got up this morning around eight o'clock.
Yeterince yakında öğreneceksin.You will know soon enough.
Yaklaşıyor olmalıyım.I must be getting close.
Süt yaklaşık yarım litrelik ölçüyle satılır.Milk is sold by the pint.
O elma çalarken yakalandı.He was caught stealing apples.
Tom kamp ateşine yakın oturuyor.Tom is sitting by the campfire.
Çocuklar yakar top oynuyorlar.The kids are playing dodgeball.
Yakında öğreneceğiz.We'll soon find out.
Yakında öğreneceksin.You'll find out soon enough.
Topu yakala.Catch the ball.
Dilimi yaktım.I burnt my tongue.
Beni yakalamalarına izin veremem.I cannot let them catch me.
Onlara seni yakalamalarına izin veremem.I cannot let them catch you.
Yaklaşık iki yıl önce mahalleye taşındım.I moved to the neighborhood about two years ago.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?Would you know a cheap hotel in the near?
O cana yakın bir kız.She's a cutie.
Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.The army decided to clone hundreds of copies of the handsome, athletic man.
El tırnakları ayak tırnaklarına göre yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.Fingernails grow nearly four times faster than toenails.
Lida, Mary'nin yakın bir arkadaşıdır.Lida is a close friend of Mary's.
En yakın meyhane nerede?Where is the nearest tavern?
En yakın taverna nerede?Where's the nearest tavern?
Benim apartman yakındır.My apartment is near.
O yakalanmadı.She didn't get caught.
O yakalandı.He got caught.
Tom bir sigara yakıyor.Tom is lighting a cigarette.
Oda arkadaşım gürültüden yakındı.My roommate complained about the noise.
Ben puromu yakıyorum.I am lighting my cigar.
Arabamı büro yakınında park ediyorum.I am parking my car near the office.
O, kızın bana söylediği kadar yakışıklı değildi.He wasn't as handsome as she told me.
Yarın yaklaşık olarak bu saatte Londra'da olacağız.About this time tomorrow, we will be in London.
Yaklaşık 8:30'da başlar.It starts around 8:30.
Onu suçüstü yakaladım.I caught her in the act.

İlgili Sayfalar