yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom on yıla yakın bir süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for close to ten years.
Tom yaklaşık üç yıldır Mary ile flört ediyor.Tom has been dating Mary for about three years.
Tom yaklaşık üç saat Mary'yi beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait for Mary for about three hours.
Tom, Mary'nin yaklaşık otuz yaşında olduğunu tahmin etti.Tom guessed that Mary was around thirty years old.
Tom Mary'yi elinden yakaladı.Tom grabbed Mary by the hand.
Tom Mary'nin kendisine yaklaşmasına izin vermiyor.Tom doesn't let Mary get near him.
Tom Mary'yi yazarkasadan parasını çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing his money from the cash register.
Tom Mary'yi sigara içerken yakalandı.Tom caught Mary smoking a cigarette.
Tom Mary'ye yakında dönüp dönmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd return soon.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıldır evlidir.Tom and Mary have been married for about three years.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıl önce evlendi.Tom and Mary got married about three years ago.
Tom ve Mary birbirine çok yakın.Tom and Mary are very close to each other.
Tom ve Mary yakın arkadaşlar.Tom and Mary are close friends.
Tom ve Mary yaklaşık aynı boydalar.Tom and Mary are about the same height.
Tom ve Mary yaklaşık aynı yaştalar.Tom and Mary are about the same age.
Tom ve Mary istasyona yaklaşırken, onlar trenlerinin ayrıldığını gördü.As Tom and Mary approached the station, they saw their train pull out.
Lütfen, en yakın seyahat acentası nerede?Please, where's the closest travel agency?
Sen yakın tehlike içinde misin?Are you in immediate danger?
Tom'un sorusu Mary'yi tamamen hazırlıksız yakaladı.Tom's question caught Mary completely off-guard.
Tom pulu aldı ve daha yakından baktı.Tom picked up the stamp and took a closer look.
Tom mümkün olduğu kadar Mary'nin apartmanına yakın parketti.Tom parked as close to Mary's apartment building as he could.
Tom, o hatırlayabildiği kadar uzun süre Mary'nin en yakın arkadaşı olmuştu.Tom had been Mary's best friend for as long as she could remember.
Okula yakın yaşıyoruz.We live close to the school.
Okula yakın oturuyoruz.We live in the vicinity of the school.
Meg Ken ile yaklaşık aynı boydadır.Meg is about the same height as Ken.
Üzgünüm dün seninle konuşmak için bir şans yakalamadım.I'm sorry I didn't get a chance to talk with you yesterday.
Kış yakında geliyor.Winter is coming soon.
Tüm katkıların için teşekkürler. Yakında seni tekrar görmeyi umut ediyoruz.Thank you for all your contributions. We expect to see you again soon.
Kötü havada, kolayca soğuk algınlığına yakalanılabilir.In bad weather, one can easily catch a cold.
Yakın bir zamanda Paris'te bizi ziyaret etmeye gel.Come and visit us in Paris sometime soon.
En yakın otobüs durağı nerededir.Where's the nearest bus stop?
En yakın otobüs durağı nerededir?Where's the closest bus stop?
Kedi bir farenin kokusunu yakaladı gibi görünüyor.It seems like the cat caught the scent of a mouse.
Biz treni yakalayabilir miyiz?Can we catch the train?
Okinawalılar'ın yaklaşık %29'u 100 yaşına kadar yaşar.Around 29% of Okinawans live to be a 100.
Kongre merkezine daha yakın bir oda isterseniz lütfen bize bildirin.If you'd prefer a room closer to the Convention Center, please let us know.
Yakında bir Almanca kursuna kayıt olacağım.I'll soon register for a course in German.
Onun babası mı? O yaklaşık kırk yaşında.His father? He is about forty years old.
Yakında yaşayan bir yabancı uzakta yaşayan bir akrabadan daha iyidir.A stranger living nearby is better than a relative living far away.
Yakındaki yabancılar uzaktaki aileden daha iyidir.Strangers close by are better than family far away.
Çöpleri eve çok yakın yakmak iyi bir fikir değildi.Burning the trash so close to the house wasn't a good idea.
Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.Tom wondered if he had enough firewood to make it through the winter.
Tom yaklaşık 2.30 civarında geri dönecek.Tom will be back around 2:30.
Tom ehliyetsiz araba sürerken yakalandı.Tom was caught driving without a license.
Tom düşman tarafından yakalanmaktan korkuyordu.Tom was afraid of being captured by the enemy.
Tom bütün sabahı yakacak odun istifleyerek geçirdi.Tom spent all morning stacking firewood.
Tom yakında hatasının ciddiyetini fark etti.Tom soon realized the seriousness of his error.
Tom tüm kibriti tüketti bu yüzden ateşi yakamadı.Tom ran out of matches so he couldn't light the fire.
Tom sadece gecede yaklaşık beş saat uyur.Tom only sleeps about five hours a night.
Tom Mary'ye doğru biraz yaklaştı.Tom moved a bit closer to Mary.
Tom bir günde yaklaşık elli telefon konuşması yapar.Tom makes about fifty phone calls a day.
Tom bir şelaleye yakın bir kamarada yaşıyor.Tom lives alone in a small cabin near a waterfall.
Tom, daha yakından bakmak için eğildi.Tom leaned down for a closer look.
Tom Mary'yi yaklaşık üç saat bekletti.Tom kept Mary waiting for about three hours.
Tom beklediğimden daha yakışıklı.Tom is more handsome than I expected.
Tom son derece yakışıklı bir adam.Tom is an extremely good-looking man.
Tom yakışıklı bir adamdır, ama çok samimi değil.Tom is a good-looking guy, but he's not too friendly.
Tom benim yakın bir akrabam.Tom is a close relative of mine.
Tom benim yakın bir arkadaşım.Tom is a close friend of mine.
Tom'un göl yakınında küçük bir kabini var.Tom has a small cabin on the lakefront.

İlgili Sayfalar