yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom, ona daha yakından baktı.Tom took a closer look at it.
Tom yaklaşık 2.30'da göründü.Tom showed up at about 2:30.
Tom her yıl gribe yakalanır gibi görünüyor.Tom seems to catch the flu every year.
Tom yaklaşık 300 yıldır atalarının izini sürdüğünü söylüyor.Tom says he can trace his ancestors back about 300 years.
Tom köprünün ortasına yakın üç patlayıcı bıraktı.Tom planted some explosives near the middle of the bridge.
Tom yaklaşık otuz olmalı.Tom must be nearly thirty.
Tom birkaç yıl Boston yakınında küçük bir bar işletti.Tom managed a small bar near Boston for quite a few years.
Tom henüz burada değil fakat yakında onu bekliyoruz.Tom isn't here yet, but we expect him soon.
Tom çok yakışıklı.Tom is very handsome.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar yakışıklı.Tom is still just as handsome as he used to be.
Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.Tom is excited about the upcoming game.
Tom yakında burada olacak.Tom is due to arrive here soon.
Tom otuza yaklaştı.Tom is close to thirty.
Tom yakışıklı bir adam.Tom is a handsome man.
Tom kapıya yakın askılardan birine ceketini astı.Tom hung his coat on one of the hooks near the door.
Tom yaklaşık üç yıldır Fransızca eğitimi görüyor.Tom has been studying French for about three years.
Tom'un yaklaşık senin yaşında bir kızı var.Tom has a daughter about your age.
Tom helikopterden indirilen ipi yakaladı.Tom grabbed the rope that was lowered from the helicopter.
Tom yaklaşık haftada bir kez yüzmeye gider.Tom goes swimming about once a week.
Tom yaklaşık haftada üç kere yemek yediği restorana girdi.Tom entered the restaurant where he eats about three times a week.
Tom ofisinin yakınında yaşamıyor.Tom doesn't live near his office.
Tom ilk treni yakalamak için yeterince erken kalkmadı.Tom didn't get up early enough to catch the first train.
Tom yaklaşık 2.30'a kadar geri dönmedi.Tom didn't arrive until about 2:30.
Tom yeninin yaklaşık yarısını dolara ve diğer yarısını avroya çevirdi.Tom converted about half of his yen into dollars and the other half into euros.
Tom topu sağ eli ile yakaladı.Tom caught the ball with his right hand.
Tom bir kurt yakaladı ve onu evcilleştirmeye çalıştı.Tom caught a wolf and tried to tame it.
Tom dün bir sürü balık yakaladı.Tom caught a lot of fish yesterday.
Tom dün bir çift büyük alabalık yakaladı.Tom caught a couple of large trout yesterday.
Tom büyük bir balık yakaladı.Tom caught a big fish.
Tom kolayca soğuk algınlığına yakalanır.Tom catches colds easily.
Tom otuzu aşkın olamaz O yaklaşık on sekiz gibi görünüyor.Tom can't be over thirty. He looks like he's about eighteen.
Tom, sobasında hem odun hem de kömür yakar.Tom burns both wood and coal in his stove.
Tom karnesini yaktı.Tom burned his report card.
Tom sıcak bir kızartma tavasında parmaklarını yaktı.Tom burned his fingers on a hot frying pan.
Tom kamerasını yaklaşık üç ay önce bu mağazada satın aldı.Tom bought his camera at this store about three months ago.
Büyüdükçe Tom gittikçe daha yakışıklı oldu.Tom became more and more handsome as he grew older.
Tom yaklaşık bir saat önce akşam yemeği yedi.Tom ate dinner about one hour ago.
Tom ve erkek kardeşi yaklaşık aynı boyda.Tom and his brother are about the same height.
Bu Tom'un yakaladığı balıklardan biri.This is one of the fish that Tom caught.
Ne beklediğini bilmediğinden, Tom gafil yakalandı.Not knowing what to expect, Tom was caught off guard.
Tom'la yakından ilgilenin ve onun başını derde sokmadığından emin olun.Keep a close eye on Tom and make sure he doesn't get into any trouble.
Tom'un yakın zamanda hapishaneden çıkacağı olası değil.It's unlikely that Tom will get out of prison anytime soon.
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Tom'un gece boyunca bunu yapacağını düşünmedim, bu yüzden onun başucunun yakınında kaldım.I didn't think Tom would make it through the night, so I stayed by his bedside.
Tom'un evi Mary'nin okuluna yakındır.Tom's house is near Mary's school.
Tom Mary'nin çok fazla yakınmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary complained so much.
Tom Mary'yi yakalamaya çalıştı ama yakalayamadı.Tom tried to catch up with Mary, but he couldn't.
Tom yaklaşık bir saat Mary ile konuştu.Tom talked with Mary for nearly an hour.
Tom Mary'ye yakın durdu.Tom stood close to Mary.
Mary ateş yakarken Tom çadırı kurdu.Tom pitched the tent while Mary started the fire.
Tom mızmız görünüyordu, bu yüzden Mary ona yaklaşmadı.Tom looked grouchy, so Mary didn't approach him.
Tom evimin yakın küçük bir dairede Mary ile birlikte yaşamaktadır.Tom lives with Mary in a small apartment near my house.
Tom Mary'ye yakın yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'nin yakınında yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Tom o resimde Mary'ye yakın duruyor.Tom is standing close to Mary in that picture.
Tom şimdi çeşmenin yakınında Mary ile sohbet ediyor.Tom is now talking with Mary over near the fountain.
Tom yaklaşık Mary kadar yaşlıdır.Tom is about as old as Mary is.
Tom yakında yine Mary ile görüşmeyi umuyor.Tom hopes to meet Mary again in the near future.
Tom Mary'nin yakında iyileşeceğini umuyor.Tom hopes Mary will get well soon.