yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un Mary ile yakın bir dostluğu var.Tom has a close relationship with Mary.
Tom otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldı.Tom had to run to catch the bus.
Tom, kendi sınıfında zirveye yakın mezun oldu.Tom graduated near the top of his class.
Tom hız yapmaktan yakalandı.Tom got caught speeding.
Tom bir trafik sıkışıklığında yakalandı.Tom got caught in a traffic jam.
Tom evine yakın kısmi-zamanlı bir iş buldu.Tom found a part-time job near his home.
Tom, Mary'nin evinin John'unkine çok yakın olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary's house was so close to John's.
Tom Mary'nin o kadar cana yakın olacağını ummuyordu.Tom didn't expect Mary to be so friendly.
Tom kesinlikle sınıftaki bütün kızların onun yakışıklı olduğunu düşündüğünü düşünüyor.Tom definitely thinks all the girls in the class think he's handsome.
Tom birinin evini ateşte yakmış olması ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that someone had lit his house on fire.
Tom komadan çıktıktan sonra diğer öğrencilerin seviyesini yakalayamadı.Tom couldn't catch up with the other students after he came out of his coma.
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.Tom could use a little extra time to review for the upcoming test.
Tom yaklaşık olarak söylediğim her şeyin tersini söylüyor.Tom contradicts just about everything I say.
Tom Mary'nin ona asla yardım etmemesinden yakındı.Tom complained that Mary never helped him.
Tom sırt ağrısından yakındı.Tom complained that his back hurt.
Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.Tom claims that he wasn't anywhere near the murder scene at the time of the murder.
Tom yakmak için odun yardı.Tom chopped wood for the fire.
Tom bütün öğleden sonra yakacak odun doğradı.Tom chopped firewood all afternoon.
Tom kesinlikle cana yakındır.Tom certainly is friendly.
Tom tek elle topu yakaladı.Tom caught the ball with one hand.
Tom Mary'yi ona gönderilen bir zarfı açmak için buğulama yapmaya çalışırken yakaladı.Tom caught Mary trying to steam open an envelope addressed to him.
Tom Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı.Tom caught Mary snooping through his stuff.
Tom Mary'yi aylaklık ederken yakaladı.Tom caught Mary goofing off.
Tom baş ve ilk parmağı arasında bir sivrisinek yakaladı.Tom caught a mosquito between his thumb and first finger.
Tom hangi yaklaşımı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which approach to take.
Yaklaşık 2.30'da Tom Mary'yi aradı.Tom called Mary at about 2:30.
Tom yaklaşık 2.30'da Mary'yi aradı.Tom called Mary at about 2:30.
Tom kendini yaktı.Tom burned himself.
Tom göle yakın bir kat mülkiyeti aldı.Tom bought a condominium near the lake.
Tom yaklaşık üç yıl önce Fransızca öğrenmeye başladı.Tom began to learn French about three years ago.
Tom yaklaşık on iki yaşındayken kar kayağı ile ilgileniyordu.Tom became interested in snowboarding when he was about twelve.
Tom pencereye yakın bir masa istedi.Tom asked for a table near the window.
Tom ve Mary yakında 13. evlilik yıldönümlerini kutlayacaklar.Tom and Mary will have their 13th wedding anniversary soon.
Tom ve Mary yakın arkadaşlardı.Tom and Mary were close friends.
Sanırım sonunda Tom yakalanacak ve hapishaneye konulacak.I imagine that Tom will eventually be caught and put in prison.
Tom'un özellikle yakışıklı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is particularly handsome.
Tüm kadınlar Tom'un gerçekten yakışıklı olduğunu düşünüyorlardı.All the women thought Tom was really handsome.
Balla sirkeyle yakaladığından daha çok sinek yakalarsın.You catch more flies with honey than you do with vinegar.
Polisler park yakınında terkedilmiş bir arabada bir ceset buldu.The police found a dead body in an abandoned car near the park.
Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.It takes about 15 minutes to get to my office.
Son kez balık tutmaya gittiğinde bir şey yakaladın mı?Did you catch anything the last time you went fishing?
Çok yakında yüzmeye başlayacağım.I'll start swimming very soon.
Onun evi nehire yakındır.His house is near the river.
Onun evi bir nehre yakındır.His house is near a river.
Evim süpermarkete yakındır.My house is close to the supermarket.
Bunu yakında göreceğiz.That remains to be seen.
Yakala onu, uzaklaşmasına izin verme.Grab him! Don't let him get away.
Onun yeni karısı yaklaşık benim yaşlarımda.His new wife is about my age.
Ben yaklaşık saat 9.00'da Modena'da olacağımı düşünüyorum.I think that I'll be in Modena at around 9 o'clock.
Yakında bir ATM var mıdır?Is there an ATM nearby?
O yakın görünüyor.That looks close.
Kuzenlerim plaja yakın yaşıyorlar.My cousins live near the beach.
Kuzenlerim sahile yakın yaşıyorlar.My cousins live near the beach.
Yaklaşık 10 kişi bekliyor.About 10 people are waiting.
Yaklaşık bir mil yürüdüm.I walked about 1 mile.
Yakar top oynayalım.Let's play dodge ball.
Ben yüzerek nehrin öbür yakasına geçmeyi öneriyorum.I suggest we swim across the river.
Kameraların gerçeği yakalama eğilimi yoktur.Cameras don't tend to capture reality.
Tom uzun boylu ve yakışıklı idi.Tom was tall and handsome.
Yaz yakında geliyor!Summer is coming soon!