yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yakında trenle gideceğim.I leave by train soon.
Yakında trenle gelirim.I arrive by train soon.
Tren yakında yola çıkıyor.The train is leaving soon.
Tren yakında geliyor.The train is arriving soon.
Gerçek şu ki, o sadece havadaki şu kuşu dişleriyle yakaladı.As a matter of fact, he did just catch that bird in midair with his teeth.
En yakın mağazayı nerede bulabilirsin?Where can you find the closest store?
Hawaii gezisi yaklaşık 200 dolar tutar.A trip to Hawaii costs around 200 dollars.
Yaklaşık olarak kırk yaşında.He is near forty.
Uzun boylu adam, yakasına pembe bir karanfil takmıştı.The tall man wore a pink carnation in his lapel.
Philip senden daha yakışıklı.Philip is more handsome than you.
Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm.Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop.
Peter ve Eve birbirine çok yakışıyor.Peter and Eve make a lovely couple.
Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
En yakın postane, Cavendon Road'dadır.The nearest post office is in Cavendon Road.
İnşallah o yakında sağlıklı olacak.Hopefully he will be healthy soon.
"Bilim insanları insan klonlamaya yaklaştı mı?" "O aşamaya gelinmesine daha çok var.""Are scientists close to cloning a human being?" "Not by a long shot."
"Bilim insanları insan kopyalamanın neresinde?" "Henüz yanına bile yaklaşmış değiller.""Are scientists close to cloning a human being?" "Not by a long shot."
O gecenin yarısında ona gizlice yaklaştı.He snuck up on him in the middle of the night.
O gecenin ortasında ona sinsice yaklaştı.He snuck up on him in the middle of the night.
Evi denize yakın.Her house is near the sea.
Hemen hemen hiç yakın dostu yoktur.She has nearly no close friends.
Bir kibrit çaktı ve mumları yaktı.He struck a match and lit the candles.
Bir trafik sıkışıklığı yakalanmazsak, sanırım zamanında orada olacağız.I think we'll get there in time if we don't get caught in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığına yakalanmazsak, sanırım onu zamanında yapacağız.I think we'll make it in time if we don't get stuck in a traffic jam.
Onlar yaklaşıyor.They are approaching.
Güneş gözlerimi yakıyor.The sun burns my eyes.
Bir soğuk algınlığına yakalanmak kolaydır.It's easy to catch a cold.
Fare çok yükseğe sıçrasa da, kedi tarafından yakalanır.If jumps too high the rat - it's captured by the cat.
O ona dikkatle yaklaşmamı istiyor.He wants me to approach it with care.
Avcı, tilkiyi yakaladı.The hunter caught the fox.
Dürüst olmak gerekirse, biz seni yakalamak için geldik.To be honest, we came to capture you.
Onları yakından incelediler.They studied them closely.
Yakalanan malzemeleri yaktılar.They burned the captured supplies.
Onu yakındaki bir eve taşıdılar.They carried him to a nearby house.
Onlar Connecticut Nehri yakınında yerleştiler.They settled near the Connecticut River.
Onlar iki gün sonra Ford Sumteri yakaladı.They captured Fort Sumter after two days.
Onlar yaklaştığında, onlar silahlarını ateşledi.When they got close, they fired their guns.
Isıtma ve pişirme için çok az yakıtları vardı.They had little fuel for heating and cooking.
Onlar mümkün olduğu kadar çok sayıda insan yakalardı.They would capture as many people as possible.
Onlar İngilizler tarafından yakalanırlarsa öldürülür.They would be killed if captured by the British.
O, ortada yakalandı.He was caught in the middle.
O, başarma şansını yakaladı.He got his chance to succeed.
O, David'in yakalanması gerektiğini söyledi.He said Davis must be captured.
Yakalandı ve duruşma için tutuldu.He was captured and held for trial.
Tavsiye için, yakın arkadaşlarına güvenirdi.For advice, he depended on close friends.
O yakışıklı ve sadece kırk üç yaşındaydı.He was handsome and only forty-three years old.
Yakın koruma altında aylarca orada kaldı.He remained there for many months under close guard.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere saldırdı.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere hücum etti.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
İngiliz gemisi yakalandı ve Amerika Birleşik Devletleri'ne getirildi.The British ship was captured and brought to the United States.
Fakat çok yakında savaş şiddetlenecekti.But very soon, the battle would become fierce.
Savaş Little Bighorn nehri yakınında oldu.The battle took place near the Little Bighorn River.
İki ülke savaşa yakınlaşıyordu.The two countries were moving closer to war.
Ross Perot yaklaşık sekiz milyon oy aldı.Ross Perot received about eight million votes.
Seçim sonucunun yakın olacağı herkes tarafından biliniyordu.It was clear to everyone that the vote would be close.
Yaklaşık dört bin asker öldürüldü.About four thousand soldiers were killed.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Ciddi gıda ve yakıt sıkıntısı vardı.There were severe shortages of food and fuel.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Dünya çapında yaklaşık bir milyar insanın temiz, güvenli suya erişimi yok.Nearly one billion people around the globe lack access to clean, safe water.