yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yeterli yakıt yoktu.There was not enough fuel.
Polis, suçluları yakaladı.Police caught the criminals.
Seçim çok yakındı.The election was very close.
Yere yakın sisliydi.It was foggy near the ground.
O, yaklaşık 14 gram geldi.It weighed about 14 kilograms.
Yaklaşık üç bin kişi öldü.Almost three thousand people died.
Önceleri, Hintliler cana yakındı.At first, the Indians were friendly.
Bazı insanlar sıçanları yakaladılar ve onları yediler.Some people caught rats and ate them.
İsyan yaklaşık iki ay sürdü.The rebellion lasted about two months.
Savaş yaklaşık üç ay sürdü.The fighting lasted about three months.
Ölüler ve yaralılar yakında her yerde yatıyordu.The dead and wounded soon lay everywhere.
Seçim sonuçları son derece yakın.The election results were extremely close.
General Jackson hiç Hintli yakalayamadı.General Jackson failed to capture any Indians.
John Brown yaklaşık yirmi adamla birlikte saldırdı.John Brown had attacked with about twenty men.
Yüzlerce ailenin evi yakılmıştı.The homes of hundreds of families were burned.
Shepard sadece yaklaşık on beş dakika uzayda kaldı.Shepard remained in space only about 15 minutes.
1876 başkanlık seçimi çok yakındı.The presidential election of 1876 was very close.
Doğum günüm yaklaşıyor.My birthday approaches.
Yakında ayrılıyor olacağız.We'll soon be leaving.
Şahin bir fare yakaladı.The hawk caught a mouse.
Öfkeli olmak bir filozofa yakışmaz.Anger does not befit a philosopher.
O, onun sahip olduğu, aile hissine en yakın şey.She's the closest thing to family he has.
Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!You'll burn your hands if you don't use a potholder or oven mitts!
Kaçan mahkûm henüz yakalanmadı.The escaped prisoner hasn't been caught yet.
İğrenç şeyler söylemeye ve yakınmalarını abartmaya eğilimlidir.He is apt to say atrocious things and to exaggerate his grievances.
Oturdu ve bir sigara yaktı.She sat and lit a cigarette up.
Tek sorunum yakın bir arkadaşımın olmamasıdır.My only trouble is I don't have a close friend.
Köpek ölüme yakındır.The dog is close to death.
Yakamdan düş.Get off my back.
Okulumuza yakın bir otobüs durağı var.There's a bus stop close to our school.
İowa kurultayları yakında yapılacaktır.The Iowa caucuses will be held soon.
Affedersiniz, sizin adınızı yakalayamadım.Excuse me, I didn't catch your name.
Kanseri erken yakalamak hayatta kalma oranını arttırır.Catching cancer early increases survival odds.
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın doktor muayenehanesi nerede?I don’t feel well. Where is the office of the nearest doctor?
Yakında bir otobüs durağı var mı?Is there a bus stop nearby?
Işık saniyede yaklaşık 186.000 mil hızla yol alır.Light travels at about 186,000 miles per second.
Annem her zaman yakında beni ziyaret edeceğini söylüyor.My mom always says that she will visit me soon.
Ona yakın yaşıyoruz.We live near her.
Azizlerin yakınında şeytanlar gezinir.Around the saints roam the devils.
O yaklaşıyor.He's coming closer.
Alice otobüsünü yakalamak için koşuyor.Alice is running to catch her bus.
Pi sayısı, yaklaşık olarak 3,14 ya da 22/7'ye eşdeğerdir. Sembolü "π"'dir.The number pi is approximately equal to 3.14 or 22/7. Its symbol is "π".
Yüzünde bir gülümseme ile ona yaklaştı.She approached him with a smile on her face.
Onu testte kopya çekerken yakaladı.She caught him cheating on a test.
Onu bir sigara içerken yakaladı.She caught him smoking a cigarette.
Onun isteklerinin aksine o onu yakarak kül etti.She cremated him against his wishes.
Onun ölümünün 24 saati içinde onu yakarak kül haline getirdi.She cremated him within 24 hours of his death.
O, onu yakışıklı buldu.She found him handsome.
Onu elinden yakaladı ve onu tekneye çekti.She grabbed him by the hand and pulled him onto the boat.
O, yaklaşık iki yıldır onunla çıkıyor.She has been dating him for about two years.
O, mümkün olduğunca ona yakın durdu.She stood as close to him as she could.
O ona yakın durdu.She stood close to him.
O onun yakınında yaşardı.She used to live near him.
Yakında duralım mı?Shall we stop soon?
Diğer sınıftaki nakil öğrenci süper yakışıklı bir tiptir.The transfer student in the other class is a super good looking guy.
Beni korkuttun! Arkamdan gizlice yaklaşma.You scared me! Don't sneak upon me from behind!
Tren yakında kalkacak.The train will depart soon.
Evim parka çok yakındır.My house is very near the park.
Onun eve parka yakındır.Her house is close to the park.
Bu sorunla ilgili yeni bir yaklaşıma acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for a new approach to dealing with this problem.