yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
En yakın internet kafe nerede?Where is the nearest internet cafe?
En yakın restoran nerede?Where is the nearest restaurant?
En yakın lokanta nerede?Where is the nearest restaurant?
En yakın fırın nerede?Where is the nearest bakery?
En yakın süpermarket nerede?Where is the nearest supermarket?
Seni en yakın arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I consider you one of my closest friends.
Çok yakın olan mağazaya gittim.I went to the store that was very nearby.
Yakında bir eczane var mı?Is there a drugstore nearby?
Yakitori bir Japon yemeğidir.Yakitori is a Japanese food.
Ne yazık ki, Şehrimizde hiç yakitori yok.Unfortunately, there isn't any yakitori in our city.
Ben yakitori yemeği seviyorum.I love to eat yakitori.
Bir nöbet yaklaşık beş dakika sürer.A bout lasts about five minutes.
Hava karardı. Belki de yakında yağmur yağacak.It has got dark. Maybe it'll rain soon.
Hava soğuk olduğu için bir ateş yaktık.Since it was cold, we made a fire.
Yakında durumu çözebileceğini umuyorum.I hope that you are able to resolve the situation soon.
Umarım bu durumu yakında çözebilirsiniz.I hope that you are able to resolve the situation soon.
Hava soğuktu, bu yüzden ateş yaktık.It was cold, so we lit a fire.
Yakında bize cevaplarını verecekler.They'll give us their answer soon.
Yakında sınıfı başlatmak için çalışacağız.We'll attempt to start the class soon.
Yakıt seviyesi boşun altında.The fuel level is below empty.
Bir yumurtayı kaynatmak yaklaşık on dakika sürer.It takes about ten minutes to boil an egg.
İnsan beyni yaklaşık üç paund ağırlığında.The human brain weighs about three pounds.
Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.Dogs breathe approximately 30 times a minute.
Ben parmağımı yaktım.I burned my finger.
Tom ilk akşam yemeğini yaktı.Tom burned his first dinner.
Nehirde bir sürü balık yakaladılar.They caught a lot of fish at the river.
Tom'un annesi gribe yakalandı.Tom's mom caught the flu.
Tom topu yakaladı.Tom caught the ball.
İnsanlar bir hastalığa yakalanmayı önlemek için maske takar.People wear masks to prevent getting a disease.
Su, yeryüzünün yaklaşık %70'ini kaplamaktadır.Water covers about 70% of the earth.
Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?Are you worried about fuel economy?
Gıda vücudumuz için yakıttır.Food is fuel for our bodies.
Kömür ve doğal gaz doğal yakıtlardır.Coal and natural gas are natural fuels.
Arabadaki yakıt tankı dolu.The fuel tank in the car is full.
Tom arabasına haftada iki kez yakıt alır.Tom puts gas in his car twice a week.
Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık % 65'i sağlıkları için iyi olmayan aşırı kiloludurlar.About 65% of American adults are overweight, which isn't good for their health.
Köpek sıçradı ve topu yakaladı.The dog jumped up and caught the ball.
Yaklaşık yılda bir kez bir jüride görev yaparım.I serve on a jury about once a year.
Tom yaklaşık akşam altıda binayı terk etti.Tom left the building at about 6 p.m.
Olaylar yakından bağlantılı idi.The events were closely linked.
Onlar sahile yakın yaşarlar.They live near the beach.
Yakıtın tükeniyor.You are running low on fuel.
Bir yaka kartına adınızı yazabilirsiniz.You can put your name on a name tag.
Eski insanlar doğaya yakın yaşadı.Ancient people lived close to nature.
Tom gelirinin yaklaşık %25' ini vergi olarak ödüyor.Tom pays about 25% of his income in taxes.
İki ailenin çok yakın bağları var.The two families have very close ties.
Amerika Birleşik Devletler'nin Meksika ile yakın bağları vardır.The United States has close ties to Mexico.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
Hamam böceklerini yakalamak için tuzaklar kurduk.We set out traps for catching cockroaches.
Parmak ucumu yaktım.I burnt my fingertip.
Bir tavşanı elle yakalamak zordur.It is difficult to catch a rabbit by hand.
Buna farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach this from a different angle.
Tutuklanmaktan kaçınmaya çalışırken yakalandı.He was caught trying to avoid getting arrested.
Kayıp zamanı yakalamak zorundayız.I have to catch up the lost time.
O bana üzümleri attı ve ben ağzım ile onları yakalamaya çalıştım.She tossed me grapes and I tried to catch them with my mouth.
Evi yalıttığımızdan beri kalorifer yakıtında çok tasarruf yaptık.Since we insulated the house we've saved a lot on heating oil.
Yakında ilkbahar olacak.It will be spring soon.
İlk görüşte ona abayı yaktın mı?Did you fall for her at first sight?
Konser yaklaşık üç saat sürdü.The concert lasted about three hours.
Neden yakın gelecekte evime gelmiyorsun?Why don't you come to my house in the near future?