yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun yakında geri geleceğinden eminim.I'm sure that she will come back soon.
Sanırım o yakında geri döner.I think she will come back soon.
O, yakında iyileşecek mi?Will she get well soon?
Yaklaşık beş yıl orada yaşadı.She lived there about five years.
Şirket ile yakından ilişkilidir.She is closely associated with the firm.
O, öksüze yakınlık gösterdi ve ona biraz para verdi.She sympathized with the orphan and gave him some money.
O bir kural olarak yaklaşık altıda eve gelir.She comes home at about six as a rule.
O yakalanma korkusuyla kaçtı.She fled for fear of being caught.
Kız New York'a gitme şansı yakaladı.The girl jumped at the chance to go to New York.
O bir kolyeyi çalmaya çalışırken suçüstü yakalandı.She was caught red-handed trying to steal a necklace.
O, otobüsü yakalamak için yeterince hızlı koşmadı.She didn't run fast enough to catch the bus.
Yakında tekrar bizi görmek için geliyor olacak.She will be coming to see us again soon.
O, soğuk algınlığına yakalanma korkusuyla odadan ayrılmaya cesaret edemiyor.She doesn't dare leave the room for fear she should catch cold.
O yakında hastaneden ayrılacak.She will leave the hospital soon.
O, yakında yüzebilecek.She will be able to swim soon.
Onun yakında evleneceğini söylüyorlar.They say that she'll get married soon.
O hep maaşının düşüklüğünden yakınıyor.She is always complaining of her small salary.
Sıkı çalışıp sınıfındaki herkesi yakalamak zorunda.She has to study hard and catch up with everybody in her class.
Denize yakın yerde büyüdü fakat yüzmekten nefret eder.She grew up near the sea, yet she hates swimming.
O, okula çok yakın yaşıyor.She lives within a stone's throw of the school.
O, yaklaşık bizim yaşımızda bir kızdı.She was a girl of about our age.
O bana yaklaştı.She came near to me.
O, beni kolumdan yakaladı.She caught me by the arm.
O, kolumdan yakaladı ve eve gitmemi engelledi.She caught me by the arm and stopped me from going home.
O yakında tekrar yazacağını mektubunda ekledi.She added in her letter that she would write again soon.
O, iki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.She tried to make both ends meet.
Her şeyi düşürdüm ve bunun için Boston'dan çıkan ilk uçağı yakaladım.She has a negative attitude toward life.
O, herkese karşı cana yakındır.She is friendly to everybody.
O her zaman öğretmeninden yakınır.She always complains of her teacher.
O, bir baş ağrısından yakındı.She complained of a headache.
O, onu yakışıklı olarak tanımladı.She described him as handsome.
O, kocasına yakın durdu.She stood close to her husband.
O, yakından annesine benziyor.She closely resembles her mother.
Mücevher çalmaya çalışırken yakalandı.She was captured trying to steal jewelry.
Yaklaşık 20 dakikada makyaj yaptı.In about 20 minutes she made up her face.
Uçak New York'a yaklaşıyor.The plane is approaching New York.
Gerekirse, yakında gelirim.If necessary, I will come soon.
Hastane buraya yakın.The hospital is near here.
Fuji Dağı, Rokko Dağından yaklaşık dört kat daha yüksektir.Mt. Fuji is about four times as high as Mt. Rokko.
Babamın çalıştığı yer istasyonun yakınındadır.The office where my father works is near the station.
Babam dün üç balık yakaladı.My father caught three fish yesterday.
Babam yakında kırk yaşında olacak.My father will soon be forty years old.
Babam yakında iyileşecek.My father will get well soon.
Babam yakındaki nehirde sık sık balık tutmaya gider.My father often goes fishing in the river nearby.
Babam uzun boylu ve yakışıklı olmaktan gurur duyuyor.My father is proud of being tall and handsome.
Yaklaşık on dakika önce babam eve geldi.Father came home about ten minutes ago.
Odada yakalamaç oynamayın.Don't play catch in the room.
Beni soğuk algınlığı yakaladı.I've caught a cold.
Ben soğuk algınlığına yakalandım ve başım ağrıyor.I've caught a cold and my head hurts.
Eğer soğuk algınlığına yakalanırsan, bundan kolay kolay kurtulamazsın.If you catch a cold, you cannot easily get rid of it.
Eğer soğuk algınlığına yakalanırsanız, bundan kolay kolay kurtulamazsınız.If you catch a cold, you cannot easily get rid of it.
Paskalya yakındır.Easter is near at hand.
Yakınma. Kendin kaşındın.Don't complain about that. You've asked for it.
Probleme farklı bir açıdan yaklaş.Approach the problem from a different angle.
Çalışmak için Amerika'ya gidip gitmemenin benim için iyi olduğu yakında belirlenecek.It remains to be seen whether or not going to America to study is good for me.
Orası yürümek için yeterince yakın mı?Is it close enough to walk there?
Kaynaklar yakında bitecek.The supplies will give out soon.
İsyan yakında çökertildi.The rebellion was soon put down.
Benim apartman dairem buraya yakın.My apartment is near here.
Yaklaşık üç saattir onu görmedim.I haven't seen him for about three years.