yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Köyün yakınındaki bir nehirde balık tutmaya gitti.He went fishing in a river near the village.
Yakalanma ve tutuklanma riskini göze aldı.He ran the risk of being caught and imprisoned.
O büyük bir alabalık yakaladı.He landed a big trout.
Osaka yakınındaki küçük bir kentte yaşıyor.He lives in a small town near Osaka.
O yaklaşık senin yaşında.He is about your age.
O, başkana yakındır.He is close to the president.
Yaklaşık öğleye kadar görünmedi.He did not appear until about noon.
O, yeniden yakalandığında güçlükle kaçmıştı.He had scarcely escaped when he was recaptured.
Okumak için yeterli zamanı olmadığından yakındı.He complains of not having enough time to read.
O yaklaşık ikide geldi.He came about two.
O sıcak sobada elini yaktı.He burnt his hand on the hot stove.
O onunla yakındır.He is close with her.
O, ona yakın durdu ve onu kasırgadan korumaya çalıştı.He stood close to her and tried to protect her from the typhoon.
O, onun yaka kartına baktı.He glanced at her name tag.
O, onu kolundan yakaladı.He caught her by the arm.
O, tedavi edilemez bir hastalığa yakalandı.He contracted an incurable disease.
Odanın çok küçük olmasından yakınıyor.He complains of the room being so small.
O, soğuk algınlığına yakalandı.He came down with a cold.
O, kitap okuyan bir çocuğa yaklaştı.He approached the boy reading a book.
Yirmi kelebek yakaladı.He caught twenty butterflies.
Treni yakalayacak kadar hızlı koşmadı.He didn't run fast enough to catch the train.
Treni yakalamak için yeterince hızlı koşmadı.He didn't run fast enough to catch the train.
Onları yakından izleyin.Follow close behind them.
Onların uçakları yakında kalkacak.Their plane will soon take off.
Onlar soğuk havanın yaklaştığını hissedebilir.They can sense the approach of cold weather.
Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.They make up about 12.5 percent of the total population.
Onlar yaklaşık beş yüz yıl önce Peru'da imparatorluklarını kurdular.They built their empire in Peru about five hundred years ago.
Onlar sekiz ayda yaklaşık 35,000 km uçarlar.They fly about 35,000 km in eight months.
Onlar oldukça yakın görünüyor.They look pretty close.
Onlar bir ayıyı canlı yakaladılar.They caught a bear alive.
Onlar tüm belgeleri yaktılar.They burned all the documents.
Onlar diz çöktü ve savaşın yakında sona ermesi için dua etti.They knelt down and prayed that the war would end soon.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
Onlar bir aslanı canlı yakaladı.They caught a lion alive.
O onları elmaları çalarken yakaladı.He caught them stealing apples.
Onlar yakında yaşarlar.They live nearby.
Yakındaki parkta oynamaları söylendi.They were told to play in the nearby park.
Onlar havaalanına yakın yaşıyorlar.They live close by the airport.
Onlar evlendiler ve Boston yakınlarında yerleştiler.They got married and settled near Boston.
Onlar parkın yakınında yeni bir evde yaşıyor.They live in a new house near the park.
Yakında Hong Kong'tan buraya geliyorlar.They are arriving here soon from Hong Kong.
Kaplanı canlı yakalamayı başardılar.They succeeded in catching the tiger alive.
Onlar biraz kömür yaktılar.They burned some coal.
Onlar düşmanın yaklaştığını görünce alarm çaldılar.They sounded the alarm when they saw the enemy approaching.
Onlar onu çalarken yakaladılar.They caught him stealing.
Onlar onu onun kız kardeşine hile yaparken yakaladı.They caught him playing a trick on his sister.
Onlar turistlere yaklaştı ve onlardan para istedi.They approached the tourists and asked them for money.
Onu yakından gözle.Keep a close eye on him.
Onun çok yakında geleceğine dair küçük bir umut yok.There is little hope of her getting well soon.
Çocuklara ilgisine bakınca, öğretmenliğin ona çok yakışacağını düşünüyorum.Given her interest in children, I am sure teaching is the right career for her.
Onun yanında getirdiği çocuk çok yakışıklıydı.The boy who she brought with her was very handsome.
Onun evi istasyona yakın bir yerde mi?Is her house anywhere near the station?
O bana onun yaklaşık saat altıda burada olacağını söyledi.She told me she would be here about six.
Onun yaklaşık yirmi yıldır bir oyuncu olduğu söyleniyor.She is said to have been an actress about twenty years ago.
Yaklaşık otuz dakikada geri döndü.She came back in about thirty minutes.
O kırk ya da yaklaşık olmalı.She must be forty or so.
O, yaklaşık olarak seninle aynı boydadır.She's about the same height as you.
O her zaman benim düşük maaşımdan yakınıyor.She is always complaining about my small salary.
O oldukça yakında yaşıyor.She lives quite close by.
O yakında gelecek.She will be along soon.

İlgili Sayfalar