yak ile cümle
yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yılda yaklaşık iki milyon poundluk un ihraç ediliyor.About two million pounds of flour are exported annually.
Sisin yakında kalkacağını umuyorum.I hope the fog will go away soon.
Kızımız bir kibrit ile parmağını yaktı.Our daughter burned her finger with a match.
Yaklaşık olarak yarın bu zaman, Fuji dağına tırmanıyor olacağız.About this time tomorrow, we'll be climbing Mt. Fuji.
O yaklaşık yarın bu zamanda Zao dağında kayıyor olacak.He will be skiing on Mt. Zao about this time tomorrow.
Yaklaşık yarın bu zaman Londra'nın ilginç yerlerini gezeceğiz.We'll be doing the sights of London about this time tomorrow.
Yarın yaklaşık bu saatte sınav oluyor olacağım.I will be taking the exam about this time tomorrow.
Yarın yaklaşık bu zaman Osaka'nın görülmeye değer yerlerini geziyor olacağız.We will be doing the sights of Osaka about this time tomorrow.
Ağaçlar yakında yapraksız olacak.The trees will soon be bare.
Gece yaklaştığı için, eve gitmek üzere yola çıktık.Night coming on, we left for home.
Yaklaşık bir ay.It's about one month.
Yaklaşık bir saatlik yürüyüş bizi göle getirdi.About an hour's walk brought us to the lake.
Yaklaşık iki hafta.About two weeks.
Kararlaştırılmış gün çok yakın.The appointed day is close at hand.
Yakında kendinizi arkadaşsız bulacaksınız.Soon you will find yourself friendless.
Postacı yaklaşık üç günde bir gelir.The mailman comes around every three days.
Akşam yaklaşıyordu.Evening was drawing near.
Akşam yaklaşırken gezginler acele etti.The travelers made haste as evening drew near.
Bir akşam sağanağına yakalandım.I was caught in an evening shower.
Bir fırtına kentimize yaklaşıyor.A storm was approaching our town.
Bir fırtınaya yakalanacağız.We are going to have a storm.
Fırtına yüzünden yakındaki bir ahıra sığındık.We took refuge from the storm in a nearby barn.
Kara, dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 30'unu kapatır.Land covers about 30 percent of the surface of the earth.
Açıkça konuşmak gerekirse, bu sana yakışmıyor.Frankly speaking, it doesn't suit you.
Yolculuk sırasında kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I caught a bad cold during the trip.
Cesedi buzdolabına koyduğumdan beri yaklaşık iki gün geçti.It's been about two days since I put the body in the refrigerator.
Tren raydan çıktı ve yaklaşık otuz yolcu ya öldü ya da yaralandı.The train was derailed and about thirty passengers were either killed or injured.
Trenimizi yakalamak için bol zamanımız var.We have ample time to catch our train.
Sanırım tren yakında gelecek.I think the train will come soon.
Trenler dizel yakıtla çalışır mı?Do the trains run on diesel oil?
Yakında bir fırtına olacak gibi görünüyor.It seems that there will be a storm soon.
"Onunla yakınlığın nedir?" "Babasıyım.""What is your relationship to him?" "I'm his father."
Çocuklarımın yakında bahar tatilleri var.My kids have their spring break soon.
O yakışıklı bir adam.He is a handsome man.
Dün gece stadyuma yaklaşık seksen bin seyirci doldu.About eighty thousand spectators packed into the stadium last night.
Bu benim erkek kardeşim. Yakışıklı, değil mi?This is my brother. Handsome, isn't he?
Yakuza Hiroshi'ye eziyet ediyordu.The yakuza were tormenting Hiroshi.
Benim evim kiliseye yakın.My house is near the church.
Yakında gerçeği bileceğiz.We'll soon know the truth.
Belki sadece yakında vazgeçeceğim ve onun yerine şekerleme yapacağım.Maybe I'll just give up soon and take a nap instead.
O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.He does not let the opponent come near him.
Biz her zaman işe giderken postaneye yakın yürürüz.We always walk by the post office on the way to work.
Dün gece yaklaşık saat onda bir kaza duydum.I heard a crash at about ten o'clock last night.
Noel yaklaştı.Christmas drew near.
En yakın bank nerede?Where is the nearest bench?
En yakın halka açık telefonun nerede olduğunu bana söyleyebilir misiniz lütfen?Can you please tell me where the nearest public telephone is?
Bu giysi ona gerçekten yakışıyor.That dress really becomes him.
Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.I need to do some shopping since Christmas is coming soon.
Noel yakında, doğru mu?Christmas is soon, right?
Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.Make your airplane reservations early since flights fill up quickly around Christmas.
Yakında Noel geliyor.Christmas is coming soon.
O adam genç kızın bileğini yakaladı.That man grabbed the young girl's wrist.
Yakında Hollandaca birkaç kelimeden çok daha fazlasını öğreneceğimi umuyorum.I hope to soon know much more than a few sentences in Dutch.
O, sık sık soğuk algınlığına yakalandı.She caught colds often.
O bana eve yakında gelirsem iyi bir fikir olacağını söyledi.She told me that it would be a good idea if I came home soon.
Yeşil Alice'e yakışır.Green suits Alice.
Tren geçerken, Tom sürücünün bir bakışını yakaladı.As the train went by, Tom caught a glimpse of the driver.
Yakında iyileşecektir.He'll get well soon.
Onu en yakın arkadaşım olarak düşünüyorum.I think of her as my closest friend.
Bugün kütüphanede çalışmam gerekiyordu ama yaklaşık 12.00'de uyandım.Today, I was supposed to study at the library but I woke up around 12 o'clock.