yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Konuşacak yakın arkadaşları yok.He has no close friends to talk with.
Yaklaşık öğleyin onunla karşılaştım.I met him about noon.
Onu yakalayabilirsin.You may catch him.
Yakala onu.Grab him.
Onun evi yakıldı.His house was burnt down.
Ofisi benimkine çok yakındır.His office is very close to mine.
O, yeni evin yaklaşık otuz milyon yene mal olacağını tahmin ediyor.He estimates that the new house will cost roughly thirty million yen.
Ona göre, insanlar su sıkıntısı çekeceği zaman yakında gelecektir.In his opinion, the time will come soon when people will suffer from a water shortage.
Onun arabası bize yaklaşıyor.His car is gaining on us.
Onun sırrı yakında ortaya çıkarılacak.His secret will be disclosed soon.
Çevirisi orijinale çok yakın.His translation is close to the original.
Onun adı yakında unutulacak.His name will soon be forgotten.
Bana yaklaşık olarak saat yedide burada olacağını söyledi.He told me he would be here about seven.
O, daha az yakıt kullanan yeni bir motor icat etti.He devised a new engine to use less gas.
O, daha az yakıt tüketen yeni bir motor icat etti.He devised a new engine to use less gas.
Gelirinin yaklaşık onda birini yoksullara verdi.He gave away about one-tenth of his income to the poor.
O yaklaşık iki saattir seni bekliyor olacak.He will be waiting for you about two o'clock.
O yaklaşık otuzdur.He is about thirty.
O yaklaşık kırk olmalı.He must be about forty.
O yaklaşık olarak 40 yaşında.He is about forty.
O, yaklaşık saat dörtte geldi.He came at about four o'clock.
Yaklaşık dörtte burada olacak.He'll be here around four o'clock.
O altmışa yakın.He is close to sixty.
Yakında mektubuna cevap verecek.He'll answer your letter soon.
O hep düşük maaşından yakınıyor.He is always complaining about his low salary.
O, her zaman bana karşı cana yakındır.He is always friendly to me.
O her zaman insanların hatasını yakalar.He always tries to trip people up.
O, sınavda kopya çekerken yakalandı ve ona fırça atıldı.He was caught cheating on the exam and got called on the carpet.
O buraya yakın bir yerde mi yaşıyor?Does he live near here?
O, bu şehrin sanayisini incelemek için yakında buraya gelecek.He will come here soon to inspect the industry of this town.
Buraya yakın yaşıyor.He lives near here.
O yakında geri dönecektir.He will get back soon.
O sık sık bir diş ağrısı olduğundan yakınır.He often complains that he has a toothache.
Ormanda yaşarken sıtmaya yakalanmış.He contracted malaria while living in the jungle.
Takım elbisesi ve kravatı ile oldukça yakışıklı görünüyordu.He looked quite handsome in his suit and tie.
O yakın yaşıyor.He lives close by.
O,yakında geri gelmek için bana söz verdi.He gave me a promise to come back soon.
O, yakında sınıfa alışacak.He will soon get used to the class.
O yakında Tom'a yetişecek.He'll soon catch up with Tom.
Yakında onun yüzmesine izin verilecek.He will soon be allowed to swim.
Yakında döneceğini söyledi.He said that he would be back soon.
Yakında eve dönecektir.He will soon return home.
O yakında iyileşecek mi?Will he get well soon?
Çok yakında bir cevap yazacak.He will write an answer very soon.
Yakında geri dönecek.He will be back soon.
O, yakında geri dönecek.He will come back soon.
O, yakında iyileşecek.He will get well soon.
Yakında burnu sürtülecek.He will come down soon.
Yakında iyi yüzebilecek.He will soon be able to swim well.
Yankesiciyi yakasından yakaladı.He seized the pickpocket by the collar.
O, yankesicilik eyleminde yakalandı.He was caught in the act of pickpocketing.
Gölün yakınında büyük bir restoranı var.He has a big restaurant near the lake.
Mektubu aldığında okumadan yaktı.When he got the letter, he burned it without reading it.
Kuşu yakalamaya çalıştı ama başaramadı.He tried to catch the bird, but couldn't.
Kuşu yakalamaya çalıştı ama yakalayamadı.He tried to catch the bird, but couldn't.
Treni yakalamak için acelesi var.He is in a hurry to catch the train.
Hayvanı yakalamak için bir tuzak kurdu.He set a trap to catch the animal.
O çok cana yakın birisi bu yüzden onunla çalışmaktan keyif alıyorum.He is very friendly, so I enjoy working with him.
Misafirler onu pijamalarıyla yakaladı.The guests caught him in his pajamas.
O yakışıklıdır. Ayrıca sporda iyidir.He is handsome. In addition, he is good at sport.

İlgili Sayfalar