yak ile cümle

yak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Adam onu boynundan yakaladı.The man seized him by the neck.
Bir yabancı beni kolumdan yakaladı.A stranger seized me by the arm.
Yaklaşık olarak dünya yüzeyinin üçte biri topraktır.About one third of the earth's surface is land.
Dünya yaklaşık beş bin milyon yıl önce oluştu.The earth came into existence about five thousand million years ago.
Geç kalmak ona yakışmıyor.It is unlike him to be late.
Bir kase pirinç yaklaşık 180 gramdır.A bowl of rice is about 180 grams.
Yaklaşık yılda bir kez sadece bir kimono giyerim.I only wear a kimono about once a year.
Ara sınavlar yakında.The mid-term exams are just around the corner.
Çinliler cana yakın bir millettir.The Chinese are a friendly people.
Öğle yemeği yakında hazır olacak.Lunch will be ready soon.
Bir kuş bir kedi tarafından yakalandı.A bird was caught by a cat.
Bu tropik bir fırtınadır. Yakında sona erecek.This is a tropical storm. It'll be over soon.
Erkek kardeşim ve kız kardeşim her sabah yaklaşık yedi otuzda kalkar.My brother and sister get up about seven-thirty every morning.
Hırsız suçüstü yakalandı.The thief was caught in the act.
Biz hırsızı yakalandık.We caught the thief.
Çalanı yakaladık.We caught the thief.
Düşman tuzaktaki bir fare gibi yakalandı.The enemy is caught like a mouse in a trap.
Hava tahminine göre, tayfun Okinawa'ya yaklaşıyor.According to the weather forecast, the typhoon is approaching Okinawa.
Hava tahmini göre tayfunun sahile yaklaşması muhtemeldir.According to the weather forecast, the typhoon is likely to approach the coast.
Yakında kırsalda yaşamaya alışırsın.You'll soon get used to living in the country.
Tren geçerken Tom sürücünün bir anlık bakışını yakaladı.Tom caught a glimpse of the driver as the train raced past.
Işığı yak. Bir şey göremiyorum.Switch on the light. I can't see anything.
Kışın gelmesi ile, dağlar yakında karla kaplı olacaktır.With winter coming on, the mountains will soon be covered with snow.
Kış yaklaşırken günler kısalır.The days grow shorter as winter approaches.
Kışın evimize yakın küçük bir tepede kızakla kaymayı seviyorum.In the winter, I like to sled down the small hill close to our home.
Kış için yakıtımız tükeniyor.We're running short of fuel for the winter.
Kulenin tepesine yakın büyük bir saat var.There's a large clock near the top of the tower.
Adanın yakınındaki o gemiyi görüyor musun?Do you see that ship near the island?
Ada yaklaşık bir mil genişliğindedir.The island is nearly a mile across.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafenin yaklaşık on kilometre olduğunu duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
Tokyo ve Osaka arasındaki mesafe yaklaşık 10 kilometreymiş diye duydum.I heard that the distance between Tokyo and Osaka is about 10 km.
Tokyo borsasında, yaklaşık 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
Soyguncu bu sabah yakalandı.The robber was nabbed this morning.
Yakında yola çıkacağız.We will soon take off.
Hayvanları yakalamak için, onlar bola kullanırdı.In order to catch animals, they used the bola.
Biz yolumuzu kaybettik, daha da kötüsü yağmura yakalandık.We lost our way, and what was worse, we were caught in a shower.
İkinci gösteri yakında başlayacak.The second showing will start soon.
Etin fiyatı yakında düşecektir.The price of meat will soon come down.
Nikko, Tokyo'nun yaklaşık yetmiş beş mil kuzeyinde yer almaktadır.Nikko is situated about seventy five miles north of Tokyo.
Güneş yakıyordu ve onlar yorulmuşlardı.The sun was hot and they were tired.
Japonya'nın nüfusu yaklaşık 120 milyondur.The population of Japan is about 120 million.
Giriş sınavımız çok yakındı.Our entrance examination was near at hand.
Kedi fareyi kovaladı ama yakalayamadı.The cat chased the mouse, but couldn't catch it.
Kedi sıçanları yakaladı.The cat caught the rats.
Kedi yakaladığı fareyi hırpalamaya başladı.The cat began to tear at the mouse it caught.
Kaynar suyla kendimi yaktım.I burned myself with boiling water.
Yıllık gelirim yaklaşık on milyon yen, sanırım.My annual income approximates fifteen million yen, I suppose.
Yakıt sıkıntısı vardı.There was a shortage of fuel.
Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.Petroleum was replacing coal as fuel.
Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.Fuel economy is a big advantage of this car.
Yük treni yoğun sis nedeniyle yaklaşık yarım saat kadar gecikti.The freight train was held up about half an hour because of a dense fog.
Suçlu önünde sonunda yakalanır.Crime does not pay.
Suçlu er geç yakayı ele verir.Crime does not pay.
O, yaklaşık altıda beni arayacak.He will call for me about six.
Onu sınavda kopya çekerken yakaladım.I caught him cheating in the examination.
Onun yakında iyileşeceğini umuyorum.I do hope that he will get well soon.
Onu parayı çalarken yakaladım.I caught him stealing the money.
Onun dün yakaladığı balık hâlâ canlı.The fish he caught yesterday is still alive.
Düşmeden önce onu kolundan yakaladımI caught him by the arm before he could fall.
O içeri geldiğinde, ben yaklaşık bir saattir bir kitap okuyordum.I had been reading a book for about an hour when he came in.

İlgili Sayfalar