yakıt ile cümle

yakıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Farklı olarak ek gövde yakıt tankına sahiptir.Rövidesen a tanknak üzemanyagra lesz szüksége.
Prinz Eugen'ın yakıt tankları da bu arada dolduruldu.Ezenkívül a Prinz Eugen lövegtornyai is osztrák városokról lettek elnevezve.
Isı dış kaynaklıdır ve yakıt hava karışımının yanması daha doğru olarak kontrol edilebilir.Az égés kivül zajlik le, ezért a levegő-tüzelőanyag-keveréket sokkal pontosabban lehet szabályozni.
Yakitori (焼き鳥, やきとり),(kuş ızgara) Japon mutfağından bir tür tavuk kebap.A jakitori (焼き鳥; Hepburn: yakitori?, ’grillezett csirke’), egy japán típusú grillezett csirke-saslik.
Bu şekilde yakıt ve hava arasında oldukça iyi bir karışım gerçekleşir.Így a levegő és a víz sótartalma között szoros kapcsolat áll fenn.
1880 — Amerika’da George Brayton benzin yakıtlı motor yaptı.1872-ben George Brayton szabadalmat nyújtott be motorjára.
2005 yılında, yakıt hücrelerinin metanolü etanolden çok daha verimli tüketebildiği gözlemlenmiştir.2005-ig ez a legnagyobb objektum, aminek a kvantummechanikai hullámtulajadonságait közvetlenül megfigyelték.
Bunlar arasında birçok yakıt yağlayıcı madde ve sanayi kimyasallarının hammaddeleri yer almaktadır.Mivel katonai bázis volt, jelentős mennyiségű üzemanyag és más, kémiai anyag lett tárolva benne.
Yakıt olarak kullanımı: Tahta yüzyıllardan beri yakıt olarak kullanılmaktadır.A fát az emberiség több százezer éve használja tüzelőanyagként.
V2 roketleri, yakıt olarak alkol ve sıvı oksijen kullanıyordu.A rakétahajtómű üzemanyaga alkohol és folyékony oxigén volt.
Kömür dünyanın en zengin fosil yakıtıdır.A vízgőz a leghatékonyabb természetes üvegházgáz.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Ez a fosszilis energiahordozóktól való elszakadásra kényszeríti a világot.
Yağ onların adeta yakıt tankıdır.Ebből szinte végtelen üzemanyagunk lenne.
Pek çok farklı yakıt / oksitleyici kombinasyonu mümkündür.Sok más, hasonlóan alkalmi keverékarány lehetséges.
737 uçaklarında yakıt boşaltma sistemi mevcut değildir.Azóta 737-es géppel ez a fajta baleset nem fordult elő.
İtici yakıtı eritmek için asla açık alev kullanılmamalıdır.A gőz előállításához néha égésre sincs szükség.
Ateşlemeden önce yakıt-hava karışımının sıkıştırılmasının önemini göstermiştir.A felszállás előtti ellenőrzésnél a „Pitot-cső fűtés bekapcsolása” nem hangzott el.
Yakıt olarak da Hidrojen peroksit (H2O2) kullanmıştır.A másik eljárás során hidrogén-peroxidos (H2O2) sósavat használnak.
Yakitori 焼き鳥, Tavuk ızgara.Yaki tarkoittaa hiillosta, tori kanaa.
Bu yüzden doğrudan nükleer yakıt olarak kullanılamaz.Siitä ei saada käyttökelpoista ydinpolttoainetta.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.Parhaimmillaan pakokaasuista voidaan kierrättää jopa 50%.
Düşük yakıt tüketimleriyle özellikle gençlere uygundur.Polttopuuksi se on huonoa, varsinkin nuorena.
Popüler bir yakıt olarak MIL-D-25064 standardı ile tanımlanmıştır.Rakettipolttoaineena UDMH:n määrittelee Yhdysvaltain asevoimien standardi MIL-D-25064.
Tabanca metodunda ise yakıt olarak sadece uranyum kullanılır.Siinä käytetään polttoaineena uraania sisältäviä kuulia.
Bir zamanlar tezek yakıt olarak kullanılmaktaydı.Aiemmin energianlähteenä käytettiin dieseliä.
Denizde yakıt ikmali yapılan ilk denizaltıdır.Siitä tuli maailman ensimmäinen polttomoottorikäyttöinen sukellusvene.
Dünyanın ilk sıvı yakıtlı roketini 6 Mart 1926'da gerçekleştirdi.Kone lensi ainoastaan kerran suihku-rakettimoottoriyhdistelmällään 26. maaliskuuta 1945.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Suon polttoviljelyksen vaikutusten selvittelyä.
Katı yakıtların en önemli olanları doğal katı yakıt olarak adlandırdığımız fosil kömürlerdir.Merkittävimpiä uusiutumattomia luonnonvaroja ovat esimerkiksi fossiiliset polttoaineet.
Düşük yakıt maliyeti.Tämä kulutti vähäisiä polttoainevaroja.
Ardından füzenin sıvı yakıtlı motoru devreye girer ve füze 186 m/saniyelik bir hıza ulaşır.Ohjus lähtee putkesta rekyylittömästi 80 m/s ja rakettimoottori kiihdyttää sen matkanopeuteen 186 m/s.
Toryumun nükleer yakıt olarak kullanılması ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir.Torium-ydinpolttoainekiertoa on kokeiltu.
Etanolün bir yakıt olarak kullanılabilmesi için suyun uzaklaştırılması gerekmektedir.Ottomoottorissa on mahdollista käyttää polttoaineena etanolia.
Yoğun yakıt genellikle dikey kalkış araçlarında tercih edilmektedir.Painonjakauma on myös usein hyvä takavetoisissa autoissa.
Her iki deneme reaktörü de sıvı florür yakıt tuzları kullanmıştı.Kummallakin sylinteririvillä oli polttoaineensyöttöä varten erilliset rivipumput.
Ancak bu durum, (yakıtı tükenmiş) roketin ne amaçla kulanılacağına bağlı olarak sorun teşkil etmeyebilir.Tutkimus ei silti ottanut kantaa siihen, kuka ohjuksen laukaisi.
Yakıt Tüketimi: 100 kilometrede 34 litre benzin.Polttoainesäiliö: 140 l.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.Bensan kulutus on halvempaa...
Ayrıca çöplerdeki metandan yakıt elde edilebilir.Kaiken lisäksi roskasäiliöstä löytyi palamatonta jätettä.
Geminin yakıtının da sarsıntı nedeniyle açığa çıkıp bunlara güvertede karışması nedeniyle bir parlama oluştu.Tuli kuitenkin levisi myös itse alukseen ilmeisesti sen kannella olleen polttoaineen syttymisen vuoksi.
Popüler bir yakıt olarak MIL-D-25064 standardı ile tanımlanmıştır.Ως καύσιμο περιγράφεται στην προδιαγραφή MIL-D-25064.
737 uçaklarında yakıt boşaltma sistemi mevcut değildir.Τα 737 δεν διαθέτουν σύστημα απόρριψης καυσίμων σε περίπτωση ανάγκης.
Büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve ömürleri kısa olur.Τα μεγάλα αστέρια καταναλώνουν τα καύσιμά τους πολύ γρήγορα και είναι βραχύβια.
Uçak yakıtının yanışı kontrol altına alınamadı.Οι ατμοί δεξαμενών καυσίμων δεν ελέγχονταν.
Aynı zamanda kendi kendini yamayabilen yakıt tanklarına sahiptiler.Διέθετε αυτοφρασσόμενες δεξαμενές καυσίμου.
İlkel roketler, barut gibi katı yakıt kulanıyordu.Οι πύραυλοι εκείνοι χρησιμοποιούσαν σαν καύσιμο την πυρίτιδα.
Kullanılan yakıtlar ISO 8217 standartlarına göre sınıflandırılır. ^Τα δείγματα προετοιμάζονται σύμφωνα με το πρότυπο ISO 2231.
Bu geniş enerji gereksinimlerinin büyük bir bölümü fosil yakıtlardan sağlanmaktadır.Μερικές από τις βιολογικές ανάγκες του ανθρώπου καλύπτονται από αυτήν την πηγή ενέργειας.
En önemlisi roket yakıtının yanması ile oluşan gaz araç içinden atılamıyordu.Με άλλα λόγια, οτιδήποτε βρισκόταν στο εσωτερικό του αγωγού δεν επηρεαζόνταν από το ηλεκτρικό φορτίο.
Hatanın katı yakıt motorlarındaki sızıntıdan kaynaklandığı öne sürüldü.Το ατύχημα οφείλεται σε λανθασμένη εγκατάσταση μηχανήματος ένδειξης καυσίμων.
1926 - Robert H. Goddard, ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.1926 - Ο Ρόμπερτ Γκόνταρντ πραγματοποιεί στη Μασαχουσέτη την πρώτη εκτόξευση πυραύλου υγρών καυσίμων.
Maliyet : yakıt, araç bakım ve parça stok maliyetlerinin artışı.Τούτο σημαίνει αφενός οικονομία στα καύσιμα, αφετέρου αύξηση φορτίου προς μεταφορά.
Patlama yakıtın sızması yüzünden olmuştur.Πιστεύεται ότι αιτία της έκρηξης είναι η διαρροή αερίου.
Glukoz canlılarda çok yaygın bulunan bir yakıttır.Η γλυκόζη είναι ένα ευρέως διαδεδομένο «καύσιμο» στη βιολογία.
Bazı sanayi malları ve yakıt dışarıdan ithal edilir.Ο βιομηχανικός τομέας δεν είναι ανεπτυγμένος και τα καύσιμα εισάγονται.
Fotovoltaik güç üretimi yenilenemeyen yakıtların tüketimini azaltmaktadır.Η ενέργεια που αποκτάται από τα ορυκτά καύσιμα δεν μπορεί να χρησιμοποιηθεί ξανά.
Yağdan arındırılmış pirina sıkıştırılarak pelet pirina yani ekolojik yakıt olarak kullanılmaktadır.Εξάγεται από υπόγειες κοιλότητες και εξαιτίας των ιδιοτήτων του θεωρείται οικολογικό καύσιμο.
Büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve ömürleri kısa olur.Store stjerner brænder deres brændsel meget hurtigt og har kort levetid.
Yakıt çubuklarının nükleer reaktörlerden tekrar işlenmesi sırasında 85Kr serbest bırakıldı.85Kr frigives under oparbejdningen af brændselselementer fra kernereaktorer.
Yakıtlar için birim hacimdeki enerji bazen kullanışlı bir parametredir.For brændstoffer er energi per enhed rumfang nogle gange en brugbar parameter.

İlgili Sayfalar