yakınlarda ile cümle

yakınlarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yakınlarda Miguel'le birlikte oradaydım.I was there not long ago with Miguel.
Senin ruhun sana arkadaşının yakınlarda olduğunu söyledi.You soul was telling you that your friend was close by here.
Yakınlarda olacak hayran toplantısı için ne yapmayı düşünüyorsunuz?What are you going to do about the fan meeting coming up?
Fakat çok yakınlarda,fizyolojiler için bu çeşit davranışsal alanları değiştirmek mümkün olabildi.Fakat çok yakınlarda,fizyolojiler için bu çeşit davranışsal alanları değiştirmek mümkün olabildi.
Evet dedi, hem o takdirde siz (bana) yakınlardan olacaksınız."Yes," he replied. "You 'will be among the honoured."
Yakınlarda kaydedilen bir oyunu aç...Open a recently saved game...
Bunların 300'ü yakınlardaki Ovcara çiftliğine nakledildi.About 300 of them were transported to the nearby Ovcara farm.
Operasyonda, Filibe'de ve yakınlardaki Parvomay kasabasındaki matbaalara baskınlar düzenlendi.It involved raids on print shops in Plovdiv and the nearby town of Parvomay.
Bu birlikler de esirleri yakınlardaki bir boğazda vurarak infaz ettiler.Those units shot the prisoners to death in a nearby ravine.
Ayrıca, yakınlarda bir üniversite teknik kampüsü kurma yönünde düşünceler de var.Also, there are some thoughts about building a university technical campus nearby.
Yakınlardaki bir tarım kooperatifinde yılda yaklaşık 20 ton patates yetiştiriliyor.A nearby agricultural co-operative grows about 20 tonnes of the potatoes annually.
Suseverler yakınlardaki Treska Nehri'nde kayak yapmaktan hoşlanabilirler.Water lovers might enjoy kayaking in the nearby Treska River.
Gündüzleri, eğlence ünlü EXIT kampı ve yakınlardaki nehir kıyısında devam etti.At daylight, the fun continued around the famous EXIT camp and the nearby riverbank.
Elşani'ye göre, kurbanların yakınlardaki bir kafede bulunduklarına inanılıyor.The victims are believed to have been in a nearby café, according to Elshani.
Sadece gereken kitapları bulamayan veliler yakınlardaki kitapçıların önünde kuyruk oldular.Only parents who could not find the required books started queuing up in front of nearby bookshops.
Yakınlarda bulunan kafataslarının üzerindeki kesiklerin, bıçakların şekilleri ile uyduğu belirtildi.Cuts on nearby skulls matched the blade shapes.
Bean klanı o kadar gizliydi ki, köylüler yakınlarda yaşayan katilleri bilmiyorlardı.The Bean clan was so secretive that the villagers were unaware of the murderers living nearby.
Bay Martin'in kız kardeşleriyle tanıştığı yakınlardaki bir okulda yatılı bir öğrencidir.She has been a parlour boarder at a nearby school, where she met the sisters of Mr. Martin.
Harville ve ailesi kış için yakınlardaki Lyme'a yerleşmiştir.Harville and his family are settled in nearby Lyme for the winter.
Vereina araba servisi, yakınlardaki Klosters Selfranga istasyonundan çalışır. [1]The Vereina car shuttle service operates from the nearby station of Klosters Selfranga.[1]
Aslında yakınlarda bulunan iki köprüden oluşuyor.This most in fact consist from two bridges which located near.
Annesi Frida Weiss, yakınlardaki Vrbové (veya Verbo) kasabasındandı.His mother, Frida Weiss, was from the nearby town of Vrbové (or Verbo).
Bunlara yakınlardaki büyük Nantucket adaları ve Martha's Vineyard da dahildir.These include the large nearby islands of Nantucket and Martha's Vineyard.
Bu durum, yakınlarda yaşayan köpekler için de geçerlidir.This is also true for dogs living in close proximity.
Doğudaki sfendondaki girişler, yakınlardaki tiyatroya açılıyordu.The entrances in the sphendone at the east led to the theatre nearby.
Yakınlardaki Glendale'deki Forest Lawn Memorial Park'a gömüldü. [1]She was buried at Forest Lawn Memorial Park in nearby Glendale.[1]
Yakınlarda bir Ukraynalı topçu mevzii bulunuyordu.[2][3]A Ukrainian artillery position was located nearby.[2][36]
Burada ve yakınlardaki diğer bölgelerde çok sayıda Olmec kil figürü buldu. [1]He found a large number of Olmec clay figures here and other areas nearby.[1]
Bahailik için kutsaldır.[18][19] Yakınlarda Kermil Dağı vardır.It is holy to the Baháʼí Faith.[18][52] Nearby is Mount Carmel.
Kadırga ateşi ve lambalar yanıyordu. [3] Yakınlarda büyük bir buzdağı görüldü.The galley fire was alight and the lamps were burning.[23] A large iceberg was sighted nearby.
Bunun nedeni savaş alanının sınırlı olması ve Vitruvius'un kampının yakınlarda olmasıydı.This was due in part to the confined space of the battleground and Vitruvius' camp being nearby.
Olayların sonucunda ise Kolombiyalı yetkililer ve polis yakınlardaki Brezilya'ya kaçtı.As a result, Colombian authorities and police fled to nearby Brazil.
Yakınlarda hastane var mı?Gibt es hier in der Nähe ein Krankenhaus?
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?Kennst du ein billiges Hotel hier in der Nähe?
Bu yakınlarda iyi bir lokanta var mı?Gibt es in der Nähe ein gutes Restaurant?
Sık sık yakınlardaki Zürih'e uğrayıp aziz Felix ve Regula'nın şapelinde dua ederler.Oft seien sie ins nahe Zürich gewandert, um dort in der Kapelle der Heiligen Felix und Regula zu beten.
Yakınlardaki mezarlık dünyanın en eskisi olarak tanımlanır.In der Nähe liegt ein Friedhof, der als der älteste der Welt bezeichnet wird.
Rahatsız edildiklerinde yerden uçarak kalkar ve yakınlardaki ağaçlara sessizce tünerler.Bei einer Störung fliegt er ganz ruhig zum nächsten Baum.
Yakınlarda orada, kimsenin tanımadığı bir şahıs görülmüştür.Hinten saß ein Junge, den ich nicht gesehen hatte.
Yakınlarda bir köpek havlıyor.Un chien aboie dans le voisinage.
Yakınlarda nerede bir süpermarket bulabiliriz?Où peut-on trouver un supermarché dans les environs ?
Yakınlardaki bir posta ofisi de bu isime sahip.Un groupe scolaire proche de la poste centrale porte son nom.
Yakınlarda bir çiçek mağazası var.Hay una floristería por aquí cerca.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?¿Sabe de algún hotel barato por aquí cerca?
Carl, yeniden malzeme aramaya çıkar ve yakınlardaki bir eve ulaşır.Más tarde, Carl va a buscar suministros en una casa cercana.
Vali daha sonra Pete'in bedenine ağırlık bağlar ve onu yakınlardaki bir nehre atar.El Gobernador entonces arrastra el cadáver encadenado de Pete a lo largo de un muelle y lo tira a un lago.
Birkaç gün sonra ise Bathsheba yakınlardaki başka bir köy olan Weatherbury'ye taşınır.Después de unos meses, ella se traslada a Weatherbury, un pueblo que queda a unas millas de distancia.
Maggi ve Glenn, tıbbi malzeme almak için yakınlardaki bir eczaneye gitmeye karar verir.Maggie y Glenn deciden aventurarse en la farmacia local para encontrar más suministros.
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.El cercano hotel Hilton fue evacuado temporalmente.
Yakınlardaki diğer aktif kuasar 3C 273, 1,7 milyar ışık yılı daha uzaktadır.El primer cuásar estudiado, denominado 3C 273, está a 1500 millones de años luz de la Tierra.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.Cerca de ahí se encuentra una cascada de agua caliente, Onneto Yu-no-taki.
Rahatsız edildiklerinde yerden uçarak kalkar ve yakınlardaki ağaçlara sessizce tünerler.Cuando se las molesta se elevan volando a los árboles.
Yakınlardaki bir sahilin ismi 1994 yılında yapılan bir oylama sonucu St. Pete Beach olarak değişmiştir.La vicina St. Pete Beach abbreviò formalmente il suo nome nel 1994 dopo un voto dei suoi residenti.
Yalnız yaşayan erkek geyik genellikle yakınlardaki dişi geyiklerle çiftleşir.Un paio di viticci appaiono spesso vicino alla base dei piccioli.
Gündüzleri 30–40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır.Durante il giorno staziona fra i 500 e i 3000 m di profondità; durante la notte nuota vicino alla superficie.
Yakınlarda hastane var mı?Поблизости есть больница?
Dördüncü bir rehine ise Uganda Ordusu'na ait askerler tarafından yakınlardaki bir hastanede öldürüldü.Четвёртый заложник был убит офицерами угандийской армии в близлежащем госпитале.
Yakınlarda Yorkshire Dales milli parkı ve Nidderdale AONB bulunmaktadır.Рядом находится национальный парк Yorkshire Dales и Nidderdale AONB.
Onlar bir Waffen-SS subayının yakınlardaki bir köy olan Oradour-sur-Vayres de esir edildiğini iddiaa ettiler.Они заявили, что сопротивленцы держат в плену офицера Войск СС в близлежащей деревне Орадур-сюр-Вайрс.
Yakınlarda orada, kimsenin tanımadığı bir şahıs görülmüştür.Однажды смотрим, едет совсем не знакомый человек.
İlgili Sayfalar