yakınlarda ile cümle

yakınlarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yakınlardaki bir posta ofisi de bu isime sahip.Неподалёку находилась усадьба с таким же названием.
Bir gün yakınlardaki bir pubda Barrett'la karşılaşır.Однажды в Барроу прибывает незнакомец.
Cesedi bir helikopterin iniş takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande'ye götürülmüştür.Таню привязали к полозу вертолета и перевезли в Валье-Гранде.
Yakınlarda bulunan Portekiz gemileri kaçtı, kuşatma sonucunda kale ele geçirildi.و هربت السفن البرتغالية الموجودة على مقربة من الموقع، و في النهاية تم الاستيلاء على القلعة.
Bugün, yakınlardaki Cuentepec köyünün sakinleri Nahuatl dilini konuşmaktadır.يتحدث سكان قرية كوينتيبيك المجاورة اليوم لغة الناواتل.
Güneş Semtleri – Yakınlardaki yıldızlar.قائمة النجوم - قائمة للنجوم القريبة منا.
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.O Hotel Lenox nas proximidades também foi evacuado.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Naquela noite, Rick e Michonne falam sobre Terminus, enquanto Carl dorme em um carro nas proximidades.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.O navio começa então a lançar fogos de artifício para tentar chamar a atenção de outros navios.
Birçoğu Mihail tarafından esir alındı, diğerleri de yakınlardaki kalelere sığındılar.Muitos renderam-se a Miguel, enquanto outros fugiram para as cidades fortificadas próximas.
Maggi ve Glenn, tıbbi malzeme almak için yakınlardaki bir eczaneye gitmeye karar verir.Maggie e Glenn decidem aventurar-se a farmácia local para encontrar mais suprimentos.
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.Het nabijgelegen Lenox Hotel werd geëvacueerd.
Yakınlarda fethedilen Matera ve Oria'yı kuşattı ve Oria'yı da yaktı.Hij veroverde de steden Oria en Matera en brandde de laatstgenoemde plat.
Yalnızca Grace ve Jim'e dokunmaz, onlar da yakınlardaki bir pansiyona giderler ve geceyi orada geçirirler.Die denken echter dat Grace en Jim moordenaars zijn en nemen hen mee naar het bureau.
Bu yakınlarda alışveriş merkezi var mı?Is er hier ergens een winkelcentrum?
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.Pobliski hotel Lenox również został ewakuowany.
Nisan ayında, yakınlarda Fontvieille'de yaşayan Amerikalı ressam Dodge MacKnight tarafından ziyaret edildi.W kwietniu van Gogh odwiedził amerykańskiego malarza Dodge’a MacKnighta, który mieszkał w pobliżu Fontvieille.
1890 ve 1893 yılları arasındaki üç yıllık periyotta, maçlarını yakınlardaki Invicta Ground'ta oynamışlardır.W latach 1890–1893 zespół grał na Invicta Ground.
Bir gün yakınlardaki bir pubda Barrett'la karşılaşır.Pewnego dnia przypadkiem spotyka na mieście Friedricha.
Onlar bir Waffen-SS subayının yakınlardaki bir köy olan Oradour-sur-Vayres de esir edildiğini iddiaa ettiler.W dodatku spacyfikowano nie tę miejscowość – oficera SS zabito w Oradour-sur-Vayres.
Endonezya'da Sulawesi ve yakınlardaki adalarda endemiktir.Występuje endemicznie w Indonezji na wyspach Sulawesi i Sula.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.Mieszkał w pobliskim miasteczku.
Bunun üzerine yakınlardaki başka bir kampa yönelirler.De samlades i grannstämma (bystämma).
Yakınlardaki Baltık Denizi'nden savunmaya yardım etmek için İngiliz ve İsveç gemileri görüldü.Ett svenskt och ett brittiskt fartyg bistod försvararna från Östersjön.
Yakınlarda Yorkshire Dales milli parkı ve Nidderdale AONB bulunmaktadır.Неподалік від міста знаходиться національні парк Yorkshire Dales та Nidderdale AONB.
John Venn ise 1923'te Cambridge'de öldü ve yakınlardaki Trumpington Churchyard (Dahili) de gömüldü.Джон Венн помер в 1923 році в Кембриджі і був похований неподалік, на цвинтарі Trumpington.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.Nedaleko se nachází vodopád Onneto Yu-no-taki s horkou vodou.
Yakınlarda yaşayan Khazad-dûm Cüceleri dış dünyaya kapılarını kapattı.Dlouhovousáči v Khazad-dum uzavřeli před válkou zmítaným vnějším světem své brány.
Herkes, yakınlardaki benzin istasyonunda, şövalyeler tekrar saldırmadan birlik olmaya çalışır.Při návštěvě jedné z bojových jam na ně opět zaútočí vzpurní obyvatelé.
Halkın, yakınlardaki Mağusa şehrine göç ettiği düşünülmektedir.Capitala se pare că ar fi fost în apropierea localității Sânnicolau Mare.
Bu dezavantaj yakınlarda bir gözlemevinin olmamasının verdiği büyük eksikliktir.Aceste tablouri atât de frumoase ne fac să regretăm absența atât de lungă.
Yakınlardaki bir sıcak su şelalesi olan Onneto Yu-no-taki bulunur.A Hajnóczy-barlang közelében van az Odorvári-barlang.
Bunun ardından gemi, yakınlarda bulunan diğer gemilerin dikkatini çekmek için işaret fişekleri atmaya başlar.Alukselta aletaan ampua ilotulituksia, lähellä olevien laivojen huomion herättääkseen.
Yakınlarda yer alan Kesmeşeker Dağı ile karıştırıldığı olur.Läheiseltä Vuorilammelta voi vuokrata savusaunaa.
Aynı gün öldürülen Rosa Luxemburg'un cesedi ise 1 Haziran 1919'da yakınlardaki Landwehrkanal'da bulundu.Murhatun Rosa Luxemburgin ruumis heitettiin vuonna 1919 Landwehrkanaliin.
Ölünü ruhu mezar yakınlarda bekler ve yasağı ihlâl edecek olanları cezalandırırdı.Hänen sielunsa jäi epäjumalankuvaan, ja nyt hän vangitsee ja tappaa kaikki, jotka tulevat kartanon lähelle.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?Tiedätkö jotain halpaa hotellia tästä läheltä?
İnsan varlığından çabucak etkilenirler ve yakınlarda bulunan insanlardan ürkerek yuvalarını terkedebilirler.Bogen formaner mennesket til at være gudsfrygtigt, og at det vil gå de ugudelige som fortjent.
Örnek olarak yakınlardaki volkanik Hasan Dağı'nı patlaması olduğu düşünülen bir betimleme açığa çıkarılmıştır.I midten af billedet findes en aftegning, der er tolket som vulkanen Hasan Dağı, der kan ses fra Çatalhöyük.
Kente ilkin yakınlardaki Arzamas kentine 75 km uzaklıkta olduğu için Arzamas-75 ismi verilmiştir.Byen ble først kalt Arzamas-75, fordi den ligger 75 km fra Arzamas.
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.Lenox Hotel di sekitarnya juga dievakuasi.
Cesedi bir helikopterin iniş takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande'ye götürülmüştür.Setelah dihukum mati, jenazah Guevara diangkut ke dalam sebuah helikopter dan diterbangkan ke Vallegrande.
Dördüncü bir rehine ise Uganda Ordusu'na ait askerler tarafından yakınlardaki bir hastanede öldürüldü.Một con tin thứ tư bị giết hại bởi các sĩ quan quân đội Uganda tại một bệnh viện gần đó.
Bugün, yakınlardaki Cuentepec köyünün sakinleri Nahuatl dilini konuşmaktadır.Ngày nay, dân cư tại ngôi làng Cuentepec gần đó vẫn còn sử dụng ngôn ngữ Nahuatl.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Tối hôm đó, Rick và Michonne đang nói chuyện trong khi Carl nghỉ trong xe.
Aynı gün öldürülen Rosa Luxemburg'un cesedi ise 1 Haziran 1919'da yakınlardaki Landwehrkanal'da bulundu.Thân xác Rosa Luxemburg được ném vào kênh Landwehr, được tìm thấy sau đó vào ngày 1 tháng 7.
Yakınlardaki mezarlık dünyanın en eskisi olarak tanımlanır.儀式的に葬られた遺骸としては世界最古の例である。
Bu olaydan sadece Jack kurtulur ve yakınlardaki bir deniz fenerine gider.幸運にも生き延びたジャックは近くにあった灯台にたどり着く。
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.ゴール近隣にあるラノックス・ホテルからも全員退避させた。
Çıkardıkları sesler, yakınlardaki kişilerin dikkatini çeker.これらの誘発音は近くの他の人には聞こえない。
Yakınlarda bir köpek havlıyor.この近くで犬が一匹ほえている。
Yakınlarda başka ev var mı?近くに他の家はありますか。
Yakınlardaki bir posta ofisi de bu isime sahip.惟附近的一條橫街差館里則得到保留名稱。
Yakınlardaki mezarlık dünyanın en eskisi olarak tanımlanır.남동쪽에서 발견된 묘지는 가장 오래된 것으로 추정된다.
Yakınlardaki diğer aktif kuasar 3C 273, 1,7 milyar ışık yılı daha uzaktadır.במרחק גדול בהרבה שמוערך ב-2.5 מיליארד שנות אור נמצא 3C 273, הקוואזר הבהיר ביותר בשמים.
John Venn ise 1923'te Cambridge'de öldü ve yakınlardaki Trumpington Churchyard (Dahili) de gömüldü.ג'ון ון מת בשנת 1923 באוניברסיטת קיימברידג', ונקבר בסמוך בעיירה טרמפינגטון.
Yakınlarda orada, kimsenin tanımadığı bir şahıs görülmüştür.נעדר – אדם שמקום הימצאו אינו ידוע.
Gündüzleri 30–40 m. derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır.През деня плават на 40-50 метра дълбочина, а през нощта предпочитат да са по-близо до повърхността.
Yalnızca Grace ve Jim'e dokunmaz, onlar da yakınlardaki bir pansiyona giderler ve geceyi orada geçirirler.Тръгва си и отва при Ник и Джо, които седят до едно дърво.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.Живееше в едно малко градче наблизо.
İlgili Sayfalar