yakınlarda ile cümle
yakınlarda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yakınlarda bir çiçek mağazası var.There is a flower shop near by.
Yakınlarda bir çiçekçi dükkanı var.There is a flower shop near by.
Yakınlarda bir posta kutusu var mı?Is there a mailbox near here?
Yakınlarda hastane var mı?Is there a hospital near here?
Yakınlarda hastalıktan kurtuldu.He soon recovered from the illness.
Yakınlardaki küçük bir kasabada yaşıyordu.He lived in a small town nearby.
Yakınlarda bir bankamatik var mı?Is there a cash machine near here?
Yakınlarda bir tren istasyonu var mı?Is there a train station near here?
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?Would you know a cheap hotel in the near?
Sadece birkaç gün önce yakınlardaki bir restoranda birkaç Yunan yemeği yedim.I ate some Greek food at a nearby restaurant just a few days ago.
Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musun?Do you know a cheap hotel nearby?
Yakınlarda Tom'la konuştun mu?Have you talked to Tom recently?
İyi ki yakınlardaymışım.I'm glad I was nearby.
O yakınlarda iyi bir Çin lokantası biliyorum.I know of a good Chinese restaurant that's nearby.
Tom yakınlarda seninle konuştu mu?Has Tom talked to you recently?
Tom yakınlarda bir şirket kurdu.Tom set up a company recently.
Yakınlarda herhangi bir banka var mı?Is there any bank nearby?
Yakınlarda aynaya baktın mı?Have you looked in a mirror recently?
Yakınlarda aynaya baktınız mı?Have you looked in a mirror recently?
"Beni seviyor musun?" "Evet." "Yakınlarda beni neden sevdiğini söylemeyecek misin?""Do you really love me?" "Yes." "Then why haven't you told me recently that you love me?"
Yakınlarda bir banka var mı?Is there a bank nearby?
Tom yakınlarda bir otelde kalıyor.Tom is staying at a nearby hotel.
Tom yakınlarda işini kaybetti.Tom has recently lost his job.
Yakınlarda bir adamı görmeye başladım.I recently started seeing a man.
Tom yakınlardaki bir hastanede öldü.Tom died at a nearby hospital.
Tom yakınlarda yaşamıyor.Tom doesn't live nearby.
Ben yakınlarda bekledim.I waited nearby.
Yakınlarda Boston'daydım.I was in Boston recently.
Tom yakınlarda Boston'a taşındı.Tom has recently moved to Boston.
Yakınlarda yaşıyorsun, değil mi?You live nearby, don't you?
Yakınlarda şehir merkezinde bulundunuz mu?Have you been downtown recently?
Tom yakınlarda, değil mi?Tom is nearby, isn't he?
Yakınlarda ATM var mı?Is there an ATM near here?
Tom yakınlarda mı oturuyor?Does Tom live nearby?
Yakınlarda bir çiçekçi dükkânı var.There's a flower shop near by.
Bu yakınlarda hediyelik eşya dükkânı var mı?Is there a gift shop around here?
Yakınlarda herhangi bir restoran biliyor musunuz?Do you know of any restaurants nearby?
Yakınlardaki diğer aktif kuasar 3C 273, 1,7 milyar ışık yılı daha uzaktadır.The nearest active quasar is 3C 273, 1.7 billion light years further away.
Yakınlardaki Lenox Oteli ise tahliye edilmiştir.The nearby Lenox Hotel and other buildings were evacuated.
Bugün, yakınlardaki Cuentepec köyünün sakinleri Nahuatl dilini konuşmaktadır.Today the residents of the nearby village of Cuentepec speak Nahuatl.
Birkaç gün sonra ise Bathsheba yakınlardaki başka bir köy olan Weatherbury'ye taşınır.After a few days, she moves to Weatherbury, a village some miles off.
Yakınlarda fethedilen Matera ve Oria'yı kuşattı ve Oria'yı da yaktı.He immediately besieged Matera and Oria, recently conquered, and burnt the former.
Yakınlarda Yorkshire Dales milli parkı ve Nidderdale AONB bulunmaktadır.Nearby is the Yorkshire Dales national park and the Nidderdale AONB.
Vali daha sonra Pete'in bedenine ağırlık bağlar ve onu yakınlardaki bir nehre atar.The Governor then drags Pete's weighted corpse along a jetty and throws it into a lake.
Carl, yeniden malzeme aramaya çıkar ve yakınlardaki bir eve ulaşır.Later, Carl goes to search for supplies in a nearby house.
Tyreese, Judith'i beslerken Lizzie, yakınlardaki bir ağaç kütüğünün üzerinde oturmaktadır.Tyreese feeds Judith, while Lizzie sits on a nearby log, home to three baby bunnies.
Maggi ve Glenn, tıbbi malzeme almak için yakınlardaki bir eczaneye gitmeye karar verir.Maggie and Glenn decide to venture to the local pharmacy to find more supplies.
Çıkardıkları sesler, yakınlardaki kişilerin dikkatini çeker.It was bringing too much heartache to those nearest to us.
Yalnız yaşayan erkek geyik genellikle yakınlardaki dişi geyiklerle çiftleşir.Single male deer usually mate with nearby females.
Endonezya'da Sulawesi ve yakınlardaki adalarda endemiktir.It is endemic to Sulawesi and surrounding islands in Indonesia.
Yakınlarda onlarla ilgili bir film yaptılar.There was sort of a movie made about it recently.
Yakınlarda Los Angeles'da bir toplantıdaydım. İsmi alternatif eğitim programı.I was at a meeting recently in Los Angeles of -- they're called alternative education programs.
Sanırım, yakınlarda anne-baba olmuş herkes bu anneye katılacaktır.I think anyone who's recently been a parent can sympathize with this mother.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.And what I find interesting is that Amazon has recently launched Amazon coins.
Yakınlarda ana planımızı sunduk. Ve plan kabul edildi.So we recently presented the master plan, and it has gotten approved.
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.They must've escaped from the mental hospital nearby.
İlk stajımı burada yapmıştım, ve yaşlı annem yakınlarda yaşıyor.I had my first practice here, and my old mother lives nearby.
Ve burada yakınlardaki domuzlardan başlıkları yapmaları için yardım istedik.And here we asked some nearby pigs to do the titles for us.
Şimdi, benim doğumgünüm bu yakınlarda, ve o tarihte ehliyetimin süresi dolacak.Now, my birthday is coming up shortly, and my driver's license expires.
Yakınlarda Bill Gates'den duyduk.We've heard from Bill Gates recently.