yakından ile cümle
yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer yeterince yakından bakarsanız, bunun büyük bir kısmının sebebinin ekonomik olduğunu görürsünüz.この論理の焦点は 物理的なコストなんです サイバー空想家たちは こんなことを言うでしょう
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.A economia interessa-se muito pela escassez.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.A práve ekonómia sa zaoberá vzácnosťou.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Dan para ekonom sangat tertarik pada keterbatasan.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.De economie is erg geïnteresseerd in schaarste.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.E gli indici economici sono molto interessati alla scarsità.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Ekonomia bada deficyty.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Ekonomika se o vzácnosti velmi zajímá.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.És a gazdaságtudomány nagyon érdekelt a szűkösségben.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Et l'économie s'intéresse beaucoup à la rareté.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.I økonomi er man vældig interesseret i knaphed.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.그리고 경제학은 이 희소성에 초점을 맞춥니다.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Och ekonomi är väldigt intresserad av knapphet.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Și economia este foarte interesată de raritate.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Und Wirtschaftswissenschaftler sind an Verknappung sehr interessiert.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Và nền kinh tế rất quan tâm đến sự khan hiếm.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Y la economía se interesa mucho en la escasez.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.Και τα οικονομικά ενδιαφέρονται πολύ για ελλείμματα.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.А экономику очень интересует ограниченность.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.И икономиката се интересува от недостига.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.והכלכלה מתעניינת במחסור.
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.والاقتصاديون يهتمون جدا بالنُدرة
Ekonomi bilimi, kit kaynaklar konusuyla yakindan ilgilidir.希少な資源から
Esrar en sık kullanılan yasadışı uyuşturucu olduğundan, bu maddeye daha yakından bakmak gerekir.Keďže kanabis je najčastejšie užívanou nelegálnou drogou, je užitočný bližší pohľad na túto látku.
Esrar en sık kullanılan yasadışı uyuşturucu olduğundan, bu maddeye daha yakından bakmak gerekir.Η συντριπτική πλειονότητα των μαθητών που έχουν δοκιμάσει παράνομα ναρκωτικά έχουν κάνει χρήση κάνναβης.
Evet, yakından bakar mısın?Är det något fastnat på den?
Evet, yakından bakar mısın?Ja, kannst du es dir mal aus der nähe ansehen?
Evet, yakından bakar mısın?Ja, kijk er eens van dichtbij in.
Evet, yakından bakar mısın?Ja, megnéznéd közelről?
Evet, yakından bakar mısın?Joo, voitko katsoa tosi läheltä?
Evet, yakından bakar mısın?Nějaký kontakt?
Evet, yakından bakar mısın?Podes ver se é mau contacto?
Evet, yakından bakar mısın? Sanırım üstüne bir şey yapışmış?Ναι, μπορείς να δεις πολύ κοντά? έχει κολλήσει κάτι?
Evet, yakından bakar mısın?Sí, puedes acercarte?
Evet, yakından bakar mısın?Sí, puedes acercarte?
Evet, yakından bakar mısın?Tak, przyjrzyj się.
Evet, yakından bakar mısın?Можеш ли изблиза да је погледаш?
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Aber der andere Teil hat mit der Kultur der Natur- und Ingenieurwissenschaften an unseren Unis zu tun.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Dar cealaltă parte se referă la cultura ştiinţifică şi de inginerie din campusurile noastre.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.De a dolog másik része az egyetemeink tudományos és műszaki képzéseinek kultúrájával függ össze.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Jest jeszcze czynnik związany z kulturą studiowania nauk ścisłych i inżynierii.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.그러나 다른 부분은 대학 내 과학 및 공학의 문화와 연관이 있습니다.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Maar het andere deel heeft te maken met de cultuur van wetenschap en techniek op onze campussen.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Ma in parte riguarda anche la cultura delle scienze e l'ingegneria nei nostri campus.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Mais l'autre partie a à voir avec la culture des sciences et du génie sur nos campus.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Mas a outra parte tem a ver com a cultura de ciências e engenharias nos nossos espaços universitários.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Men den anden del har at gøre med den kultur i naturvidenskab og ingeniørvidenskab på vores universiteter.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Pero por otra parte tiene que ver con la cultura en ciencias e ingeniería en nuestros campus.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Αλλά ένα άλλο μέρος έχει να κάνει με την κουλτούρα των επιστημών και της μηχανικής στα πανεπιστήμιά μας.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.Но, другая сторона проблемы, в культуре науки на наших кампусах.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.אך חלק מהותי מהתשובה הוא תרבות הלמידה של מדע והנדסה בקמפוסים שלנו.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.ولكن الجزء الآخر يتعلق بالثقافة في العلوم والهندسة في جامعاتنا.
Fakat diğer kısım da kampüslerimizdeki bilim ve mühendislik kültürüyle yakından ilgili.風土も問題の一因です ご存知無いかも知れませんが 現にSATも優秀で
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.Ale teraz jesteśmy złączeni ściślej.
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.De most bensőségesen kapcsolódunk egymáshoz.
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.Die Wechselbeziehungen von Nationen, nun, die hatten wir immer.
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.하지만 이제 우리는 아주 친밀하게 서로 맞물려 있습니다.
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.Maar nu zijn we hecht verbonden.
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.Mais nous somme désormais intimement liés tous ensemble.
Fakat şimdi fazlasıyla yakından bağlandık birbirimize.Ma ora siamo intimamente legati.