yakından ile cümle

yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha yakından bakınca göreceğiniz Bertie County, eyaletin doğu tarafında yer alıyor.州都ローリーからは
Daha yakından bir göz atalım.Beh,analizziamo la situazione da vicino.
Daha yakından bir göz atalım.Bueno, veamos más de cerca.
Daha yakından bir göz atalım...Examinons cela de plus près...
Daha yakından bir göz atalım...Nézzük meg közelebbről...
Daha yakından bir göz atalım."Pourquoi l'écriture y est si mauvaise?
Daha yakından bir göz atalım.Tja, lad os tage et nærmere kig.
Daha yakından bir göz atalım.Vizsgáljuk meg közelebbről a témát.
Daha yakından bir göz atalım."Waarom zijn er zoveel van deze games zo slecht geschreven?
Daha yakından bir göz atalım.Για να ρίξουμε μια πιο κοντινή ματιά λοιπόν.
Daha yakından bir göz atalım...Нека се запознаем с QlikView отблизо...
Daha yakından bir göz atalım.Что же, давайте разберемся.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Čím blíže měříte, tím je delší.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Čím z bližšej vzdialenosti sa pozeráte, tým je dlhšia.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Cuanto más de cerca medimos, más longitud tienen.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Cu cât măsori mai atent, cu atât e mai lungă.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Hoe nauwer je meet, hoe langer ze is.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Je näher Sie herangehen, um sie zu messen, desto länger kommt sie Ihnen vor.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.가까이서 측정할수록 더 길어 집니다.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Minél közelebbről méred, annál hosszabb.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Più vi avvicinerete, più lunga risulterà.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Plus on se rapproche, plus elle devient longue.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Quanto mais perto se mede, maior é o comprimento.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Quí vị càng đo gần, thì càng thu được chiều dài lớn hơn.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Tym dłuższe, im dokładniej mierzysz.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Όσο πιο κοντά μετράς, τόσο πιο μεγάλο γίνεται.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Колкото по-отблизо измерваш, толкова е по-голяма.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.Чем точнее будет замер, тем длиннее получится.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.ככל שתתקרבו זה יתארך.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.كلما كان القياس أصغر، كلّما صار الحاصل أطول.
Daha yakından ölçtükçe, daha uzun olur.海岸線の長さの定義は
Diyelim ki seyahat endüstrisindeyseniz hacca bakın. Hacca yakından bakın.Jeśli na przykład zajmujecie się turystyką, spójrzcie na pielgrzymki. spójrzcie na pielgrzymki.
Diyelim ki seyahat endüstrisindeyseniz hacca bakın. Hacca yakından bakın.Pokud, řekněme, pracujete v turismu, podívejte se pořádně na náboženské poutě.
Dış yüzeyinde de resimler var, şimdi yakından bakalım. .Tam również znajdują się malunki. Przyjrzyjmy się zatem.
Dış yüzeyinde de resimler var, şimdi yakından bakalım. .И на нём тоже есть роспись. Давайте посмотрим.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Če pogledate podrobneje, boste videli, da je na tej sliki ženska z ukradenimi izpiti.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Dacă vă uitaţi îndeaproape la poza asta, se va vedea că o femeie ţine în mâini subiectele furate.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Indien u dichtbij naar deze foto kijkt Zult u zien dat een vrouw de gestolen examen papieren vasthoudt.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Nếu bạn nhìn kỹ vào những hình ảnh này, bạn sẽ thấy rằng một phụ nữ đang nắm giữ các bài thi bị đánh cắp.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Pokud se kouknete na tuto fotku podrobnìji, uvidíte ženu jak drží ukradené zkoušky.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Si mira de bien esta foto... verá que esa mujer tiene los exámenes robados.
Eğer bu fotoğrafa yakından bakarsanız, bu kadını göreceksiniz çalınan sınav kağıtklarnı tutarken.Αν δείτε από κοντά αυτή τη φωτογραφία, θα δείτε ότι μια γυναίκα κρατάει τα κλεμμένα διαγωνίσματα.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Če si predaleč, ne vidiš ničesar. Če si predaleč, ne moreš prebrati.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Demasiado cerca, no puede ver nada, demasiado lejos, no puede leerlo.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Jeśli jesteś zbyt blisko litery rozmazują się, jeśli jesteś za daleko nie jesteś w stanie ich odczytać.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Jika terlalu dekat, anda tidak bisa melihat apapun, terlalu jauh, anda tidak dapat membaca tulisan tersebut.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.너무 가까우면, 당신은 아무것도 볼수 없고 너무 멀면, 당신은 읽을 수가 없다.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Quá gần, bạn chả thấy gì cả, quá xa, bạn cũng không thể đọc được.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Troppo vicino non vedi nulla, troppo lontano e non riesci a leggere.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Trop proche, vous ne pouvez rien voir. Trop loin, vous ne pouvez rien lire.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Πολύ κοντά, και δεν μπορείς να δεις τίποτα, πολύ μακριά, και δεν μπορείς να το διαβάσεις
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.Слишком близко - вы ничего не можете разглядеть, слишком далеко - вы не можете прочесть.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.קרוב מדי, לא ניתן לראות כלום, רחוק מדי, אתה יכול לקרוא אותו.
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.قريبة جداً بحيث أنك لن ترى أي شيئ وبعيدا جدا بحيث لن تستطيع قراءتها
Eğer çok yakından bakarsanız bir şey göremezsiniz, çok uzaktansa, kitabı okuyamazsınız.距離を置くということはまさに人類特有の創造だ。
Eğer daha yakından bakarsanız böyle görünüyorlar.Ak ich zväčšíte, vyzerajú takto.
Eğer daha yakından bakarsanız böyle görünüyorlar.Dacă focalizați, arată așa.
Eğer daha yakından bakarsanız böyle görünüyorlar.Így néznek ki, ha ráközelítünk.
Eğer daha yakından bakarsanız böyle görünüyorlar.In close-up zien die er zo uit.
Eğer daha yakından bakarsanız böyle görünüyorlar.Když se na ně podíváte zblízka, vypadají nějak takhle.

İlgili Sayfalar