yakından ile cümle

yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.Marele focos digital -- am încercat și cu asta prin examinarea detaliată a datelor și a structurilor de date.
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.Η μεγάλη ψηφιακή βόμβα -- ήμασταν τυχεροί σε αυτό κοιτώντας πολύ προσεκτικά τα δεδομένα και τις δομές τους.
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.Большая цифровая боеголовка — мы поняли для чего она, изучая внимательнее данные и структуру данных.
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.Велика цифрова боєголовка -- ми зрозуміли для чого вона, вивчаючи ретельніше дані і структури даних.
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.ראש הטיל הדיגיטלי הגדול -- ניסינו לפענח אותו על ידי התבוננות קרובה בנתונים ומבני נתונים.
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.اما برمجية الهجوم الاكبر بعد النظر اليها جيداً على برمجيتها و هيكليتها
Büyük dijital savaş başlığı -- veri ve veri yapılarına yakından bakma sonucu bir şansımız vardı.非常に詳しく、 データとデータ構造を調べました。 たとえば、164という数が
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Dacă priviți atent aparatul, vedeți că are un buton pentru text codat sau simplu.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Hvis du kigger grundigt på apparatet, har det en vælger for kryptering eller klartekst.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Když se na vysílačku podíváte zblízka, uvidíte přepínač mezi otevřeným a šifrovaným režimem.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Keď sa na toto zariadenie pozrieme lepšie, nájdeme na ňom vypínač na šifrovanie.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.이 장치를 자세히 보시면, 암호화와 비암호화를 위한 스위치가 있습니다.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Nếu bạn nhìn thiết bị này gần hơn, nó có một công tắc để mã hóa hoặc không mã hoá.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Si ven de cerca este dispositivo, posee un interruptor para encriptación o texto puro.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Si vous observez attentivement l'appareil, il y a un interrupteur pour encoder ou non.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Widać, że ma przełącznik na tekst jawny lub kod.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Αν εξετάσετε προσεκτικά αυτήν τη συσκευή, έχει ένα διακόπτη για κρυπτογράφηση ή απλό κείμενο.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.Если присмотреться к этому устройству, у него есть переключатель кодирования и открытого текста.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.אם תבחנו את המכשיר היטב, יש לו כפתור לטקסט רגיל או מוצפן.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.اذا نظرتم عن قرب لهذا الجهاز، لديه مفتاح للتشفير أو النص الواضح.
Cihazı yakından incelerseniz, şifreli ve şifresiz metin için düğmesi var.暗号通信とクリアテキスト(平文)の切り替えをする スイッチがあります スライドをもう進めて また戻します
Çocukların yakından tanıdığı bir cümleyi kullanarak, bir örnek daha vereyim:아이들에게 가장 친숙한 또다른 예를 들자면 이런게 있죠.
Çocukların yakından tanıdığı bir cümleyi kullanarak, bir örnek daha vereyim:Un autre exemple familier à la plupart des enfants,
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.È contenuta in un sistema di informazione geografica che mi permette di zummare.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Elle se trouve dans un Système d'Information Géographique qui permet de zoomer.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Este stocată într-un sistem informatic geografic care îmi permite să măresc imaginea.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Forma parte de un sistema de información geográfica, que me permite hacer acercamientos.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.이 지도는 지리 정보 시스템(GIS)에 저장돼 있기 때문에 줌 기능을 사용할 수 있지요.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Hệ thống thông tin địa lý của nó cho phép tôi có thể phóng to.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Sie ist einem geografischen Informationssystem angelegt, die es mir erlaubt rein und raus zu zoomen.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Ze zit in een geografisch informatiesysteem waardoor ik kan inzoomen.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Została wprowadzona do systemu informacji geograficznej który pozwala mi zrobić powiększenie.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Περιλαμβάνεται σε ένα σύστημα γεωγραφικών πληροφοριών που μου επιτρέπει να εστιάσω.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Она находится в географической информационной системе, которая позволяет изменять масштаб изображения.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.Тя се съдържа в една географска информационна система, която ми дава възможност да правя увеличения.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.היא מעוגנת במערכת מידע גיאוגרפית (GIS) מה שמאפשר לי להתמקד.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.تحمل النظم المعلومات الجيوغرافية والتي تسمح لي بتكبير الصورة.
Coğrafi bir bilgi sisteminde çizilmiş, ben de yakından bakabiliyorum.拡大表示ができます これはハドソンの時代ではありません
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.De nombreux livres et films populaires suivent scrupuleusement cette ancienne formule.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.인기가 많은 책과 영화가 이런 옛 공식을 아주 잘 따르고 있죠.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Mnoho oblíbených knih a filmů se drží této pradávné struktury.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Molti libri e film popolari seguono piuttosto fedelmente questa antica formula.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Muchos libros y películas populares siguen este vieja fórmula muy de cerca.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Multe cărți și filme cunoscute urmează această formulă străveche destul de îndeaproape.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Nhiều cuốn sách và bộ phim nổi tiếng đã áp dụng một công thức cổ xưa này một cách nhuần nhuyễn.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Veel populaire boeken en films volgen deze oude formule vrij nauwkeurig.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Viele berühmte Bücher und Filme folgen dieser uralten Formel.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Wiele popularnych książek i filmów dość ściśle podlega tej antycznej formule.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Πολλά δημοφιλή βιβλία και ταινίες ακολουθούν αυτόν τον αρχαίο τύπο κλειστά.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Багато популярних книжок і фільмів дотримуються цієї древньої формули досить точно.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.Много популярных сюжетов соответствуют этой античной схеме.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.הרבה ספרים וסרטים פופולריים עוקבים אחרי הנוסחה הזו די בעקביות.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.العديد من الكتب والأفلام تتبع هذه الصيغة القديمة جداً بدقة.
Çoğu populer kitap ve hikaye bu tarihi formülü çok yakından uygulamakta.この形式をなぞっています 『ハンガー・ゲーム』で確認してみましょう
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.Denn wenn man sie ganz genau anschaut, werden Dinge entstehen.
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.Difatti: guardando abbastanza da vicino, le cose appaiono.
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.충분히 자세히 살펴보면, 나타나기 때문입니다.
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.Parce que si on regarde d'assez près, les choses apparaissent.
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.Pentru că, dacă vă uitaţi suficient de atent, lucrurile vor apărea.
Çünkü eğer yakından bakarsanız, göreceksiniz.Ponieważ jeśli popatrzycie odpowiednio uważnie, pojawią się różne rzeczy.

İlgili Sayfalar