yakından ile cümle
yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama buna yakından baktığınızda, bakın burada ne var.実に驚きです 小さな貝が見えますね
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Ale když se nad tím více zamyslíte, dává to celkem smysl.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Dar dacă privești atent, se-ngroaşă gluma.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.De ha megnézik közelebbről, a cselszövés egyre sűrűbb lesz.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Jeśli przyjrzymy się uważniej, sytuacja zacznie wyglądać jeszcze gorzej.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.하지만 조금 더 자세히 들여다보면, 그 이야기는 사실 더욱 흥미로워집니다.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Maar als je wat verder kijkt, verergert de zaak nog.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Mais si vous regardez de plus près, l'intrigue s'épaissit en fait.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Ma se osserviamo meglio, la trama diventa più complessa.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Mas se olharmos mais atentamente, na verdade, o enredo complica-se.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Men hvis man ser nærmerede på det, bliver situationen mere indviklet.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Men om du tittar närmare på det, tätnar spänningen faktiskt.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Namun jika Anda melihat lebih dekat, alurnya menjadi semakin kental.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Nhưng nếu xem xét kĩ, sự thật đang ẩn sâu bên trong.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.No pri bližšom pohľade sa zápletka zauzľuje.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Pero si prestan atención, las cosas son aún más complicadas.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Wenn Sie sich das einmal näher anschauen, wird's interessant.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Αλλά αν κοιτάξετε πιο προσεκτικά, η κατάσταση περιπλέκεται.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Але придивімось уважніше - що далі, то цікавіше.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Но ако се вгледате, ще видите че нещата стават по-дебели.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.Но если присмотреться, то все гораздо тоньше.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.אבל אם תסתכלו יותר מקרוב, העלילה מסתבכת.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.لكن إذا نظرت بصورة أكثر تمعناً، تلاحظ أن المؤامرة تتضخم.
Ama eğer daha yakından bakarsanız, olaylar dizisi aslında yoğunlaşıyor.事態はいっそう込み入っています 私たちは職場の同僚より見知らぬ人により嘘をつきます
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.결국은 뭐... 이것이 2001년에 찍은 근접사진입니다.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Beh, viene fuori che - questa è un'immagine da vicino del 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Đây là hình cận cảnh chụp vào năm 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Esta é uma ampliação de 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Et il s'avère que -- voici le gros plan qui date de 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Jamen, det viser sig -- her er et close-up af det fra 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Nå, det visar sig -- här är närbild av det från 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Nos, mint kiderült -- ez a közeli 2001-ből.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Nun, es stellte sich heraus, dass das eine Großaufnahme von 2001 ist.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Osoittautui että -- tässä on lähikuva vuodelta 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Păi, se pare că ... uitaţi un prim-plan din 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Tu je zväčšená fotografia z roku 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Tutaj zbliżenie z 2001 roku. Jeśli zmrużymy oczy...
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Wel, het bleek - hier is een close-up van 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Λοιπόν, απ' ότι φάνηκε -- εδώ είναι το κοντινό από το 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Вот что это такое на самом деле — снимок крупным планом, сделанный в 2001 г.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.ובכן, מתברר - הנה תקריב של האיזור משנת 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.ثم، كما تبين -- وهنا تصوير مقرب من عام 2001.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.目を細めてよく見てもその顔を見ることができます
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Dar nu ne poþi pãcãli ºi pe noi, care te cunoaºtem de aproape.
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Mais nous vous connaissons. Impossible de nous duper !
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Me, jotka tunnemme sinut, tiedämme kuka olet. Meitä sinä et huijaa.
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Men vi som har sett dig på nära håll vet vem du är.
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Pero no puede engañarnos, Nosotros le conocemos de cerca.
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Wir erleben das aus der Nähe ganz anders. Du kannst uns nicht täuschen.
Ama seni yakından tanıyanları kandıramazsın.Wir erleben das aus der Nähe ganz anders. Du kannst uns nicht täuschen.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Aber es gibt einen Absatz im PATRIOT Act, der sich speziell auf das Finanzwesen bezieht.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Ale jeden z rozdziałów Patriot Act odwołuje się bezpośrednio do strony finansowej.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Ale v Patriot Actu je jedna část, která se týká konkrétně financí.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Dar există un pasaj al Decretului Patriot care se referă în mod specific la finanțe.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.그러나 구체적으로 자금을 언급하는 애국 법안의 한 부분이 있습니다.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Maar er is een onderdeel van de Patriot Act dat zich specifiek richt op financiën.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Ma c'è una parte del Patriot Act che riguarda nello specifico la finanza.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Mais il y a une section du Patriot Act qui aborde le sujet de la finance.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Men der er et afsnit i "Patriot Act" som refererer specifikt til finans.
Ama, Vatanseverlik Yasası içinde finans dünyası ile yakından ilgili bir bölüm var.Pero hay una sección de dicha ley que se refiere específicamente a las finanzas.