yakını ile cümle
yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.--Jehovah dijo también--: He aquí hay un lugar junto a mí, y tú te colocarás sobre la peña
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.여호와께서 가라사대 보라 내 곁에 한 곳이 있으니 너는 그 반석위에 섰으라
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Kom hier op de rots naast Mij staan.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.L`Éternel dit: Voici un lieu près de moi; tu te tiendras sur le rocher.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Og HERREN sagde: "Se, her er et Sted i min Nærhed, stil dig på Klippen der!
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Sitten Herra sanoi: "Katso, tässä on paikka minun läheisyydessäni; astu tuohon kalliolle.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Und der HERR sprach weiter: Siehe, es ist ein Raum bei mir; da sollst du auf dem Fels stehen.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Και ειπεν ο Κυριος, Ιδου, τοπος πλησιον μου, και θελεις σταθη επι της πετρας
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.И сказал Господь: вот место у Меня, стань на этой скале;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Рече още Господ: Ето място при Мене; ти ще застанеш при канарата;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.ויאמר יהוה הנה מקום אתי ונצבת על הצור׃
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.وقال الرب هوذا عندي مكان. فتقف على الصخرة.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.耶 和 華 說 、 看 哪 、 在 我 這 裡 有 地 方 、 你 要 站 在 磐 石 上
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.耶和華 說 、 看 哪 、 在 我 這裡 有 地方 、 你 要 站在 磐石 上
Sorun o kadar zorluydu ki daha önce yakınına bile yaklaşılamıyordu.이전에는 접근하지 못했던 심각한 문제를 성공적으로 해결한 겁니다
Sorun o kadar zorluydu ki daha önce yakınına bile yaklaşılamıyordu.صعبة جدًّا ولا يمكن بلوغها سابقًا.
Sorun o kadar zorluydu ki daha önce yakınına bile yaklaşılamıyordu.別の例を見てみましょう inscopixという会社です
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Ainda agora, há conflitos infindáveis... ... perto da fronteira de Aerugo, para sul, e de Creta para oeste.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Anche adesso, ci sono infinite scaramucce ai confini con Aerugo al Sud, e con Creta all'Ovest.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Incluso ahora, hay escaramuzas interminables cerca de las fronteras de Aerugo al sur, y de Creta al oeste.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Nawet w tej chwili trwają przedłużające się rozruchy na granicy z Aerugo na południu i Cretą na zachodzie.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Selv nu er der stridigheder - - på grænsen til Aerugo i syd og Creta i vest.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Tällä hetkelläkin on alituisia yhteenottoja- -Aerugon ja Cretan rajoilla.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Till och med nu är det strider- -på gränsen mot Aerugo i söder och Creta i väst.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Ακόμα και τώρα, γίνονται ατέλειωτες μάχες κοντά στα σύνορα του Αερούγκο στο νότο και της Κρέτα στη δύση.
Şu anda bile, güneyde Aerogo, batıda Creat... ...sınırları yakınında bitmek bilmeyen çatışmalar var.Даже сейчас не прекращаются волнения... ...у границ с Аэруго на юге и Кретой на западе.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.현재 저는 밴쿠버에 사는데요. 주변의 숲에서는 33층 크기의 나무가 자라고 있습니다.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ahora, vivo en Vancouver, cerca de un bosque de la altura de 33 pisos.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Eu vivo em Vancouver, perto de uma floresta que cresce a uma altura de 30 andares.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Hiện tại, tôi sống ở Vancouver, gần một khu rừng cao tương đương 33 tầng.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ich lebe in Vancouver. Im Wald in der Nähe werden die Bäume 33 Stockwerke hoch.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Ik woon in Vancouver, vlakbij een bos, dat zo hoog is als een gebouw van 33 verdiepingen.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Io vivo a Vancouver, nei pressi di una foresta in cui crescono alberi fino a 110 metri.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Jag bor i Vancouver, i närheten av en skog som växer till trettiotre våningars höjd.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Já žiji ve Vancouveru, blízko lesa, který dorůstá výšky 33 pater.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.J'habite a Vancouver, près d'une forêt qui pousse jusqu'à une hauteur de 33 étages.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Locuiesc în Vancouver, lângă o pădure care creşte până la o înălţime de 33 de etaje.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Mieszkam w Vancouver, blisko lasu, który rośnie na wysokość 33 pięter.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Saya tinggal di Vancouver, di dekat hutan dengan pohon-pohon setinggi gedung 33 lantai.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Εγώ ζω στο Βανκούβερ, κοντά σε δάσος... που φυτρώνει σε ύψος 33 ορόφων.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Сега живея във Ванкувър, близо до гора, която е 33 етажа висока.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Я живу в Ванкувере недалеко от леса, деревья в котором достигают в высоту 33 этажей.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Я мешкаю у Ванкувері, поблизу лісу, у якому дерева сягають 33 поверхів заввишки.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.כעת, אני גר בוונקובר, ליד יער שצומח לגובה של 33 קומות.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.أعيش الآن في فانكوفر، قريباً من غابة تنمو بارتفاع 33 طابقاً.
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.この森の木々は 33階建に相当する高さにまで成長します 海岸線を下り ここカリフォルニアの
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.宜家我住喺溫哥華,好近一個森林 嗰度嘅樹可以生到 33 層樓咁高
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.C'est vrai. Quand la princesse mange de la viande, elle doit être près des toilettes, n'est-ce pas ? Omo !
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.Igaz is. Amikor a hercegnő húst eszik, a fürdőszoba közelében kell ennie, igaz?
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı...طبعا عندما تأكل الاميرة لحمها عليك ان تراها عندما تكون قرب الحمام
Tavan Dağları'nın yakınında.Il est près des Montagnes Tavan.
Tavan Dağları'nın yakınında.Valószínűleg a Takla Makán sivatagban van.
Tavan Dağları'nın yakınında.Πιθανόν είναι στην έρημο Τάκλα Μακαν στην Κίνα, τώρα.
Tavan Dağları'nın yakınında.انه الان حتما في الصين في صحراء تكلا مكان
Tüm istediğim bu. Bence yeterince yakınız.Közel vagyunk, talán meghallja.
Tüm istediğim bu. Bence yeterince yakınız.Ở đây cũng gần mà.
Tüm istediğim bu. Bence yeterince yakınız.Близо сме до него.
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizceAnnan anhörig till en person som fått internationellt skyddfinska _ svenska _ engelska
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizceAutre proche ayant obtenu une protection internationalefinnois _ suédois _ anglais
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizceKansainvälistä suojelua saaneen muu omainensuomi _ ruotsi _ englanti