yakını ile cümle

yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizceOtro grado familiar de receptor de asilo internacionalfinés _ sueco _ inglés
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizceИные родственники, получившие международную защитуфинский _ шведский _ английский
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizceالقريب الآخر الحاصل على حماية دوليةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Uluslararası koruma altında olan kişinin yakınıFince _ İsveççe _ İngilizce得到国际庇护者的其他亲属芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.af Uzziels Sønner Øversten Amminadab og hans Brødre, 112.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.aus den Kinder Usiel: Amminadab, den Obersten, samt seinen Brüdern, hundertundzwölf.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.av Ussiels barn Amminadab, den øverste, og hans brødre, hundre og tolv.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.av Ussiels barn: Amminadab, deras överste, och hans bröder, ett hundra tolv.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.Az Uzziel fiai között fõ vala Amminádáb, és az õ atyjafiai száztizenketten.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.Dan dari kaum Uziel tampil Aminadab yang memimpin 112 orang
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.dei figli di Uzziel: Amminadàb il capo con i centodieci fratelli
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.De los hijos de Uziel, el principal era Aminadab, y sus hermanos, 112
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.des fils d`Uziel, Amminadab le chef et ses frères, cent douze.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.din fiii lui Uziel, pe căpetenia Aminadab şi pe fraţii săi, o sută doisprezece.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.dos filhos de Uziel, Aminadabe, o chefe, e de seus irmãos cento e doze.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.iz sinov Uzielovih: Aminadaba, poglavarja, in bratov njegovih sto in dvanajst.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.웃시엘 자손 중에 족장 암미나답과 그 형제 일백 십 이인이라
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.Ussielin jälkeläisistä: Amminadabin, päämiehen, ja hänen veljensä, sata kaksitoista.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.về dòng U-xi-ên có A-mi-na-đáp , là trưởng_tộc , cùng các anh_em người , được một_trăm mười_hai người .
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.về dòng U-xi-ên có A-mi-na-đáp, là trưởng tộc, cùng các anh em người, được một trăm mười hai người.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.Zo synov Uzielových veliteľ Amminadáb a jeho bratia sto dvanásti.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.Z synów Hasyjelowych, Aminadaba przedniejszego, i braci jego sto i dwanaście.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.Z synů Uzielových Aminadab kníže, a bratří jeho sto a dvanáct.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.εκ των υιων Οζιηλ, Αμμιναδαβ τον αρχηγον και τους αδελφους αυτου, εκατον δωδεκα.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.из сыновей Уззииловых, Аминадава начальника и братьев его – сто двенадцать.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.от Озииловите потомци, началника Аминадав и братята му, сто и двадесет души.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.לבני עזיאל עמינדב השר ואחיו מאה ושנים עשר׃
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.من بني عزيئيل عميناداب الرئيس واخوته مئة واثني عشر.
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.烏 薛 子 孫 中 、 有 族 長 亞 米 拿 達 、 和 他 的 弟 兄 一 百 一 十 二 人
Uzzieloğullarından: Önder Amminadavla 112 yakını.烏薛 子孫 中 、 有 族長亞 米 拿達 、 和 他 的 弟兄 一百一十二 人
Ve bağlantılı olma adına, ölmeden önce istediği tek şey Meksika Körfezi yakınındaki evine götürülmekti.Ve jménu propojení chtěla před svou smrtí jedinou věc, chtěla domů, ke svému milovanému Mexickému zálivu.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.A my vieme že sme smrteľne blízko k inflačnej špirále.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.A my víme, že jsme smrtelně blízko k inflační spirále.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.Y sabemos que estamos peligrosamente cerca de una espiral inflacionaria.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.سيحد ذلك من التضخم و نحن نعلم ان الصين قريبة جداً من خطر الوقوع في دوامة كبيرة من التضخم
Ve buna o kadar yakınız ki.E estamos tão perto.
Ve buna o kadar yakınız ki.E siamo talmente vicini.
Ve buna o kadar yakınız ki.Et nous en sommes si proches.
Ve buna o kadar yakınız ki.Jesteśmy tak blisko.
Ve buna o kadar yakınız ki.Kita sedikit lagi saja mampu melakukan itu.
Ve buna o kadar yakınız ki.정말 눈 앞까지 왔어요.
Ve buna o kadar yakınız ki.Og vi er så tæt på.
Ve buna o kadar yakınız ki.Olyan közel vagyunk hozzá!
Ve buna o kadar yakınız ki.Și suntem așa de aproape.
Ve buna o kadar yakınız ki.Und wir sind dem so nahe.
Ve buna o kadar yakınız ki.Và chúng tôi đã đến rất gần.
Ve buna o kadar yakınız ki. Ve bunu yapmak o kadar mümkün ki.Teď stojíme tak blízko, a toto vítězství velice možné.
Ve buna o kadar yakınız ki.We zijn er zo dichtbij.
Ve buna o kadar yakınız ki.Y estamos muy cerca.
Ve buna o kadar yakınız ki.И мы так близки к этому.
Ve buna o kadar yakınız ki.И ние сме толкова близо.
Ve buna o kadar yakınız ki.І ми так близько до цієї мети.
Ve buna o kadar yakınız ki.ואנחנו כל כך קרובים.
Ve buna o kadar yakınız ki.ونحن قريبون جداً.
Ve buna o kadar yakınız ki.そしてこの成功はまさに可能なのです
Ve bu, TED Afrika'da çok net bir şekilde tartışıldı: verilmiş olan yardımların tamamına yakını그리고 이 문제는 TED 아프리카에서 아주 진지하게 논의되었습니다. 그동안에 아프리카에게 주어졌던 모든 도움들이
Ve bu, TED Afrika'da çok net bir şekilde tartışıldı: verilmiş olan yardımların tamamına yakınıואת כל זה טענו באופן משכנע ב - TED אפריקה: שכל העזרה הזו שנתנו לאפריקה
Ve bu, TED Afrika'da çok net bir şekilde tartışıldı: verilmiş olan yardımların tamamına yakınıو هذا تم مناقشته بفصاحة في تيد أفريقيا: كل المعونات التي تم تقديمها
Ve bu, TED Afrika'da çok net bir şekilde tartışıldı: verilmiş olan yardımların tamamına yakınıアフリカのための支援の全ては アフリカを自立させるのに全く役立っていないと
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "A te, gdy albo wyrzucony na brzeg lub złowionych w pobliżu wybrzeża, są własnością króla. "

İlgili Sayfalar