yakını ile cümle

yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiكان هناك تقرير على "ان بي آر" أن بعض منظمات ضربات القلب تلك من الممكن تشويش أدائها
Sadece yakınına kulaklık getirilerek NPR dakiイヤホンを近づけるだけで ICDの機能に影響があるというものでした
Sayıları bulmaya yaklaşıyoruz ve şimdi daha yakınız더 가까이 있는 두 수를 찾아야 하겠네요.
Sayıları bulmaya yaklaşıyoruz ve şimdi daha yakınızعلينا ان نجد اعداداً تكون قريبة من بعضها
sebepleri (bir okulun yakınında uyuşturucu satmak gibi) dikkate almalarını gerektirmek bulunmaktadır.În anumite cazuri individuale, aceast≤ cantitate poate creªte pân≤ la 15 grame.
sebepleri (bir okulun yakınında uyuşturucu satmak gibi) dikkate almalarını gerektirmek bulunmaktadır.relacionadas con el cannabis.
sebepleri (bir okulun yakınında uyuşturucu satmak gibi) dikkate almalarını gerektirmek bulunmaktadır.Ta količina se lahko v posameznih primerih zviša do 15 gramov.
sebepleri (bir okulun yakınında uyuşturucu satmak gibi) dikkate almalarını gerektirmek bulunmaktadır.Toto množství může být v individuálních případech zvýšeno až na 15 gramů.
sebepleri (bir okulun yakınında uyuşturucu satmak gibi) dikkate almalarını gerektirmek bulunmaktadır.Toto množstvo sa môže v individuálnych prípadoch zvýšiť na 15 gramov.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel. Islandıktan sonra hastalandım diye şikayet etme o yüzden yaklaş biraz.Seung Jo, mokniesz, chodź bliżej nie narzekaj jeśli zachorujesz po zmoknięciu, poprostu chodź bliżej
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, cậu bị ướt đấy. Đứng sát vào đi.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, du blir blöt. Kom närmare.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, du wirst nass, komm näher.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, je bent nat aan het worden. Kom dichterbij.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, kau akan basah. Mendekat.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo o sa te uzi. VIn-o mai aproape.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, ti stai bagnando. Avvicinati.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, tu es mouillé. Rapproche-toi.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Σουνγκ Τζο, γίνεσαι μούσκεμα. Έλα πιο κοντά.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Сын Чжо, ты мокнешь. Встань поближе.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.سيونغ جوو, لقد تبللت . اقترب اكثر
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.雨に濡れて文句言ってないで こっち来い
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Acum are un magazin de furaje, în apropiere de Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Agora tem um armazém de forragem para gado e uma loja de vegetais, perto de Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.En nu verkoopt hij veevoer en graan in de buurt van Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Heute gehört ihm ein Viehfutter- und ein Getreidegeschäft in der Nähe von Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.지금은 소의 사료와 곡식을 판매하는 상점을 아그라 근처에서 운영하고 있습니다.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Maintenant il gère un magasin de fourrage pour le bétail et un magasin de céréales près d'Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Most egy állati takarmány és gabona boltja van Agra közelében.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Och nu driver han en djurfoder- och utsädesaffär nära Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Sekarang dia punya toko bibit tanaman dan makanan ternak di dekat Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Teď provozuje obchod s krmivy a obilím blízko Agry.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Teraz má obchod s krmivom pre dobytok a zrním neďaleko Agry.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Teraz prowadzi sklep z paszą dla bydła i nasionami niedaleko Agry.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Và bây giờ anh ấy điều hành cửa hàng bán thức ăn gia súc và ngũ cốc ở cạnh Agra.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Και τώρα έχει ένα κατάστημα με ζωοτροφές και σιτηρά κοντά στην Άγρα.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Зараз він продає корм для худоби та насіння поблизу Агри.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.И теперь у него магазин кормов и магазин семян около Агры.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.Сега върти склад за фураж и зърно край Агра.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.ועכשיו הוא מנהל חנות תבואה ומספוא לבהמות ליד אגרה.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.والآن يقوم بإدارة مخزن لعلف الماشية ومخزن للحبوب قرب اقرا.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.販売店を経営しています もう過去は振り返りません
Şimdi gerçekten yakınız.والآن نحن قريبون
Size bir şey göstermek istiyorum ve onu görmeye bu kadar yakınız.[Mooji] Eu quero mostrar-vos algo. E estamos muito perto do reconhecimento disto.
Size bir şey göstermek istiyorum ve onu görmeye bu kadar yakınız.[Mooji] Je voudrais vous montrer quelque chose. Nous sommes si proches de la vision de cela.
Size bir şey göstermek istiyorum ve onu görmeye bu kadar yakınız.Voglio mostrarvi una cosa e siamo vicini tanto cosi' a vedere questa cosa
Size bir şey göstermek istiyorum ve onu görmeye bu kadar yakınız.Vreau să vă arăt ceva și suntem atât de aproape să vedem acest lucru.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.A ešte riekol Hospodin: Hľa, je miesto u mňa, a budeš stáť na skale.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Aggiunse il Signore: «Ecco un luogo vicino a me. Tu starai sopra la rupe
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Därefter sade HERREN: »Se, här är en plats nära intill mig; ställ dig där på klippan.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Derefter sa Herren: Se, her tett ved mig er et sted; still dig der på berget,
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Di sebelah-Ku ini ada bukit batu; engkau dapat berdiri di situ
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Disse mais o Senhor: Eis aqui um lugar junto a mim; aqui, sobre a penha, te poras.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Domnul a zis: ,,Iată un loc lîngă Mîne; vei sta pe stîncă.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Ðức Giê-hô-va lại phán: Ðây có một chỗ gần ta, ngươi hãy đứng trên hòn đá;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Ðức_Giê - hô-va lại phán : Ðây có một chỗ gần ta , ngươi hãy đứng trên hòn đá ;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.És monda az Úr: Ímé van hely én nálam; állj a kõsziklára.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.In GOSPOD reče: Glej, prostor je pri meni, tu se postavi na skalo.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.I rzekł Pan: Oto, miejsce u mnie, a staniesz na opoce.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.I to řekl Hospodin: Aj, místo u mne, a staneš na skále.

İlgili Sayfalar