Ana içeriğe geç
Sözlük

yakın dost ile cümle

yakın dost kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Holmboe ile Abel yakın dost oldu.Holmboe and Abel became close friends.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.Their close friends attended the marriage ceremony.
Beraberlerinde yakın dost oldukları 4 kişi daha vardır.Near them were four other women, who were laughing.
Söze en yakın dostlarımdan, Okuloma'dan bahsederek başlamak istiyorum.So, I would like to start by telling you one of my greatest friend, Okuloma.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.My relatives have gone away. My familiar friends have forgotten me.
Bütün yakın dostlarım benden iğreniyor, Sevdiklerim yüz çeviriyor.All my familiar friends abhor me. They whom I loved have turned against me.
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz.And no friend inquires after friend
En yakın dostlar birbirlerinin halini sormaz/bir dost bir dostundan bir şey isteyemez.And no friend inquires after friend
Erdemlilerin dışında, o gün yakın dostlar birbirlerine düşman kesilecek.Friends will turn into enemies on that day, except those who fear and follow the straight path.
Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen)."An evil comrade!
Ancak yakın dostlarınız için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır.However, you may show kindness to your guardians.
Son arzusu, cenazesine yalnızca ailesi ve en yakın dostlarını katılması oldu.His last wish was that only his family and closest friends should attend his funeral.
Tarancı'nın aile fertlerine, arkadaşlarına ve yakın dostlarına yazmış olduğu mektupların çoğu yayımlanmıştır.Nahezu täglich schrieb sie außerdem Briefe an Familienmitglieder, Freunde und Bekannte.
Prag'da Nâzım Hikmet ile tanışarak yakın dost oldu.In Prag lernte er Nâzım Hikmet kennen.
Holmboe ile Abel yakın dost oldu.Holmboe et Abel deviennent des amis proches.
Törene, Prajlak'ın ailesi ve bıraktığı veda mektubunda adı geçen yakın dostları katıldı.Son nom figure sur la liste des princesses, auxquelles il envoya ses salutations.
Nathan'ın yakın dostlarından biridir.Il est un ami de Nathan.
Eski Fransa devlet başkanı Nicolas Sarkozy ve eşi Carla Bruni ile yakın dostlardır.Es la tercera esposa del expresidente francés Nicolas Sarkozy,​ llamada Carla Bruni-Sarkozy.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.Una coppia di fidanzati sta celebrando il suo matrimonio.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Эти двое стали прекрасными друзьями и напарниками.
Oya'nın en yakın dostları ona iftira atana kadar.Она стала второй женой Эйе до его воцарения.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.На свадьбе присутствовали только близкие родственники.
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.Essa decisão não foi tomada de ânimo leve, dado que a maioria eram colegas ou amigos próximos.
Holmboe ile Abel yakın dost oldu.Holmboe en Abel werden goede vrienden.
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.Dit besluit viel erg zwaar daar veel van de gestorvenen voormalige klasgenoten en vrienden waren.
Beraberlerinde yakın dost oldukları 4 kişi daha vardır.Naast hem waren er vier ‘zorgers’, die hem assisteerden.
Holmboe ile Abel yakın dost oldu.Holmboe i Abel stali się bliskimi przyjaciółmi.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Tamtej nocy Jeździec i jego towarzyszka podróży zbliżyli się bardzo do siebie stając się dobrymi przyjaciółmi.
Nathan'ın yakın dostlarından biridir.Nära vän till Nathan.
Evinde yakın dostlarıyla aylık çay toplantıları yapmayı sürdürdü.Hamarosan heti találkozókat kezdett tartani otthonában nőknek.
Hulk;En yakın dostlarındandır ve Yenilmezler üyesidir.Dia ditinggalkan sendirian oleh sahabat-sahabat-Nya dan dikelilingi musuh-musuh-Nya.
Beraberlerinde yakın dost oldukları 4 kişi daha vardır.Sedangkan keempat lainnya adalah menyangkut hubungan dengan Allah.
Oya'nın en yakın dostları ona iftira atana kadar.葵(あおい) 梨子の親友で彼女のために友人達に嘘をつく。
Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı.这个决定不是轻易做出的,因为大多死难者都是亲密的朋友和同学。
Nikah törenine yakın dostları katıldı.결혼식에는 그녀의 친척도 몇몇 참석했다.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.עם זאת, השניים התפייסו לבסוף, והפכו לחברים הכי טובים ולבלתי נפרדים.
Torak'la ilk tanışmalarında pek anlaşamazlar, ancak zaman geçtilçe yakın dost olurlar.По пътя той среща Пумба за първи път и двамата почти стават приятели.
Bu geziler her ikisini de çok iyi ve yakın dostlar haline getirdi.Kastingom obe prešli a stali sa najlepšími priateľkami.
Holmboe ile Abel yakın dost oldu.Abel ja Holmboe jäid eluaegseteks sõpradeks.
Eski Fransa devlet başkanı Nicolas Sarkozy ve eşi Carla Bruni ile yakın dostlardır.Prantsusmaa pealinnas Pariisis abiellusid riigi president Nicolas Sarkozy ja tema elukaaslane Carla Bruni.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân thích đều lìa bỏ tôi, Các mật hữu tôi đã quên tôi.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân_thích đều lìa_bỏ tôi , Các mật hữu tôi đã quên tôi .
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Je suis abandonné de mes proches, Je suis oublié de mes intimes.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Kaum kerabatku semua menjauhkan diri; teman-temanku tak ingat kepadaku lagi
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.내 친척은 나를 버리며 가까운 친구는 나를 잊었구나
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Läheiseni ovat minusta luopuneet, ja uskottuni ovat unhottaneet minut.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Meine Nächsten haben sich entzogen, und meine Freunde haben mein vergessen.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mijn familieleden zijn weggebleven en mijn vrienden hebben mij in de steek gelaten.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mina närmaste hava dragit sig undan, och mina förtrogna hava förgätit mig.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mine nærmeste holder sig borte, og mine kjente har glemt mig.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.mine nærmeste og Hendinge holder sig fra mig, de, der er i mit Hus, har glemt mig;
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mis parientes me han fallado; mis conocidos me han olvidado
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Moji príbuzní vystali a moji známi zabudli na mňa.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Odtegujejo se mi bližnji sorodniki moji in zaupniki moji so me pozabili.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Opuścili mię bliscy moi, a znajomi moi zapomnieli mię.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Opustili mne příbuzní moji, a známí moji zapomenuli se na mne.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Os meus parentes se afastam, e os meus conhecidos se esquecem de, mim.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Rokonaim visszahúzódtak, ismerõseim pedig elfelejtkeznek rólam.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Rudele mele m'au părăsit, şi cei mai deaproape ai mei m'au uitat.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Scomparsi sono vicini e conoscenti, mi hanno dimenticato gli ospiti di casa
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod