yakıcı ile cümle
yakıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
3 yakıcı olup, solunum sistemine zarar verebilir.Скоро Анна и Йохан навлизат в национален парк край Брюксел.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Bõrünk, mint a kemencze, megfeketedett az éhség lázától.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Da chúng tôi nóng như lò lửa, Vì cơn đói thiêu đốt chúng tôi!
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Da chúng_tôi nóng như lò lửa , Vì cơn đói thiêu_đốt chúng_tôi !
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Kami menderita kelaparan, sehingga kulit kami membara seperti perapian
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.주림의 열기로 인하여 우리의 피부가 아궁이처럼 검으니이다
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Koža naša je začrnela kakor peč zavoljo vroče lakote.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Kůže naše jako pec zčernaly od náramného hladu.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.La nostra pelle si è fatta bruciante come un forno a causa degli ardori della fame
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Meidän ihomme halkeilee kuin uuni nälän poltteiden takia.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Naša koža je vypálená jako pec od horúčosti hladu.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Ne arde pielea ca un cuptor, de frigurile foamei.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Nossa pele está abraseada como um forno, por causa do ardor da fome.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Notre peau est brûlante comme un four, Par l`ardeur de la faim.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Nuestra piel se ha ennegrecido como un horno, a causa de los ardores del hambre
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Onze huid voelt heet aan, we hebben koorts door de honger.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Skóra nasza jako piec zczerniała od srogości głodu.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Unsre Haut ist verbrannt wie in einem Ofen vor dem greulichen Hunger.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Vår hud är glödande såsom en ugn, för brännande hungers skull.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Vår hud brenner som en ovn av hungerens luer.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Vor Hud er sværtet som en Ovn af Hungerens svidende Lue.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Το δερμα ημων ημαυρωθη ως κλιβανος, απο της καυσεως της πεινης.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Кожа наша почернела, как печь, от жгучего голода.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.Кожата ни почервеня като пещ Поради върлуването на глада.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.עורנו כתנור נכמרו מפני זלעפות רעב׃
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.جلودنا اسودّت كتنور من جرى نيران الجوع.
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.因 飢 餓 燥 熱 、 我 們 的 皮 膚 就 黑 如 爐
Kıtlığın yakıcı sıcağından Derimiz fırın gibi kızardı.因 飢餓 燥熱 、 我們 的 皮膚 就 黑 如 爐
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.A pozór chwały Pańskiej był jako ogieó pożerający na wierzchu góry przed oczyma synów Izraelskich.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.A sláva Hospodinova bola na pohľad ako zožierajúci oheň na temene vrchu pred očami synov Izraelových.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.A tvárnost slávy Hospodinovy byla jako spalující oheň na vrchu hory, před očima synů Izraelských.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Az Úr dicsõségének jelensége pedig olyan vala az Izráel fiainak szeme elõtt, mint emésztõ tûz, a hegy tetején.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Cảnh trạng của sự vinh quang Ðức Giê-hô-va nơi đỉnh núi, trước mặt dân Y-sơ-ra-ên, khác nào như đám lửa hừng.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Înfăţişarea slavei Domnului era ca un foc mistuitor pe vîrful muntelui, înaintea copiilor lui Israel.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Ja Herran kirkkaus vuoren kukkulalla näytti israelilaisten silmissä kuluttavalta tulelta.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.산 위의 여호와의 영광이 이스라엘 자손의 눈에 맹렬한 불 같이 보였고
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.La Gloria del Signore appariva agli occhi degli Israeliti come fuoco divorante sulla cima della montagna
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Och HERRENS härlighet tedde sig inför Israels barns ögon såsom en förtärande eld, på toppen av berget.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Og Herrens herlighet var å se til for Israels barns øine som en fortærende ild på fjellets topp.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.og medens HERRENs Herlighed viste sig for Israeliternes Øjne som en fortærende Ild på Bjergets Top,
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.Вид же славы Господней на вершине горы был пред глазами сынов Израилевых, как огонь поядающий.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.И видът на Господната слава по върха на планината се виждаше на израилтяните като огън пояждащ.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.ומראה כבוד יהוה כאש אכלת בראש ההר לעיני בני ישראל׃
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.وكان منظر مجد الرب كنار آكلة على راس الجبل امام عيون بني اسرائيل.
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.耶 和 華 的 榮 耀 在 山 頂 上 、 在 以 色 列 人 眼 前 、 形 狀 如 烈 火
RABbin görkemi İsraillilere dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.耶和華 的 榮耀 在 山頂 上 、 在 以色列人 眼前 、 形狀 如 烈火