Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Ибо пришел Иоанн, ни ест, ни пьет; и говорят: в нем бес.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.כי בא יוחנן לא אכל ולא שתה ויאמרו שד בו׃
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.لانه جاء يوحنا لا يأكل ولا يشرب. فيقولون فيه شيطان.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.約 翰 來 了 、 也 不 喫 、 也 不 喝 、 人 就 說 他 是 被 鬼 附 著 的
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.約翰 來 了 、 也 不 喫 、 也 不喝 、 人 就 說 他 是 被 鬼 附著 的
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Bấy giờ Giăng chưa bị bỏ vào ngục.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Bấy_giờ Giăng chưa bị bỏ vào ngục .
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Bo jeszcze Jan nie był podany do więzienia.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Căci Ioan încă nu fusese aruncat în temniţă.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Car Jean n`avait pas encore été mis en prison.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Denn Johannes war noch nicht ins Gefängnis gelegt.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.for Johannes var enda ikke kastet i fengsel.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Giovanni, infatti, non era stato ancora imprigionato
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Janez namreč še ni bil vržen v ječo.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Johannes hade nämligen ännu icke blivit kastad i fängelse.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.요한이 아직 옥에 갇히지 아니하였더라
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Lebo Ján nebol ešte hodený do žalára.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Mert János még nem vetteték a tömlöczbe.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Nebo ještě Jan nebyl vsazen do žaláře.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Pois João ainda não fora lançado no cárcere.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Sillä Johannesta ei vielä oltu heitetty vankeuteen.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Thi Johannes var endnu ikke kastet i Fængsel.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.ya que Juan todavía no había sido puesto en la cárcel
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Επειδη ο Ιωαννης δεν ητο ετι βεβλημενος εις την φυλακην.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.ибо Иоанн еще не был заключен в темницу.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.И така възникна препирня от страна на Иоановите ученици с един юдеин относно очистването.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.Ще бо не вкинуто в темницю Йоана.
Yahya henüz hapse atılmamıştı.כי עוד לא נתן יוחנן אל בית הסהר׃
Yahya henüz hapse atılmamıştı.لانه لم يكن يوحنا قد ألقي بعد في السجن
Yahya henüz hapse atılmamıştı.那 時 約 翰 還 沒 有 下 在 監 裡
Yahya henüz hapse atılmamıştı.那 時約翰 還沒 有 下 在 監裡
Yahya (John the Baptist) ile beraber.Obraz má pyramidovou kompozici, kterou často spojujeme s vrcholnou renesancí.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.A Ján bol odiaty veľblúďou srsťou a okolo svojich bedier mal kožený opasok a jedol kobylky a poľný med.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Byl pak Jan odín srstmi velbloudovými, a pás kožený na bedrách jeho, a jídal kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Giăng mặc áo lông lạc đà, buộc dây lưng da ngang hông; ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Giăng mặc áo lông lạc_đà , buộc dây_lưng da ngang hông ; ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.János pedig teveszõrruhát és dereka körül bõrövet viselt vala, és sáskát és erdei mézet eszik vala.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Johannes droeg kleren van kameelhaar en had een leren riem om. Hij at sprinkhanen en honing van wilde bijen.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.요한은 약대털을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 메뚜기와 석청을 먹더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Og Johannes hadde klædning av kamelhår, og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Og Johannes var klædt i Kamelhår og havde et Læderbælte om sin Lænd og spiste Græshopper og vild Honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Був же Йоан одягнений у верблюжий волос і в пояс шкуряний на поясницї своїй, а їв сарану та дикий мед;
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.Иоанн же носил одежду из верблюжьего волоса и пояс кожаный на чреслах своих, и ел акриды и дикий мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.ויוחנן לבוש שער גמלים ואזור עור במתניו ואכל חגבים ודבש היער׃
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.وكان يوحنا يلبس وبر الابل ومنطقة من جلد على حقويه ويأكل جرادا وعسلا بريا.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.約 翰 穿 駱 駝 毛 的 衣 服 、 腰 束 皮 帶 、 喫 的 是 蝗 蟲 野 蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Çekirge ve yaban balı yerdi.約翰 穿 駱駝 毛 的 衣服 、 腰束 皮帶 、 喫 的 是 蝗蟲 野蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Johannes droeg kleren van kameelhaar en had een leren riem om. Hij at sprinkhanen en honing van wilde bijen.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.이 요한은 약대 털옷을 입고 허리에 가죽띠를 띠고 음식은 메뚜기와 석청이었더라
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Měl pak Jan roucho z srstí velbloudových a pás kožený okolo bedr svých, a pokrm jeho byl kobylky a med lesní.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Men Johannes hadde klædebon av kamelhår og lærbelte om sin lend, og hans mat var gresshopper og vill honning.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả Giăng mặc áo bằng lông lạc đà, buộc dây lưng bằng da; ăn, thì ăn những châu chấu và mật ong rừng.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Vả_Giăng mặc áo bằng lông lạc_đà , buộc dây_lưng bằng da ; ăn , thì ăn những châu_chấu và mật_ong rừng .
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.Yohanes memakai pakaian dari bulu unta. Ikat pinggangnya dari kulit, dan makanannya belalang dan madu hutan
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.А тоя Йоан носеше облекло от камилска козина и кожен пояс около кръста си; а храната му беше акриди и див мед.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.והוא יוחנן לבושו שער גמלים ואזור עור במתניו ומאכלו חגבים ודבש היער׃
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.ويوحنا هذا كان لباسه من وبر الابل وعلى حقويه منطقة من جلد. وكان طعامه جرادا وعسلا بريا.
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.這 約 翰 身 穿 駱 駝 毛 的 衣 服 、 腰 束 皮 帶 、 喫 的 是 蝗 蟲 野 蜜
Yahyanın deve tüyünden giysisi, belinde deri kuşağı vardı. Yediği, çekirge ve yaban balıydı.這 約翰 身穿 駱駝 毛 的 衣服 、 腰束 皮帶 、 喫 的 是 蝗蟲 野蜜