Ana içeriğe geç
Sözlük

yahya ile cümle

yahya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.Vả, Giăng Báp-tít đã đến, không ăn bánh, không uống rượu; thì các ngươi nói rằng: Người mắc quỉ dữ.
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.Yohanes Pembaptis datang--ia berpuasa dan tidak minum anggur--dan kalian berkata, 'Ia kemasukan setan!
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.Διοτι ηλθεν Ιωαννης ο Βαπτιστης μητε αρτον τρωγων μητε οινον πινων, και λεγετε Δαιμονιον εχει.
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.Защото Иоан Кръстител дойде, който нито хляб яде, нито вино пие, и казвате: Бяс има.
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.Ибо пришел Иоанн Креститель: ни хлеба неест, ни вина не пьет; и говорите: в нем бес.
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.Прийшов бо Йоан Хреститель, що хлїба не їсть, анї вина не пє, і кажете: Диявола мав.
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.כי בא יוחנן המטביל לחם לא אכל ויין לא שתה ואמרתם שד בו׃
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.لانه جاء يوحنا المعمدان لا يأكل خبزا ولا يشرب خمرا فتقولون به شيطان.
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.施 洗 的 約 翰 來 、 不 喫 餅 、 不 喝 酒 . 你 們 說 他 是 被 鬼 附 著 的
Vaftizci Yahya geldiği zaman oruç tutup şaraptan kaçındı, ona ‹cinli› diyorsunuz.施洗 的 約翰來 、 不 喫餅 、 不 喝酒 . 你 們說 他 是 被 鬼 附著 的
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Antaen myös monia muita kehoituksia hän julisti kansalle evankeliumia.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Así que, exhortando con estas y otras muchas cosas, anunciaba las buenas nuevas al pueblo
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Assim pois, com muitas outras exortações ainda, anunciava o evangelho ao povo.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Astfel propovăduia Ioan norodului Evanghelia, şi -i dădea încă multe alte îndemnuri.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.A tak aj vzhľadom na mnohé iné veci napomínal a tak zvestoval ľudu evanjelium.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.A tak mnohé jiné věci, napomínaje, zvěstoval lidu.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.A tak wiele i innych rzeczy napominając, odpowiadał ludowi.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Con molte altre esortazioni annunziava al popolo la buona novella
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Demikianlah Yohanes menasihati orang-orang dengan berbagai-bagai cara, pada waktu ia mewartakan Kabar Baik
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.또 기타 여러가지로 권하여 백성에게 좋은 소식을 전하였으나
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Ligeså formanede han også Folket om mange andre Ting og forkyndte dem Evangeliet.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.még sok egyebekre is intvén [õket], hirdeté az evangyéliomot a népnek.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Met vele van dergelijke waarschuwingen sprak hij de mensen toe.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Også mange andre formaninger gav han folket, og forkynte dem evangeliet.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Så förmanade han folket också i många andra stycken och förkunnade evangelium för dem.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Trong khi Giăng rao truyền Tin Lành, thì cũng khuyên bảo dân chúng nhiều điều nữa.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Trong khi Giăng rao truyền Tin_Lành , thì cũng khuyên_bảo dân_chúng nhiều điều nữa .
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Tudi še z mnogimi drugimi opomini je oznanjeval blagovestje ljudstvu.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Und viel anderes mehr ermahnte er das Volk und verkündigte ihnen das Heil.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Και αλλα πολλα προτρεπων ευηγγελιζετο τον λαον.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.И с много други увещания той благовестяваше на людете.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.І багато иншого, навчаючи, благовіствував людям.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.Многое и другое благовествовал он народу, поучая его.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.וכן עוד דברים אחרים הרבה בשר וגם הזהיר את העם׃
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.وباشياء أخر كثيرة كان يعظ الشعب ويبشرهم.
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.約 翰 又 用 許 多 別 的 話 勸 百 姓 、 向 他 們 傳 福 音
Yahya başka birçok konuda halka çağrıda bulunuyor, Müjdeyi duyuruyordu.約翰 又 用 許多別 的 話勸 百姓 、 向 他 們傳 福音
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Albowiem przyszedł Jan ani jedząc ani pijąc, a mówią: Iż dyjabelstwo ma.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Căci a venit Ioan, nici mîncînd, nici bînd, şi ei zic: ,Are drac!`
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Car Jean est venu, ne mangeant ni ne buvant, et ils disent: Il a un démon.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.E' venuto Giovanni, che non mangia e non beve, e hanno detto: Ha un demonio
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.For Johannes kom; han hverken åt eller drakk, og de sier: Han er besatt.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Johannes ist gekommen, aß nicht und trank nicht; so sagen sie: Er hat den Teufel.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Kajti prišel je Janez, in ne jé in ne pije, pa pravijo: Hudiča ima!
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.요한이 와서 먹지도 않고 마시지도 아니하매 저희가 말하기를 귀신이 들렸다 하더니
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Lebo prišiel Ján nejediac ani nepijúc, a hovoria: Má démona;
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Mert eljött János, a ki sem eszik, sem iszik, és azt mondják: Ördög van benne.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Porquanto veio João, não comendo nem bebendo, e dizem: Tem demônio.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Porque vino Juan, que no comía ni bebía, y dicen: 'Tiene demonio.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Přišel zajisté Jan, nejeda ani pije, a oni řkou: Ďábelství má.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Sillä Johannes tuli, hän ei syö eikä juo, ja he sanovat: `Hänessä on riivaaja`.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Thi Johannes kom, som hverken spiste eller drak, og de sige: Han er besat.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Ty Johannes kom, och han varken äter eller dricker, och så säger man: 'Han är besatt av en ond ande.'
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Vì Giăng đã đến, không ăn, không uống, người ta nói rằng: Giăng bị quỉ ám.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Vì_Giăng đã đến , không ăn , không uống , người_ta nói rằng : Giăng bị quỉ ám .
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Want Johannes de Doper drinkt geen wijn en eet vaak niet, en u zegt: 'Hij is bezeten.'
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Yohanes datang--ia berpuasa dan tidak minum anggur; dan orang-orang berkata, 'Ia kemasukan setan!
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Διοτι ηλθεν ο Ιωαννης μητε τρωγων μητε πινων, και λεγουσι Δαιμονιον εχει.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Бо прийшов Йоан, не їсть і не пє, а вони кажуть: Диявола має.
Yahya geldiği zaman oruç tutup içkiden kaçındı, ona ‹cinli› diyorlar.Защото дойде Йоан, който нито ядеше, нито пиеше; и казват: Бяс има.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yahya ile cümle - Sayfa 16 - yahya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App