Yahudilerin Hindistan'da yaşadığına dair ilk güvenilir kanıt 11. yüzyılda bulunmuştur.Der erste verlässliche Beleg für Juden in Indien stammt aus dem 11. Jahrhundert.
Hemen ardından "dini cinayet (insan kurbanı)" suçlamasıyla şehirdeki Yahudilerin çoğu suçlu bulundu.Allmählich verließen die meisten Juden die Stadt, in der nur noch eine Handvoll zurückblieben.
Aden Yahudilerinin hemen hemen hepsi Haziran 1947 ile Eylül 1967 arası ülkeyi terk etmişlerdir.Nahezu die komplette jüdische Bevölkerung wanderte in der Zeit zwischen Juni 1947 und September 1967 aus.
İsrael: Yahudilerin kendilerine hitap şeklidir.Uwe Mai: Wie es der Jude treibt.
Ermenistan'daki Yahudilerin tarihi 2000 yıl öncesine dayanır.Die Wurzeln des Judentums in Armenien reichen fast 2000 Jahre zurück.
Yahudilerin katli ancak zorla din değiştirmeleri sayesinde önlenebilmiştir.Die Freude ist nur ein schwacher Schatten, außer wenn sie mit Leiden abwechselt.
Kovulan Yahudilerin bu tarihten ne kadar sonra bu dili konuşmayı bıraktıkları bilinmemektedir.Es gibt keine Informationen, wann nach diesem Datum die Juden diese Sprache aufgaben.
Yaklaşık altı ay içinde tüm Litvanyalı Yahudilerin yaklaşık % 80'i öldürüldü.In einem halben Jahr sind auf diese Weise sämtliche 8000 Juden umgebracht worden.
Yahudilerin çoğu tarımla veye ticaretle uğraştı.Die jüdischen Familien lebten überwiegend vom Handel.
Eskiden yüzyıllar boyunca Yahudilerin varlğı süren Umman'da bugün bir Yahudi cemaati bulunmamaktadır.Im Judentum der Zeitwende war seit etwa 300 Jahren kein jüdischer Prophet mehr aufgetreten.
1979 - Trakya kökenli Yahudilerin ibadetine adandı.1979 - Den Juden thrakischen Ursprungs zugewiesen.
Olay, Yahudilerin İspanya’dan tehcir edilmelerinden bir sene önce gerçekleşti.Dies schrieb er ein Jahr bevor die Juden aus Norwegen deportiert wurden.
Rus İmparatorluğu'nun diğer bölgelerinin aksine Yahudilerin Besarabya şehirlerine yerleşme hakkı vardı.Im Gegensatz zu den Territorien hatte der Kaiser u. a. das Recht, in den Reichsstädten Truppen zu werben.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Die Leute entscheiden sich für Barabbas; Jesus wird gekreuzigt.
Yahudilerin iş edinmelerinde kısıtlamalar yoktu.Arbeiten mussten Jüdinnen nicht.
Yahudilerin Arap topraklarından toplu göçü).Was ist aus den Juden des Ortes geworden?
I. Şapur (Aramice'de Şabur Malka) Yahudilerin özellikle bir dostuydu.Schapur I. (aramäisch: Shvor Malka) war den Juden gewogen.
İran'daki Yahudilerin durumuyla ilgili fikir ayrılıkları bulunmaktadır.Kritiker sehen den Zusammenhalt der Juden in Deutschland gefährdet.
Fakat sonra da hükumet vatandaşlıktan feragat eden Yahudilerin mal varlıklarına el koydu.Zugleich erhielt es das Verfügungsrecht über den Besitz ermordeter Juden.
Özellikle Türkiye Yahudilerinin tarihi üzerine çalışmalar yapan bir araştırmacıdır.Besonders zur deutsch-jüdischen Geschichte forschte er als Historiker.
Bu süreç içinde Yahudilerin mal varlıkları da yağmalandı.In dieser Zeit setzte auch eine Abwanderung der Juden ein.
Yemen’den göçen Yahudilerin birçoğu, Bezalel’insanatçıları oldu.Viele Binnenvertriebene im Jemen waren für humanitäre Organisationen schwer zu erreichen.
Fransa'daki Yahudilerin tarihi ^ a b Michael Curtis (2003).Dokumentation 2002 von Adam Curtis (englisch).
1287 yılında kral I. Edward Gaskonya Dükalığındaki Yahudilerin sınırdışı edilmesini emreder.1272 verbot König Edward I. unter Androhung der Todesstrafe den Gebrauch der schwefelhaltigen Kohle.
Karpat Rutenya'daki Yahudilerin tarihi.Zur Geschichte der Juden in Rostock.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Juden sehen dich an.
Babil Sürgünü, Yahudilerin milattan önceki bir sürgünü.Prophetie im Streit vor dem Untergang Judas.
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Früher war es den führenden Repräsentanten verboten.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Yahudilerin tarihi).Die Juden in USA.
Yahudilerin çoğu Santa Cruz'da yaşamaktadır.Die meisten Juden Jugoslawiens lebten damals in Kroatien.
Yahudilerin, 9 Av günü hariç şehre girmeleri yasaklandı.Les Juifs n’ont toujours pas le droit d’entrer dans la ville, sauf le neuvième jour du mois de Av.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Quelquefois les Perses s'introduisent dans les logis des Juifs et prennent possession de ce qui leur plait.
1534 - Kral I. Zygmunt, Yahudilerin özel kıyafet giyme zorunluluğunu kaldırdı.1534 : Le roi Sigismond Ier le Vieux abolit la loi qui imposait aux Juifs le port de vêtements particuliers.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoléon avait ordonné l'émancipation des juifs dans tous les territoires soumis à l'autorité française.
Ayaklanma tam anlamıyla bastırıldıktan sonra Yahudilerin adada yaşaması yasaklandı.Après leur révolte, les Juifs de Chypre sont interdits de séjour sur l’île.
Yahudilerin Filistin'e ana giriş yolu yasadışı göçlerle (Aliyah Bet) gerçekleşmekteydi.Cependant, des Juifs ont tout de même immigré illégalement vers la Palestine (Aliyah Bet).
Kahire Yahudilerine 75,000 parça altın ödetildi.Les Juifs du Caire sont forcés de payer une taxe de 75 000 pièces d'or.
Yahudilerin Prag'a en erken 10. yüzyılda yerleştiğine inanılır.Il est généralement admis que les Juifs ont commencé à s'installer à Prague au cours du Xe siècle.
Yahudilerin iş edinmelerinde kısıtlamalar yoktu.Il n'y avait pas de limite aux activités des Juifs.
Soruşturmalar sonucunda, Temmuz 1840'ta Yahudilerin suçsuz olduğuna karar verildi.En juillet 1840, l'enquête conclut à l'innocence de la communauté juive.
Kıbrıs Yahudileri Kıbrıs'taki Yahudilerin tarihi ^ ""Mazal tov!Revue trimestrielle des enseignants juifs. ↑ Cf.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.On rendra la liberté à Barabbas et on crucifiera Jésus.
Vizigot yönetimi altında da Yahudilerin yaşadığı bilinmektedir.Sous le régime de Vichy, des Juifs y sont aussi internés.
1492 yılında Elhamra Kararnamesi ile Yahudilerin İspanya'dan ihraç edilmesini sağladı.En 1492, tous les Juifs sont expulsés d'Espagne.
Yahudilerin haklarını savunan ABD'deki en büyük lobi kuruluşlarından biri olduğu kabul edilir.C'est l'une des plus vieilles organisation de défense des Juifs des États-Unis.
Arkad ağcı dışında, onlar Yahudilerin ağaçlarıdır.Les plateaux sont de calcaires du Jurassique.
Çiftlik Kanunu, Yahudilerin çiftlik sahibi olmalarını veya çiftlikte çalışmalarını engelledi.Les Juifs peuvent louer des terres ou des fermes à condition de les exploiter eux-mêmes.
İki yıl sonra ise bu talebi kabul eden meclis Danimarka Yahudilerine ve diğer Yahudilere kapılarını açtı.Durant ces années difficiles, la communauté ouvrit ses portes aux juifs et aux personnes pourchassées.
Çoğu başkentte yaşayan Yahudilerin nüfusu 2500 - 3000 arasıdır.Sur les 3 500 habitants de la ville, on compte à l'époque entre 2 000 et 3 000 Juifs.
II.Dünya Savaşı'ndan sonra Yahudilerin yarısından fazlası İsrail'e göç etmeyi tercih etti.Plus de la moitié des survivants firent le choix de partir en Israël.
Irak'taki Yahudilerin tarihi).Article détaillé : Histoire des Juifs en Irak.
Bunun ardından Filistin'den Siyonist temsilciler nefsi müdafaa öğretmeleri için Irak Yahudilerine gönderildi.Ces soldats tibétains furent ensuite envoyés au Tibet pour servir d'agents provocateurs.
Fransız ve Hollanda hakimiyeti altında ise Yahudilerin durumu daha da iyiye gitti.Le statut des Juifs s'améliore encore avec les influences française et hollandaise.
Yahudilerin Hindistan'da yaşadığına dair ilk güvenilir kanıt 11. yüzyılda bulunmuştur.Les premiers documents attestant de la présence de Juifs en Tunisie datent du IIe siècle.
Bu kuruluş Filistin Yahudilerinin zımni hükümetiydi.Conseil Représentatif des Institutions juives de France.
Yahudilerin çoğu anadil olarak Farsçayı kullanmakta olup çok küçük bir grup Kürtçe konuşmaktadır."Tous parlent le corse, plusieurs sont même des nationalistes convaincus ».
İsrail’i kuran Yahudilerin tarihleri çok uzundur.Les Hébreux, les enfants d'Israël, sont très nombreux.
Yahudilerin şehre yılda bir kez dışında girmesini yasakladı.Les Juifs sont interdits de séjour dans la ville.
Kovulan Yahudilerin büyük bölümü Polonya'ya kaçmıştır.Un grand nombre parmi les Juifs expulsés fuient vers la Pologne ou la Lituanie.
Savaştan önce nüfusu 14,000 olan Bosna Yahudilerinden 10,000'i öldürüldü.10 000 Juifs de Bosnie sont assassinés sur les 12 000 que comptaient la communauté.