Ana içeriğe geç
Sözlük

yahudilere ile cümle

yahudilere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.По време на погрома всички еврейски магазини са опожарени, а синагогите са разрушени.
Buna rağmen Trablus'in %25'i Yahudiydi ve 44 sinagog Yahudilere hizmet vermeye devam ediyordu.През 1941 г., около 25% от населението на Триполи са били евреи, а в града е имало 44 синагоги.
Ülke'de çıkarılan Dönüş Yasası sonucu İsrail vatandaşlığı ülkeye gelen tüm Yahudilere verilir.Израелският Кнесет приема на „Закона за връщане“, който дава на всеки евреин пълно израелско гражданство.
Bu, Yarımada'da İslami yönetim altında Yahudilere yönelik ilk saldırıydı.На практика това е първи голям погром над евреите през Средновековието и той става в мюсюлманска страна.
1938 - Nazi Almanyası, Yahudilere ait pasaportların iptal edildiğini duyurdu.1938 г. – В Германия е приет закон за национализация на собствеността на евреите.
Yahudilere göre Adem ve Havva’nın dünyaya geliş tarihi M.Ö. 3761′dir.Po njegovom proračunu, Adam i Eva stvoreni su u godini 3761. pr.
Müslüman ülkelerde Yahudilere yönelik baskılar 20. yüzyılda da devam etmiştir.Zmeny v židovstve pokračovali aj v 19. storočí.
Şehirde Yahudilere ait sokaklar vardı.V obci žilo i niekoľko židovských rodín.
Yahudilere tanınan eski ayrıcalıklar kaldırıldı.Prejšnje privilegije Judov so potrdili in jih dopolnili.
Yahudilere karşı saldırılar 1956'da Süveyş Krizi ve 1967'de Altı Gün Savaşı'yla devam etti.Tako so z njim leteli Egipčani v sueški krizi leta 1956 in v šestdnevni vojni leta 1967.
Fakat antisemitik ve Yahudilere karşı ayırımcılık hareketleri baş gösterdi.Skušal je združiti neoplatonizem in judovstvo.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Po to jis persekiojo krikščionis ir, ne taip aršiai, žydus.
Çözüm olarak İngilizler Yahudilere göç kotası koydu.Taryba pareikalavo, kad britų administracija nusavintų sieną žydams.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Tai labai papiktino vietinę žydų bendruomenę ir jie patys padegė sinagogą.
Şehirde Yahudilere ait sokaklar vardı.Mieste apsigyvena žydai.
Dürzü ve Müslümanların Hristiyanları katledişi Yahudilere fatura edildi.Krikščionys ir žydai turėjo mokėti specialų mokestį džiziją.
Hitler Yahudilere karşı nefretiyle ilgili oldukça dobraydı.Hiljem mainis Hitler oma vastikustunnet Viini juutide vastu.
Şehirde Yahudilere ait sokaklar vardı.Linnas oli ka juutide kogukond.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Enne seda olid nad kristlased ja vähesel määral ka judaistid.
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.Mientras, esos tiranos seguían a los judíos, tomaban todas sus órdenes y enseñanzas de los judíos.
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.Tyrannen, die den Juden folgen und ihre Befehle und alle
Bu cebabire hep Yahudilere tabidir, bütün emir ve talimlerini Yahudilerden alırlar.И когда те тираны, которые следуют за Иудеями, берут их предписания и все учения от иудеев.
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.A bol piatok, deň pripravovania k Veľkej noci, okolo šiestej hodiny. A Pilát povedal Židom: Hľa, váš kráľ!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.A byl den připravování před velikonocí, okolo šesté hodiny. I řekl Židům: Aj, král váš.
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.A było to w dzień przygotowania przed wielkanocą, około szóstej godziny, i rzekł Piłat Żydom: Oto król wasz!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Bil je pa dan pripravljanja za Veliko noč, okoli šeste ure. In reče Judom: Glej, kralj vaš!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.C`était la préparation de la Pâque, et environ la sixième heure. Pilate dit aux Juifs: Voici votre roi.
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Era la Preparazione della Pasqua, verso mezzogiorno. Pilato disse ai Giudei: «Ecco il vostro re!»
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Era ziua Pregătirii Paştelor, cam pela ceasul al şaselea. Pilat a zis Iudeilor: ,,Iată Împăratul vostru!``
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Ja oli pääsiäisen valmistuspäivä, noin kuudes hetki. Ja hän sanoi juutalaisille: "Katso, teidän kuninkaanne!"
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.이 날은 유월절의 예비일이요 때는 제 육시라 빌라도가 유대인들에게 이르되 보라 너희 왕이로다
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.men det var Beredelsens dag i Påsken, ved den sjette Time. Og han siger til Jøderne: "Se, eders Konge!"
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Men det var beredelses-dagen i påsken, omkring den sjette time. Og han sier til jødene: Se her eders konge!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Ora, era a preparação da páscoa, e cerca da hora sexta. E disse aos judeus: Eis o vosso rei.
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Vala pedig a husvét péntekje; és mintegy hat óra. És monda a zsidóknak: Ímhol a ti királyotok!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Ητο δε παρασκευη του πασχα και ωρα περιπου εκτη και λεγει προς τους Ιουδαιους Ιδου ο βασιλευς σας.
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Була ж пятниця перед пасхою, коло години ж шестої. І каже Жидам: Ось, Цар ваш!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.И там мнозина повярваха в Него. ГЛАВА 11
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.Тогда была пятница перед Пасхою, и час шестый. Исказал Пилат Иудеям: се, Царь ваш!
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.ואז היתה הכנת הפסח והשעה כשעה הששית ויאמר אל היהודים הנה מלככם והם צעקו טול טול צלב אתו׃
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.وكان استعداد الفصح ونحو الساعة السادسة. فقال لليهود هوذا ملككم.
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.那 日 是 豫 備 逾 越 節 的 日 子 、 約 有 午 正 。 彼 拉 多 對 猶 太 人 說 、 看 哪 、 這 是 你 們 的 王
Fısıh Bayramına Hazırlık Günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, ‹‹İşte, sizin Kralınız!›› dedi.那日 是 豫備 逾越節 的 日子 、 約有 午正 。 彼拉 多對猶 太 人說 、 看 哪 、 這是 你們的王
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Fürwahr sehr viel. Zum ersten: ihnen ist vertraut, was Gott geredet hat.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Grande, sotto ogni aspetto. Anzitutto perché a loro sono state affidate le rivelazioni di Dio.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Ích lớn đủ mọi đàng . Trước_hết là điều nầy : ấy_là lời phán của Ðức_Chúa_Trời đã phó cho dân Giu-đa .
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Ích lớn đủ mọi đàng. Trước hết là điều nầy: ấy là lời phán của Ðức Chúa Trời đã phó cho dân Giu-đa.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Il est grand de toute manière, et tout d`abord en ce que les oracles de Dieu leur ont été confiés.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Jo, ett stort företräde, på allt sätt; först och främst det, att de hava blivit betrodda med Guds löftesord.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.범사에 많으니 첫째는 저희가 하나님의 말씀을 맡았음이니라
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Meget alle Måder; først nemlig dette, at Guds Ord ere blevne dem betroede.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Meget i alle måter; først og fremst det at Guds ord blev dem betrodd.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Minden tekintetben sok. Mindenek elõtt, hogy az Isten reájok bízta az õ beszédeit.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mnogo vsekakor. Najprvo, da so se jim zaupali izreki Božji.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mnohý všelikterak. Přední zajisté ten, že jest jim svěřen Zákon Boží.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mucho, en todo sentido. Primeramente, que las palabras de Dios les han sido confiadas
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Muita, em todo sentido; primeiramente, porque lhe foram confiados os oráculos de Deus.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Oricum, sînt mari. Şi mai întîi de toate, prin faptul că lor le-au fost încredinţate cuvintele lui Dumnezeu.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Paljonkin, kaikin tavoin; ennen kaikkea se, että heille on uskottu, mitä Jumala on puhunut.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Wielki z każdej miary. Albowiem to najpierwsza, iż im zwierzone były wyroki Boże.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod