Daha sonra bu Yahudilere Buhara Yahudileri denilmiştir.В то же время были люди, выступавшие в защиту иудеев.
Suçlanan Yahudilere işkence yapıldı ve bunlardan bazılarına zorla suçları itiraf ettirildi.Обвиненные евреи подверглись пыткам и некоторые из них сознались в двойном убийстве.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.Подавление выступления большевиков перерастают в еврейский погром, который длился 6 дней.
212 yılında, tüm Yahudilere Roma İmparatorluğu vatandaşlığı verilmiştir.В 212 году римское гражданство было даровано всем жителям Римской империи.
Yahudilere dini serbestlik tanındı.Признание религиозной свободы Иудеев.
Müslüman yetkililer, Yahudilere karşı yapılan suçlamalara sıcak bakmamaktaydı.Мусульманские власти в целом не поддерживали преследование евреев.
Bu propaganda zaman zaman Yahudilere karşı saldırılara dönüştü.В истории это обвинение часто предъявлялось евреям.
Zamanla yetkililerin Yahudilere karşı olan tavırları kötüye gitmeye başladı.Однако впоследствии отношение властей к евреям ухудшилось.
Daha sonra bu Yahudilere Buhara Yahudileri denilmiştir.واليهود هم الشيطان الرجيم".
Nazilerin Yahudilere yönelik zulmüne çok fazla sayıda Hristiyan katıldı ya da sempati ile baktı.لقد شارك الكثير من المسيحيين مع النازيين أو كانوا متعاطفين معهم.
Bu propaganda zaman zaman Yahudilere karşı saldırılara dönüştü.هذه الدعاية أدت في بعض الأحيان إلى اندلاع أعمال عنف ضد اليهود.
Müslümanların Yahudilere karşı katliamları 20. yüzyılda da devam etti.إستمرت المذابح ضد اليهود في البلدان الإسلامية في القرن العشرين.
Şehirde Yahudilere ait sokaklar vardı.حتى أنه كان لهم شوارع لليهود.
Bu hor görme Hristiyanlara ve bazen de Yahudilere saldıran birçok polemik edebiyatında da görülmektedir.وتم التعبير عن هذا الإحتقار بطرق مختلفة، مثل وفرة الأدب السجالي الذي هاجم المسيحيين وأحياناً اليهود أيضاً.
212 yılında, tüm Yahudilere Roma İmparatorluğu vatandaşlığı verilmiştir.في 212 عهد كركلا, فان المواطنة الرومانية منحت لجميع سكان الإمبراطورية.
Çoğu Bahreynli evini Yahudilere açıp onları korudu."الكثير من البحرينيين كانوا يستضيفون اليهود في منازلهم".
Çoğu Arap ükesi Yahudilere karşı ayrımcı kanunları yürürlüğe soktu.ومن بين القوانين القديمة التي تم إلغاؤها كانت القوانين القاسية ضد اليهود.
Arap dünyasında Antisemitizm, Yahudilere karşı uygulanan ayrımcılığa atıfta bulunur.معاداة السامية في العالم العربي، وهي تشير إلى التمييز ضد اليهود الذين يعيشيون في بعض البلدان العربية.
16. yüzyılda Habbani Yahudisi olan Bilge Süleyman'ın önerisiyle Yahudilere ait bir mahalle tedarik edildi.في القرن 16 وبفضل نصيحة من اليهودي الحباني سليمان الحكيم حصل اليهود على قطعة أرض خاصة بهم في حبان.
Yahudileri kazanmak için Yahudilere Yahudi gibi davrandım.حيث أخذ اليهود على عاتقهم الإعتناء بذويهم من اليهود.
Yahudilere karşı yapılan ilk kan iftirası 1144'te, Norwichli William olayı ile başladı.O libelo de sangue contra judeus é originário da Inglaterra, em 1144, com o caso de William de Norwich.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Houve um plano organizado para o massacre aos judeus no dia a seguir à páscoa russa.
Avrupa'daki Yahudilere yönelik önyargının temel gerekçesi din kökenliydi.Uma das principais justificações do preconceito contra os judeus na Europa era religiosa.
Takip eden yıllarda Sovyetler'de Yahudilere ait bir özerk oblast fikri unutuldu.Nos anos seguintes não mais se falou nem se pensou numa região autônoma para judeus na União Soviética.
Şehirde Yahudilere ait sokaklar vardı.Nas ruas continuavam perseguições contra os judeus.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.O pogrom de Kishinev estendeu-se por três dias de violência contra os judeus.
Ustaşa birlikleri sivil Sırplara, Yahudilere ve Çingenelere karşı sistemli bir soykırım yürüttüler.Os nazistas também travaram uma guerra de extermínio racial contra os civis eslavos, ciganos e judeus.
Bu müddet geçince Hristiyanların Yahudilere hiçbir borcu olmadığı kabul edilecekti.Entretanto, naquela época, as pessoas da Judeia não aceitaram as pregações de Cristo.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.Eles estavam dentro de casa com medo da perseguição dos judeus.
Ülke'de çıkarılan Dönüş Yasası sonucu İsrail vatandaşlığı ülkeye gelen tüm Yahudilere verilir.Sob esse princípio, a Lei do Retorno estabelece o direito de qualquer judeu de se assentar em Israel.
Savaş sırasında muhaliflere ve Yahudilere yardım etmiştir.Hij verleende tijdens de Tweede Wereldoorlog hulp aan joden, onderduikers en piloten.
Yahudilere göre kadının iki tür yaratılışı bulunmaktadır.Obydwa te stawy (Niżni i Mały) według Józefa Nyki okresowo zanikają.
Buna rağmen, çalışanın olduğu ev sayısı Araplarda (76.1%) Yahudilere (66.8%) göre daha fazladır.Pomimo to procent zatrudnienia w rodzinach arabskich (76,1%) jest wyższy niż w rodzinach żydowskich (66,8%).
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Sklepy żydowskie zostały spalone, a synagogę zniszczono.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.Doszło wówczas do pogromu ludności żydowskiej, który trwał przez trzy dni.
Şehirde Yahudilere ait sokaklar vardı.Istniała tam m.in. ulica żydowska.
Bu mucizelerin yanı sıra, kızını Yahudilere satan sapkın kadının ifadesi alındı.Dodatkowo pojawiły się zeznania córki obłąkanej kobiety, która miała sprzedać dziecko Żydom.
Kadı açık bir şekilde Yahudilere yakınlık gösterdi.Bojówka ostro występowała przeciwko Żydom.
Umudum, Yahudilere sanki bizler Yahudiliğin bir parçasıymış gibi kardeşçe davranılmasıdır.Wiemy, że pomagacie umęczonym Żydom jak możecie.
1945'ten başlayarak, Siyonizm baz alınarak Yahudilere karşı sıkça gösteriler düzenlendi.Począwszy od 1945 roku w Iraku dochodziło do regularnych demonstracji przeciwko Żydom i syjonizmowi.
Yahudilere ve Yahudiliğe karşı bir karşıtlık yoktur.Mowy przeciwko judaizantom i Żydom.
Britanya Yahudilere eşit hakları 1856'da, Almanya ise 1871'de verdi.Katolicy uzyskali prawa wyborcze w 1829, a Żydzi w 1858.
Zamanla yetkililerin Yahudilere karşı olan tavırları kötüye gitmeye başladı.Pogarsza się natomiast sytuacja Żydów.
1924 yılında yahudilere karşı artan tepkilerden ötürü istifasını verdi.W 1942 potępił jednak jego politykę za deportacje Żydów.
Orta ve Doğu Avrupa'da, yani Almanya ve Polonya'daki Yahudilere Aşkenaz deniyordu.W jakich warunkach żyli Żydzi w Niemczech i w Polsce po wyzwoleniu?
Daha sonra bu Yahudilere Buhara Yahudileri denilmiştir.Betraktar ni inte dessa judar som inkräktare?"
Ülke'de çıkarılan Dönüş Yasası sonucu İsrail vatandaşlığı ülkeye gelen tüm Yahudilere verilir.Enligt Lagen om Återvändande (Law of Return) kan alla judar som vill, bli medborgare i Israel.
1844, 1881 ve Ocak 1902'de Yahudilere karşı kan iftirası gerçekleşti.I november 1803 till januari 1804 invaderades Gjandzja.
Avrupa’da Yahudilere karşı ön yargıların kökeninde ise din yatmıştır.I Polen, som enda land i Europa, straffades hjälp till judar med döden.
Bu niteliksel olarak, antik çağlarda Yahudilere yönelik baskılardan farklı olmuştur.Den här typen av kollektiva anklagelser var identisk med den som tidigare uttryckts om judar.
Dürzü ve Müslümanların Hristiyanları katledişi Yahudilere fatura edildi.Både muslimer och judar dödades av de kristna korsfararna.
Yahudilere, devlet memuru olma hakkı verildi.Євреї позбавлялися права перебувати на державній службі.
212 yılında, tüm Yahudilere Roma İmparatorluğu vatandaşlığı verilmiştir.У 212 році римське громадянство було даровано всім жителям Римської імперії .
1633 - Poznań'daki Yahudilere şehirdeki Yahudi çeyreğine Hristiyanların girme yasağı hakkı tanındı.У 1633 році євреї в Познані отримали від монарха право de non tolerandis Christianis.
Yahudilere ve Yahudiliğe karşı bir karşıtlık yoktur.Не повернулися до села і євреї.
Müslüman ülkelerde Yahudilere yönelik baskılar 20. yüzyılda da devam etmiştir.Změny v židovstvu pokračovaly i v 19. století.
O bir önder, komünizme, sendikacılığa ve Yahudilere karşı güçlü bir siper.Pohrdavě odpoví, že je komisařem, komunistou a Židem zároveň.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Židé byli obklíčeni a natlačeni do synagog, které byly zapáleny.
Britanya Yahudilere eşit hakları 1856'da, Almanya ise 1871'de verdi.Britanicii au acordat evreilor drepturi egale în 1856 iar Germania în 1871.
Takip eden yıllarda Sovyetler'de Yahudilere ait bir özerk oblast fikri unutuldu.În anii care au urmat, ideea unei regiuni autonome evreiești a fost dată uitării.