Ana içeriğe geç
Sözlük

yahudilere ile cümle

yahudilere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
1856'da Yahudilere ve diğer gayrimüslimlere eşit haklar sağlandı.1856 wurden Christen, Juden und Muslime rechtlich gleichgestellt.
Ortodoks Yahudilere göre Tanrı Musa'ya Tevrat'ı ve On Emir'i vermiştir.Auf ihn folgen Jakob mit einer Leiter und Mose mit den Schrifttafeln der Zehn Gebote.
Nazilerin Yahudilere yönelik zulmüne çok fazla sayıda Hristiyan katıldı ya da sempati ile baktı.Zu viele Christen waren an den Grausamkeiten der Nazis gegen die Juden beteiligt oder billigten sie.
Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik özel giysi zorunluluğunu yeniden yürürlüğe koydu.Christen und Juden mussten sich durch ihre Kleidung kenntlich machen.
Ancak, Antisemitizm terimi özellikle Yahudilere karşı tavırlara atıfta bulunur.Insbesondere ist dies ein antisemitisches Stereotyp gegenüber den Juden.
Yahudilere göre kadının iki tür yaratılışı bulunmaktadır.Er wird von zwei Steinfiguren der Heiligen Theresia (links) und Josef (rechts) flankiert.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Es fanden Plünderungen von jüdischen Geschäften statt und in der Synagoge wurde Feuer gelegt.
Yahudilere karşı saldırılar 1956'da Süveyş Krizi ve 1967'de Altı Gün Savaşı'yla devam etti.Die letzte Flüchtlingswelle von Juden nach Israel kam mit der Sueskrise 1956 und dem Sechstagekrieg 1967.
Türkiye'de anti-İsrail gösterilerinde "Yahudilere ölüm" gibi antisemit sloganlar atıldı.In London waren an Anti-Israel-Demonstrationen Plakate mit Parolen wie „Kill all Juice“ zu sehen.
Suudi Arabistan'ın aksine, Ürdün, topraklarını Yahudilere yasaklamamıştır.Im Gegenzug gestattete der Erzbischof der Stadt, Juden nicht mehr zu dulden.
Yahudilere karşı ikinci ağır suçlama ise 1860'ta gerçekleşti.Die größte Zahl an jüdischen Einwohnern wurde 1860 vermerkt.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Il persécuta ensuite les chrétiens et, dans une bien moindre mesure, les Juifs.
1862 - Rusya kontrolündeki bölgede Yahudilere eşit haklar tanındı.1862 : Les Juifs se voient attribuer les mêmes droits dans la zone russe.
Yahudilere göre kadının iki tür yaratılışı bulunmaktadır.Or, l'irruption des deux juifs crée le trouble parmi les habitants.
Suçlanan Yahudilere işkence yapıldı ve bunlardan bazılarına zorla suçları itiraf ettirildi.Les Juifs accusés sont torturés et certains confessent avoir commis les meurtres.
Hitler Yahudilere karşı nefretiyle ilgili oldukça dobraydı.On voit la progression de la haine d'Hitler envers les Juifs.
Yahudilere tanınan eski ayrıcalıklar kaldırıldı.Les privilèges des communautés juives sont révoqués.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Les magasins appartenant aux Juifs sont pillés et une synagogue brûlée.
Ottla böylece Yahudilere karşı yapılan zulümlere karşı korumasını kaybetmiş oldu.Ottla perd alors sa protection contre la persécution des Juifs.
Kadı açık bir şekilde Yahudilere yakınlık gösterdi.Le cadi fraternise ouvertement avec les Juifs.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Il y a eu un plan bien préparé pour le massacre général des Juifs le jour suivant la Pâques russe.
1844, 1881 ve Ocak 1902'de Yahudilere karşı kan iftirası gerçekleşti.En 1844, 1881 et en janvier 1902, des Juifs d'Alexandrie sont accusés de crimes rituels.
Haredi hahamlar İsrail’i Yahudiliğin temellerine uyan, Yahudilere özgü bir devlet olarak görmemektedir.Les Samaritains deviennent des sujets d'un État qui ne les considère pas comme juifs.
İki yıl sonra ise bu talebi kabul eden meclis Danimarka Yahudilerine ve diğer Yahudilere kapılarını açtı.Durant ces années difficiles, la communauté ouvrit ses portes aux juifs et aux personnes pourchassées.
Bu çatışma döneminde, İsrail Yahudi Ajansı, ülkeden kaçmak isteyen Yahudilere yardımcı oldu.Ce groupe connu dans toute l'Allemagne aide pendant plus d'un an les Juifs persécutés à s'enfuir.
Nazilerin Yahudilere karşı saldırıları genelde Yahudi bayramlarına denk gelmekteydi.Les nazis frappaient souvent les Juifs à coup de bâtons.
1938 - Nazi Almanyası, Yahudilere ait pasaportların iptal edildiğini duyurdu.Début 1938, les passeports des Juifs allemands sont confisqués.
Türkiye'de Yahudilere karşı gerçekleştirilen Trakya Olayları başladı.Des mesures coercitives furent prises contre les Jésuites au Portugal.
Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi.Era judío, e instigaba a las personas contra el Profeta de Alá, y compuso versos (satíricos) .
'Siz onlara hakim olacaksınız' - Müslümanları kim Yahudilere hakim kılacak?¿Queréis, pues, que os ponga en libertad al rey de los judíos?».
Kadı açık bir şekilde Yahudilere yakınlık gösterdi.El cadí simpatizaba abiertamente con los judíos.
O dönemde, Avrupa'da Yahudilere karşı önyargının ana sebeplerinden biri de dine dayanıyordu.En aquellos tiempos, una causa principal del prejuicio contra judíos en Europa era la religiosa.
Arap dünyasında Antisemitizm, Yahudilere karşı uygulanan ayrımcılığa atıfta bulunur.Antisemitismo en el mundo árabe se refiere a la discriminación contra judíos en países árabes.
Yahudilere en sık yakıştırılan özellik korkaklıktı.La cobardía era la calidad el más con frecuencia atribuida a judíos.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Se expulsa a judíos y convierte a moríscos.
1967 yılında, Yahudiler göz altına alınarak işkenceden geçirilmiş ve Yahudilere ait evlere el konmuştur.En 1967, los judíos fueron detenidos y torturados, y las casas de los judíos fueron confiscadas.
Holokost'ta Yahudilere karşı Hristiyanlarca yapılan katliam ve cinayetler de dahildir.Se encontró con los cristianos y los Judíos que viven en Coilum (Kollam).
Nazilerin Yahudilere yönelik zulmüne çok fazla sayıda Hristiyan katıldı ya da sempati ile baktı.Demasiados cristianos participaron en las atrocidades nazis contra los judíos, o las consintieron.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Entonces comenzó una persecución contra los cristianos y, en menor medida, también contra los judíos.
Buna göre, "kötü" Antisemitizm, Yahudilere karşı nefreti soylarından ötürü savunurdu.La clase "mala" promovió el odio de judíos debido a su descenso.
Yahudilere karşı ayaklanma olan Kişinev pogromu üç gün sürdü.El pogromo de Chisináu se extendió por tres días con disturbios y revueltas contra los judíos.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Estaba sobradamente planeada una masacre generalizada contra los judíos el día siguiente a la Pascua rusa.
Yahudilere iskan hakkı verdi.Otorgó derechos civiles a los judíos.
1938 - Nazi Almanyası, Yahudilere ait pasaportların iptal edildiğini duyurdu.En 1938 se anexa Austria a la Alemania nazi y se expulsan a los judíos locales.
Yahudilere tanınan eski ayrıcalıklar kaldırıldı.Vecchi privilegi accordati agli ebrei vengono rimessi in discussione.
Ardından Hristiyanlara ve daha az seviyede Yahudilere eziyet etti.Perseguitò poi i cristiani e, seppur di meno, gli ebrei.
Bu niteliksel olarak, antik çağlarda Yahudilere yönelik baskılardan farklı olmuştur.Ciò fu diverso in termini di qualità da qualsiasi repressione di ebrei nei tempi antichi.
1862 - Rusya kontrolündeki bölgede Yahudilere eşit haklar tanındı.1862 agli ebrei vengono concessi pari diritti al Regno del Congresso controllato dai russi.
1633 - Poznań'daki Yahudilere şehirdeki Yahudi çeyreğine Hristiyanların girme yasağı hakkı tanındı.1633 ebrei di Poznań ricevono il privilegio di proibire ai cristiani di entrare nella loro città.
"Kötü" tür, ırklarından ötürü Yahudilere karşı nefreti körüklüyordu.Il tipo "cattivo" istigava l'odio diretto contro gli ebrei per il solo fatto della loro discendenza.
1011'de Córdoba'da ve 1066'da Granada'da Yahudilere karşı pogromlar düzenlendi.Durante l'XI secolo, ci fu un pogrom contro gli ebrei di Granada nel 1066.
Rahiplerin başı çektiği güruhlar şehir genelinde "Yahudilere ölüm" naraları attı.Il poliziotto che salvò gli ebrei?, in "Contemporanea.
Yahudilere karşı saldırılar Türk televizyonlarından da duyuruldu.Нападки на евреев звучат также на турецком телевидении.
Yahudilere karşı saldırılar ve yaşanan antisemit olaylar 1955, 1964 ve 1967 senelerinde kaynaklandırılmıştır.Нападения на евреев и антисемитские инциденты были зарегистрированы также в 1955, 1964 и 1967 годах.
"Hükümetin İsrail ve Yahudilere karşı kışkırtıcı yorumlardan" endişe duyduklarını dile getirdiler.Они указали на озабоченность по поводу «зажигательных комментариев правительства об Израиле и евреях».
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Были сожжены еврейские магазины, а синагога разрушена.
Müslümanların Yahudilere karşı katliamları 20. yüzyılda da devam etti.Массовые убийства евреев в мусульманских странах продолжились в XX веке.
Yahudilere, devlet memuru olma hakkı verildi.Евреи лишались права нести государственную службу.
1435'te Università Yahudilere uygulanmak üzere hazırlanan vergileme sisteminin kaldırılmasını talep etti.В 1435 году был отменён специальный налог, который должны были платить евреи.
Yahudilere karşı yapılan ilk kan iftirası 1144'te, Norwichli William olayı ile başladı.Первый кровавый навет на евреев произошёл в Англии в 1144 году (был обвинён Уильям из Норича)..
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod