Ana içeriğe geç
Sözlük

yahu ile cümle

yahu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yahudilerden şüphe duyuldu.Les Juifs sont suspectés.
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.Il a déjà quitté la communauté juive le 1er juillet 1914.
Maranzano'nun ofisine yüzleri Maranzano'nun adamlarınca tanınmayan dört Yahudi gangster gönderdi.Il envoie quatre gangsters juifs que l'entourage de Maranzano ne connait pas.
Belçika'nın bulunduğu topraklara ilk Yahudiler Romalılar zamanında 50-60 yılları arasında geldiler.Les premiers Juifs sont arrivés avec les Romains sur le territoire de l'actuelle Belgique entre 50 et 60 ap.
Bazı Yahudiler zorla din değiştirmektense çocuklarını öldürüp intihar etmeyi yeğlemişlerdir.Certains Juifs préfèrent tuer leurs enfants et se suicider.
Yahudi gençler liselerde öğrenci nüfusunun %23'ünü, üniversitelerde ise %26'sını oluşturuyordu.Les jeunes juifs représentent 23 % des étudiants des lycées et 26 % des étudiants universitaires.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.En 1914 arrive à New York Bernard Gantmacher, un immigré ukrainien juif.
Orta Avrupa'da Yahudi tüccarlar aktif haldeydi.Les commerçants juifs sont très actifs en Europe centrale.
Bu yüzden hiçbir Yahudi bizim milletimizin parçası olamaz.Aucun Juif ne peut donc être citoyen.
İsraillilerin yüksek çoğunluğu kendilerini seküler olarak tanımlar ve Yahudi dininin uygulanmasını reddeder.Un grand pourcentage d'Israéliens se définissent comme laïcs, et rejettent la pratique de la religion juive.
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.Les juifs germanisés restaient une population vulnérable au sein du nouvel État allemand.
Bu pogromlar ayrıca Yahudi sanat ve edebiyatını da önemli ölçüde etkiledi.Ces massacres eurent aussi un impact important sur l'art et la littérature juive.
1750 - Yahudi nüfusu 750,000 kişiyle toplam ülke nüfusunun %8'ine ulaştı.1750 : La population juive de Pologne atteint 750 000 personnes soit 8 % de la population totale.
Zararlar engellenmelidir; engellemek için Yahudiler değişime uğratılmalıdır.Il faut arrêter le mal en l'empêchant ; il faut l'empêcher en changeant les Juifs.
Christmann, 1578'de Hristiyanlık'a geçmeden önce Yahudi'ydi.D'origine juive, Christmann, s'est converti avant 1578 au christianisme.
1501 - Kral Alexander Jagiellon Yahudileri Litvanya Büyük Dükalığı'na tekrar kabul etti.1501 : Le roi Alexandre Ier Jagellon réadmet les Juifs dans le Grand-duché de Lituanie.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.En 1671, il hébergea 50 familles juives fuyant l'Autriche.
Ana madde: İbrahim Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam "İbrahimi dinler" (Semavi dinler) olarak bilinir.Ancêtre d'Abraham, les religieux juifs ou musulmans se considèrent eux-mêmes comme ses descendants.
Tıpla uğraşan bu rahip, Yahudi, Hristiyan ve Müslüman mahallelerinde iyi tanınıyordu.Ce moine pratiquait la médecine et était bien connu des milieux juif, chrétien et musulman.
Berlin Yahudi Müzesi web sitesi.Musée juif de Berlin.
Yahudi mahallesi on iki gün boyunca ablukaya alındı.Le quartier juif est bouclé pendant douze jours.
Anvers Yahudi çocuklarının %95'i Yahudi eğitimi almaktadır.De plus, une large majorité (95 %) des enfants juifs d'Anvers reçoivent une éducation juive.
1878'de Yahudi nüfusu 1533 kişiyle doruğa ulaştı.En 1878, la population atteint 1533 Juifs.
Yad Vashem'de (Holokost müzesi) 22 Finlandiya'lı Yahudinin Fin ordusunda öldüğü kayıtlıdır.Yad Vashem a enregistré que 22 Juifs finlandais sont morts au front, tous combattant dans l’armée finlandaise.
1924-1930 yılları arasında bu sayı 5300 Yahudi ve 1150 Müslümana yükseldi.Entre 1924 et 1930, le nombre de candidats s’élève à 5 300 israélites contre 1 150 musulmans.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Quelquefois les Perses s'introduisent dans les logis des Juifs et prennent possession de ce qui leur plait.
Bohemya'da 40,000 ve Moravia'da 25,000 Yahudi vardı.En Bohème on en compte 40 000 et 250 000 en Moravie.
1534 - Kral I. Zygmunt, Yahudilerin özel kıyafet giyme zorunluluğunu kaldırdı.1534 : Le roi Sigismond Ier le Vieux abolit la loi qui imposait aux Juifs le port de vêtements particuliers.
Suçlanan Yahudilere işkence yapıldı ve bunlardan bazılarına zorla suçları itiraf ettirildi.Les Juifs accusés sont torturés et certains confessent avoir commis les meurtres.
Rodoslu Yunan ve Yahudilerden beşer delege 10 Mayıs'ta İstanbul'a vardı.Des délégations grecques et juives de Rhodes, de cinq membres chacune, arrivent à Constantinople le 10 mai.
Şehirde beş Kaşer enstitü, bir Yahudi ilkokulu ve iki Yahudi ortaokulu bulunmaktadır.On dénombre cinq établissements cascher, une école primaire juive et deux écoles secondaires.
Yahuda öpücüğü (Judas Kiss), İncil de İsa'nın Yahuda'yı öpmesi.La trahison de Judas, ou baiser de Judas.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoléon avait ordonné l'émancipation des juifs dans tous les territoires soumis à l'autorité française.
Mayıs ortasında hükümetten hapisteki altı Yahudinin serbest bırakılması kararı çıktı.À la mi-mai, le gouvernement ordonne la libération des six derniers Juifs prisonniers.
Yahudi-Romen dillerinin tam gelişimi açık değildir.Le développement exact des langues judéo-romanes est encore inconnu aujourd'hui.
Birçok Yahudi en azından İbranîce okuma ve yazmayı öğrenirdi.Il semble que certaines Spartiates au moins sachent lire et écrire.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Cela afin de ne pas faire d'injustice (ou afin de ne pas aggraver votre charge de famille) ».
Hanukiya ise Yahudi bayramı Hanuka'da da kullanılır.La fête des lumières est un nom donné à la fête juive de Hanoucca.
Ayaklanma tam anlamıyla bastırıldıktan sonra Yahudilerin adada yaşaması yasaklandı.Après leur révolte, les Juifs de Chypre sont interdits de séjour sur l’île.
Eğer ebeveynlerden biri Yahudi değilse çocuk annesinin statüsünü alır.Si l'un des parents n'est pas juif, l'enfant n'est pas un mamzer.
Yahudi-Roma savaşları başladı.Début de la Première Guerre judéo-romaine.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.Il y a également une petite communauté juive de longue date.
Bazı Yahudiler yine de ülkeden kaçmayı başardı ve 1974'te 20 tane Yahudi kaldı.Cependant des Juifs parviennent à s'exfiltrer hors du pays et, en 1974, il n'en reste plus que vingt en Libye.
Suriye'de Yahudiler isyan edip, Hristiyanları linç ettiler.Dans certaines régions syriennes, les juifs se révoltent et lynchent des chrétiens.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Sa famille est d'origine juive, mais elle est athée.
El-Akîde yahut et-Tevhîd: Akaid konusunda yazılmış bir eserdir.Il se lit か (ka) ou こ (ko) en lecture on.
Yahudilerin Filistin'e ana giriş yolu yasadışı göçlerle (Aliyah Bet) gerçekleşmekteydi.Cependant, des Juifs ont tout de même immigré illégalement vers la Palestine (Aliyah Bet).
Yahudiler ve Hıristiyanlar Fas'tan ve İslam yönetimindeki İspanya'dan kovulmuşlardır.Les Juifs et les chrétiens sont expulsés du Maroc et de l'Espagne islamique.
Yahudilikteki mesih anlayışı, Hristiyanlıktan çok farklı özelliklere sahiptir.La notion de Messie dans le judaïsme diffère substantiellement de l'idée chrétienne.
Bu zamandan beri 45.000 Yahudi Arjantin'den İsrail'e göç etti.Par la suite, plus de 45 000 Juifs ont immigré en Israel depuis l’Argentine ».
Medinede'ki Yahudilerle yapılan antlaşmanın tedvîn edildiği sahîfedir.Tels sont les termes du traité qu'ils ont conclu avec le peuple juif.
Araplar 67 Yahudi’yi Hebron şehrinde öldürdü.En 1929, 67 Juifs sont assassinés par les Arabes de Palestine à Hébron.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Il a été élevé dans le judaïsme réformiste.
Reşidüddin Hamedani, Hamedan'da bir Yahudi aileden 1247 yılında doğmuştur..Rashid al-Din est né en 1247 à Hamadan, dans une famille juive.
Yahudi bilim adamı Gershom Scholem onu "en yetenekli ve can sıkıcı Yahudi aleyhtarı" olarak nitelendiriyordu..Le savant juif Gershom Scholem le caractérise comme un des antisémites les plus doués et les plus rebutants.
Kahire Yahudilerine 75,000 parça altın ödetildi.Les Juifs du Caire sont forcés de payer une taxe de 75 000 pièces d'or.
20.000 civarında Yahudi de Almanya'dan gelen mültecilerdi.20 000 d'entre eux étaient des réfugiés juifs allemands.
Ukraynalı Yahudi göçmen bir ailede doğdu.Il est né d'immigrants ukrainiens juifs.
1945'te Arap dünyasında 758,000 ila 866,000 Yahudi yaşamaktaydı.En 1945 entre 758 000 et 866 000 juifs vivaient dans les différentes communautés du monde arabe.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Des Juifs, en tant qu'individu, jouent un rôle important dans le nationalisme égyptien.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod