Ana içeriğe geç
Sözlük

yahu ile cümle

yahu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gazan Han ise Müslümanlığa geçip Yahudileri ikinci sınıf vatandaş yaptı.Der Khan Ghazan konvertierte zum Islam und machte die Juden zu Bürgern zweiter Klasse.
Aden Yahudilerinin hemen hemen hepsi Haziran 1947 ile Eylül 1967 arası ülkeyi terk etmişlerdir.Nahezu die komplette jüdische Bevölkerung wanderte in der Zeit zwischen Juni 1947 und September 1967 aus.
İsrael: Yahudilerin kendilerine hitap şeklidir.Uwe Mai: Wie es der Jude treibt.
Nazilerin Yahudilere yönelik zulmüne çok fazla sayıda Hristiyan katıldı ya da sempati ile baktı.Zu viele Christen waren an den Grausamkeiten der Nazis gegen die Juden beteiligt oder billigten sie.
Birçoğu Yahudiliğini gizlice devam ettirmek zorunda kaldı.Viele Juden waren gezwungen, ihre Identität versteckt zu halten.
Ana madde: Türkiye'de Yahudilik Sefarad Yahudileri 500 yılı aşkın süredir bu şehirde yaşamaktadırlar.Die sephardischen türkischen Juden leben in der Stadt seit über 500 Jahren.
Sıradaki toplu polonyalı yahudi ölümü Reichskommissariat Ostland'da meydana geldi.Uwe Denker: Der Judenmord im Reichskommissariat Ostland.
"1.500'den fazla Yahudi aile, toplam 4.000 kişi bir günde öldürüldü."Mehr als 1.500 jüdische Familien, rund 4.000 Personen, werden ermordet.
Mart 1950'deki göç yasasından bu yılın sonuna kadar 60,000 Yahudi Irak'tan ayrılmak için kayıt oldu.Vom Erlass des Emigrationsgesetzes im März 1950 bis zum Jahresende verließen 60.000 Juden den Irak.
Türkiye Cumhuriyeti'nde Yahudiler.Juden in der Bundesrepublik.
Ermenistan'daki Yahudilerin tarihi 2000 yıl öncesine dayanır.Die Wurzeln des Judentums in Armenien reichen fast 2000 Jahre zurück.
Bunlar eski Sovyetler Birliği'nden gelen Yahudi göçmenlerdir.Sie waren jüdische Immigranten aus der Sowjetunion.
Şimdi Yahudi soykırımı efsanesini Allah'tan, dinden ve peygamberlerden daha üstün tutuyorlar."Eine Gruppe seiner Anhänger lehrte, Dschaʿfar sei Gott und Abū l-Chattāb sein Prophet und Gesandter.
1 Ağustos 2007'de, 500 yıldan sonra ilk defa Karay Yahudiliğine geçildiği Karaylar tarafından bildirilmiştir.Am 1. August 2007 nahmen Karäer seit 500 Jahren erstmals Konvertiten in ihre Reihen auf.
Yahudi cemaatlerine kayıtlı 77.100 kişi bulunmaktadır.Jüdischen Gemeinden gehörten 77.100 Mitglieder an.
Bugün Kosova'da çok az Yahudi vardır.Heute leben in Ägypten nur noch sehr wenige Juden.
Yahudilerin katli ancak zorla din değiştirmeleri sayesinde önlenebilmiştir.Die Freude ist nur ein schwacher Schatten, außer wenn sie mit Leiden abwechselt.
Berlin Yahudi Müzesi web sitesi.Jüdisches Museum Berlin.
Kovulan Yahudilerin bu tarihten ne kadar sonra bu dili konuşmayı bıraktıkları bilinmemektedir.Es gibt keine Informationen, wann nach diesem Datum die Juden diese Sprache aufgaben.
Böylece şehrin Yahudi nüfusu çoğunluk olarak artacaktı.Infolgedessen wurden viele armenische Städte mehrheitlich jüdisch.
Dini aktivitelerin yasaklandığı bu dönemde Yahudi nüfusu 200-300 arasıydı.Für die Nachkriegszeit wird eine jüdische Bevölkerung von 200 bis 300 Personen angegeben.
Yahudi olmayan kadınlara yönelik bir lekeleme amacı taşır.Er galt nur für nichtjüdische Frauen.
Ülkede bugün 20 ila 40 arası Yahudi kalmıştır.In der Schweiz leben heute etwa 18.000 bis 20.000 Juden.
Bunun dışında Yahudilerle ilgili ?Aber was soll mit den Juden geschehen?
Hulaulánın kelime anlamı Yahudidir.Was es heißt, Jude zu sein.
Ortodoks Yahudiliktir.Jüdischer Witz.
Bakanlarının ve danışmanlarının önemli bir kısmı Yahudilerden oluşuyordu.Zu ihrem großen Freundes- und Bekanntenkreis gehörten viele Juden.
Aralık 2006'da Küba Yahudileri cemaatlerinin 100. kuruluş yıldönümünü kutlamıştır.Im Februar 1993 feierten die südafrikanischen Gemeinden ihr hundertjähriges Jubiläum.
İsrâiliyat: Yahudi mitolojisini İslâm'a aktaran hikâyelere verilen isimdir.Russland: Kirche will Referendum über Homosexualität.
Hoşana (הושענה), Yahudilik ve Hristiyanlıkta ilâhilerde, âyinlerde kullanılan bir kelimedir.Yusuf al-Qaradawi: Erlaubtes und Verbotenes im Islam.
Yom Kippur ("Kefaret Günü"), Yahudi yılının en kutsal günüdür.Jom Kippur ist bis heute der höchste jüdische Feiertag.
Yaklaşık altı ay içinde tüm Litvanyalı Yahudilerin yaklaşık % 80'i öldürüldü.In einem halben Jahr sind auf diese Weise sämtliche 8000 Juden umgebracht worden.
İki Yahudi kabilesi kovuldu biri de yok edildi.Zwei Stämme sind verkohlt und wurden abgeworfen.
Asimile olmuş bir Yahudi ailesinden gelmektedir.Er stammte aus einer assimilierten jüdischen Familie.
Sur'da 1071 yılında Yahudi Akademisi kuruldu.In Tyros wurden im Jahr 1071 Akademien gegründet.
Yahudi bayramları arasında en çok kutlanan bayramlardan biridir.Dieser Tag stellt einen der wichtigsten jüdischen Feiertage dar.
1 Nisan 1933’te Yahudi işyerlerine karşı boykot düzenlendi.Am 1. April 1933 begann der Boykott jüdischer Geschäfte.
II. Dünya Savaşı sırasında birçok Yahudiye Türk pasaportu vererek hayatlarını kurtardı.Während des Zweiten Weltkriegs rettete sie zahlreichen Juden das Leben.
Yahudilerin çoğu tarımla veye ticaretle uğraştı.Die jüdischen Familien lebten überwiegend vom Handel.
Allahdad olayı Kim Yahudidir?Was ist mit dem Gelübde Gott gegenüber?
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Er hat jüdische Vorfahren, ist jedoch ein Atheist.
Böylece Ermenistan'da bir Yahudi cemaati kurulmuş oldu.Es wurde eine arabische Zitadelle errichtet.
Bununla birlikte Yahudi olmayan nüfusun nüfus artış oranı da yüksek rakama sahiptir.Palästinensische Quellen beziffern die Zahl der Nichtjuden jedoch weit höher.
1936'da nüfusu 16 bin olan Ortaköy'de 700 Yahudi ailesinin yaşadığı bilinmektedir.1936 lebten etwa 700 jüdische Familien in Ortaköy.
Bununla birlikte öğrencisi olan ailelerin bir kısmı ilçeye yahut yakın şehirlere taşınmaktadır.Manchmal findet man einzelne Gruppen auch im Rang einer Unterfamilie (-inae) oder einer Subtribus (-ina).
Perlman, Yahudi bir aile içinde doğdu.Pjatnizki wurde in einer jüdischen Familie geboren.
Saz Şairi (alçı), Yahudi (alçı, kabartma), Sultan Abdülaziz'in büstü (alçı) önemli çalışmalarıdır.Jizchok Löwy (Rabbiner): Geschichte der Juden in Tuschkau-Kosulup.
Yahudi oldukları için sarı yıldız takmak zorundaydı.Unter anderem machte er es zur Pflicht, dass Juden einen Gelben Fleck tragen mussten.
İki Yahudi çocuğunu evlerine götürdüler .Zwei jüdische Bürger wurden in seiner Wohnung verhaftet.
Bu hadise, Yahudi tarihinde Babil Sürgünü olarak anılır.Der Titel wurde in Anlehnung an das babylonische Exil in der jüdischen Geschichte gewählt.
Yahudi Malayalamı bilinen tek Dravid Yahudi dilidir.Judäo-Malayalam ist die einzige bekannte dravidische jüdische Sprache.
Reformist Yahudilik inancıyla yetiştirildi.Sie wurden Jüdischen Glaubens erzogen.
Bir başka ilginç olay ise Adiabene kralının Yahudiliğe geçmesidir.Noch bemerkenswerter erscheint die Konversion des Königs von Adiabene zum Judentum.
Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler Kimsin Jak Samanon?Was machen die Juden in Alaska, Mr. Chabon?
Alman yahudisidir.Mein Leben als deutscher Jude.
Bu kurallar Ortodoks ve Muhafazakar Yahudilik'te uygulanır.Dieser Standard gilt im konservativen und im orthodoxen Judentum.
Ribozomlar tek yahut gruplar halinde bulunurlar.Sie wachsen dicht gedrängt oder gebündelt in Gruppen.
(Baba tarafından dedesi Yahudi'dir.)Ihr Urgroßvater (Vater ihrer Großmutter): Joh.
Yahudi Ansiklopedisi.Jüdische anthropologische Typen.
Alman-Rus yahudi bir ailenin çocuğudur.1939'da ABD'ye gelmişlerdir.Der Vater, Sohn jüdisch-ukrainischer Immigranten, kam 1914 in die Vereinigten Staaten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod