Ana içeriğe geç
Sözlük

yahu ile cümle

yahu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Derken bütün kuvvetiyle dönmüştü de ya büyücü demişti, yahut da deli.But he turned to his counsellors, and said: "He is a magician or lunatic."
Böylece onlardan önce de hiçbir peygamber gelmedi ki ona büyücü, yahut da deli demesinler.Even thus no apostle came to those before them but they said: "He is a sorcerer or a mad man."
İki yay kadar kaldı araları, yahut daha da yakın.Until a space of two bow (arcs) or even less remained,
Ve eğer derler, duysaydık, yahut akıl etseydik yakıp kavuran cehennem ehli olmazdık.They will say: "If we had listened and been wise, we would not have been among the inmates of Hell."
Gece yarısında, yahut ondan biraz da sonra.A half of it or a little less
Yahut biraz önce ve oku Kur'an'ı, harfleri sayılırcasına, tanetane ve yavaşyavaş.Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
Artık sabret Rabbinin hükmüne ve uyma, onlardan suçlu, yahut nankör olana.So wait for your Lord's command, and do not follow any sinner or disbeliever among them.
Özürle suçu yok etmek hususunda olsun, yahut korkutma hususuna ait bulunsun.To end all argument or to warn.
Yahut da öğüt alacaktır da ondan faydalanacaktır.Or be admonished, and the admonition profit him?
Yahut açlık, kıtlık gününde doyurmak.Or to feed in times of famine
Yahut yerlere döşenmiş bir yoksulu.Or the poor in distress;
Yahut da çekinmeyi emrederse.Or had enjoined piety, (it would have been better)?
Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konuşsaydı yahut bize bir mucize gelseydi ya!..."But those who are ignorant say: "Why does God not speak or show us a sign?"
Sen onların öz milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmaz.The Jews and Christians will never be pleased with you until you follow their way.
"Yahudi yahut Hıristiyan olun ki doğruya kılavuzlanasınız." dediler.They say: "Become Jews or become Christians, and find the right way."
Unutur yahut hata edersek bizi hesaba çekme. Ey Rabbimiz!Punish us not, O Lord, if we fail to remember or lapse into error.
Şimdi o ölse yahut öldürülse ökçeleriniz üzerine gerisin geri mi döneceksiniz!Will you turn back and go away in haste?
Ölür yahut öldürülürseniz elbette ki Allah'a götürüleceksiniz.And if you die or are killed, even so it is to God that you will return.
Onlara, güven yahut korkuya ilişkin bir haber ulaştığında onu hemen yaydılar.And when any tidings of peace or war come to them they spread the news around.
Bir selam ile selamlandığınızda, onun daha güzeliyle yahut aynısıyla karşılık verin.When you are greeted with a greeting, then greet with one fairer, or repeat the same greeting.
Yahudileri ve Hıristiyanları gönül dostları edinmeyin. Onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır.O believers, do not hold Jews and Christians as your allies.
Yahudiler dediler ki: "Allah'ın eli bağlıdır."The Jews say: "Bound are the hands of God."
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim vardır?And who is more wicked than he who invents lies about God or denies His revelations?
Yahudiler: "Uzeyr, Allah'ın oğludur." dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih, Allah'ın oğludur." dediler.The Jews say: "Ezra is the son of God;" the Christians say: "Christ is the son of God."
Yalan düzerek Allah'a iftira eden yahut onun ayetlerini yalanlayan kişiden daha zalim kim var?Who is more unjust than he who imputes lies to God or denies His revelations?
Dedi: "Ah, size karşı koyacak bir gücüm olsaydı yahut sağlam bir kaleye sığınabilseydim.""I wish I had the power to resist you," said (Lot), "or powerful support."
De ki: "Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu?Or, darkness and light be the same?
Yahut dönüp dolaşmaları sırasında kendilerini yakalamayacağından... Onlar buna engel de olamazlar.Or that He will not seize them as they move about, and they will not be able to elude (His grasp);
Sana anlattıklarımızı daha önce, Yahudilere haram kılmıştık.We have already told you what We have forbidden the Jews.
Dediler: "Bir gün yahut günün bir parçası kadar."They said: "A day or less than a day."
Yahut suyu dibe çekilir de bir daha onu isteyemezsin bile."Or else of a morning its water may sink underground, and you will not find a trace of it."
Onlardan herhangi birini hissediyor musun, yahut onların bir iniltisini duyuyor musun?Do you see any sign of them, or hear the least whisper of them?
Olabilir ki, ondan size bir kor parçası getiririm, yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum."I may haply be able to bring an ember from it, or find direction by the fire."
"Ona yumuşak ve tatlı bir sözle hitap edin; belki öğüt alır, yahut ürperir."Speak to him gently. He may possibly take heed or may come to have fear."
Dediler: "Ey Mûsa, ya hünerini ortaya at yahut da ilk hüner sergileyen biz olacağız."They said: "Either you cast (your spell), O Moses, or we shall cast it first."
Derler: "Bir gün yahut günün bir kısmı kadar; sayanlara sor."They will say: "A day or less than a day. Ask the enumerators of numbers."
"Size yarar sağlıyor yahut zarar veriyorlar mı?"Or do they benefit you, or do you harm?"
Ondan size bir haber getireceğim, yahut parlak bir kor getireceğim ki ateş yakıp ısınabilesiniz."I shall bring you news from it, or bring an ember that you may warm yourselves."
Öldürmeyin onu, bize yararı olabilir, yahut onu çocuk ediniriz."He may well be of some advantage to us, or we may adopt him as a son."
O halde biz yahut siz ya tam hidayet üzerindeyiz yahut açık bir sapıklık içinde."Surely either you or we are on guidance, or are lost in clear error."
Onu yüzbin kişiye yahut daha fazla olanlara elçi olarak gönderdik.We sent him to a hundred thousand men or more,
Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana kılavuzluk etseydi elbette ben de korunanlardan olurdum."Or say: "If only God had guided me I would have been a man of fear and piety;"
Çünkü onun, dininizi değiştirmesinden yahut yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum."I fear that he will change your faith and spread corruption in the land."
Yahut onları, içindekilerin kazançları yüzünden mahveder. Ama birçoğunu affediyor;Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
Yahut onları erkekler ve dişiler halinde çift verir. Dilediğini de kısır yapar.On some He bestows both sons and daughters, and some He leaves issueless.
Yahut da onlara yönelttiğimiz tehdidi sana gösteririz.Or show you some of what We have promised them.
Yahut da şöyle diyorlar: "Uyduruyor onu!"Do they say: "He has fabricated it?"
Ya onlarla çarpışırsınız, yahut onlar Müslüman olurlar.You will fight them till they surrender.
Bir ticaret yahut oyun-eğlence görür görmez, dağılıp ona yöneldiler de seni ayaküstü bıraktılar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt!A half of it or a little less
Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.
Sizden, öne geçmek yahut arkaya kalmak/erken davranmak yahut gecikmek isteyen için.Whoever of you desires to progress or lag behind.
Özür yahut uyarı için,To end all argument or to warn.
Yemin olsun, boşlukta yahut suda yüzüp gidenlere,And those who glide swimmingly,
Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,Or to feed in times of famine
Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu.Or the poor in distress;
Dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır.The Jews and Christians will never be pleased with you until you follow their way.
"Bir gün yahut daha az" dedi."A day or less than a day," he replied.
Ey iman edenler! Tedbirinizi alın; bölük bölük savaşa çıkın, yahut (gerektiğinde) topyekün savaşın.O believers, take precautions, and advance in detachments, or go all together in a body.
Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod