Alevi söndürün ve üzerine su dökün yada soğumaya bırakın, piston aşağı hareket etsin.أبعدها عن اللهب واسكب الماء عليه، أو دعه يبرد، يتحرك المكبس للأسفل
Alevi söndürün ve üzerine su dökün yada soğumaya bırakın, piston aşağı hareket etsin.これが熱エンジンです
Almanya sonraki 60 yada 70 yıl içinde birdaha birleşemeyecekti.70년 동안 통일 하지 못 합니다.
Almanya sonraki 60 yada 70 yıl içinde birdaha birleşemeyecekti.A tohle je poprvé -- už se dostáváme pointě,
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.병을 가진 사람의 피부 생체 시료를 사용해 실험했습니다. 영국에선 ALS라고 불리는 근위축성 경화증 환자의 세포를 떼어내어
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.ALS, of bewegingszenuwcel-ziekte.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.Así que unos meses más tarde, en 2008, uno de nuestros científicos realizó esta investigación.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.Er entnahm Hautgewebe von Menschen, die an ALS litten -- einer degenerativen Nervenerkrankung.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.Ông lấy da sinh thiết, từ những người mang bệnh, ALS, hay như cách các bạn gọi nó ở Anh, bệnh nơron vận động
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.Recolheu biópsias de pele, desta vez, de pessoas que tinham uma doença, ELA (esclerose lateral amiotrófica).
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.מאנשים שהיו חולים ב-ALS (ניוון שרירים), או איך שקוראים לה בבריטניה, מחלת העצבים המוטוריים.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.لأشخاص لديهم مرض العصبون الحركي كما يسمى في المملكة المتحدة.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.運動神経細胞の病気の患者からです その試料から先ほどお話しした iPS細胞を作りました
Aluminyumu, daha cok begeniyorum. Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.Hliník má atomovou hmotnost. kolem 26,98.
Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.알루미늄은 원자량이 혹은 가중 평균이 26.98입니다.
Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.Aluminio tiene el peso atómico o el media ponderada es 26.98.
Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.Aluminium hat eine Atommasse oder Durchschnittsmasse von 26,98.
Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.Glin ma średnią masę atomową równą 26.98.
Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.Το αργίλιο έχει ατομικό βάρος 26,98
Aluminyumun atomik kutlesi yada kutle ortalamasi 26.98 dir.Алюміній має атомну масу або середню вагу є 26.98.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Aber ich wollte ihn nicht durch die Isolation von Menschen erreichen, ohne Ohrenschützer oder so etwas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Dar nu am vrut să-l fac să izoleze oamenii, fără căşti sau lucruri asemănătoare.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.하지만 사람들을 소음과 떨어뜨려 놓거나 귀마개나 그런 비슷한 걸 만들고 싶지는 않았습니다.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Mais je n'ai pas voulu qu'il le fasse en isolant les gens, avec des cache-oreilles ou ce genre de choses.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Ma non ho voluto farlo isolando le persone, con dei paraorecchie o cose simili
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Nie chiałem jednak osiągnąc tego poprzez izolację, bez użycia nauszników i tego typu rzeczy.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Pero no quise hacerlo para aislar a las personas, sin EMF (campos electromagnéticos) o ese tipo de cosas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Αλλά δεν ήθελα να το κάνω απομονώνοντας τους ανθρώπους ή με ωτοασπίδες ή παρόμοια πράγματα.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но искам да го направя без изолиране на хората, без слушалки и такива неща.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но мне не хотелось добиваться этого, изолируя людей, мне не нравятся затычки для ушей и тому подобное.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.אבל לא רציתי לעשות זאת ע"י בידוד אנשים, ללא מחממי אוזניים או סוג כזה של דברים.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.لكني لم أرد أن أصنعه بأن أعزل الأشخاص ، بدون سدادات الأذن وما شابهها.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.耳をヘッドフォンで覆ったり 複雑な技術を使うのではなく 複雑な技術を使うのではなく
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Aber das ist nur der leichte Teil, oder sollte es sein.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Dar asta e doar partea cea mai uşoară sau ar trebui să fie.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Dat is slechts het makkelijke deel- of zou het moeten zijn.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.하지만 그건 쉬운 부분이죠. 혹은 쉬운 부분이어야만 하지요.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Mais c'est la partie la plus facile et elle a lieu d'être.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Mas essa é a parte fácil, ou deveria ser.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Mutta se on vasta helpoin osuus, tai ainakin sen pitäisi olla.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Pero eso es sólo la parte fácil, o debería serlo.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Questa però è la parte semplice, o almeno dovrebbe.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.To i tak dopiero ta łatwa część, lub powinna taką być.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Και είναι κάτι εύκολο ή θα έπρεπε να είναι.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Но това е само лесната част, или поне би трябвало да бъде.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.Но это совсем не сложно, по крайней мере, не должно быть.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.אבל זה הדבר הקל או המתחייב.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.لكن هذا ليس سوى الجزء السهل ، أو ينبغي أن يكون.
Ama bu sadece işin kolay kısmı, yada öyle olmalı.でもアフリカのための平等となると
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...- Ale stejnì. Tak, je tu nìkdo zvláštní, nebo si jen...
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...-Ampak vseeno so te. Gre za koga posebnega ali pa si samo...
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...- Dar totuşi. Deci, e cineva special, sau doar...
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...- Maar... Is er iemand speciaal of was u slechts...
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...- Nhưng vẫn còn. Vì vậy, có ai đó đặc biệt, hoặc là bạn chỉ cần...
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...- Pero aun así. ?EIla es alguien especial o simplemente estabas...? !
Ama hala. senin özel biri var mı, yada var mıydı...- Αλλά και πάλι. Είναι κάποια ξεχωριστή ή απλά...
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale predbežné zákroky a preventívne princípy sa nemôžu vyhnúť problémom, ktoré sme ešte nepredvídali.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale žádná opatření, a žádný princip prevence nezabrání problémům, které ještě neumíme předvídat.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale żadne środki ostrożności ani zapobiegawcze nie pozwolą uniknąć problemów, których jeszcze nie znamy.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.De semmilyen elővigyázat és semmilyen megelőző elv, nem képes elkerülni még előre nem látható problémákat.