Ana içeriğe geç
Sözlük

yada ile cümle

yada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Con trai của Ô-nam là Sa-mai và Gia-đa. Con trai của Sa-mai, là Na-đáp và A-bi-su.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Con_trai của Ô - nam là Sa-mai và Gia-đa . Con_trai của Sa-mai , là Na-đáp và A-bi-su .
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Fiii lui Onam au fost: Şamai şi Iada. Fiii lui Şamai: Nadab şi Abişur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.I figli di Onam furono Sammài e Iada. Figli di Sammài: Nadàb e Abisùr
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.In sinova Onamova sta bila: Šamaj in Jada; in sinova Šamajeva: Nadab in Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Ja Oonamin pojat olivat Sammai ja Jaada; ja Sammain pojat olivat Naadab ja Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.오남의 아들들은 삼매와 야다요 삼매의 아들은 나답과 아비술이며
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Les fils d`Onam furent: Schammaï et Jada. Fils de Schammaï: Nadab et Abischur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Los hijos de Onam fueron Samai y Jada. Los hijos de Samai fueron Nadab y Abisur
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Og Onams sønner var Sammai og Jada. Og Sammais sønner var Nadab og Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Onám fiai voltak: Sammai és Jáda; és Sammai fiai: Nádáb és Abisúr.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Onams söner voro Sammai och Jada; och Sammais söner voro Nadab och Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Onams Sønner: Sjammaj og Jada. Sjammajs Sønner: Nadab og Abisjur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Onams zonen waren Sammai en Jada. Sammai's zonen waren Nadab en Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Os filhos de Onã, foram: Samai e Jada; e os filhos de Samai: Nadabe e Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Též synové Onamovi byli: Sammai a Jáda. A synové Sammai: Nádab a Abisur.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Και οι υιοι του Ωναμ ησαν Σαμμαι και Ιαδαε. Και οι υιοι του Σαμμαι, Ναδαβ και Αβισουρ.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.И синовете на Анама бяха: Самай и Ядай; а синовете на Самая: Надав и Ависур.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.Сыновья Онама были: Шаммай и Иада. Сыновья Шаммая: Надав и Авишур.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.ויהיו בני אונם שמי וידע ובני שמי נדב ואבישור׃
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.وكان ابنا اونام شمّاي وياداع. وابنا شمّاي ناداب وابيشور.
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.阿 南 的 兒 子 是 沙 買 、 雅 大 。 沙 買 的 兒 子 是 拿 答 、 亞 比 述
Onamın oğulları: Şammay, Yada. Şammayın oğulları: Nadav, Avişur.阿南 的 兒子 是 沙買 、 雅大 。 沙買 的 兒子 是 拿答 、 亞比述
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Están trabajando, o no son parte del hogar.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Estão a trabalhar, ou não fazem parte da família.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Họ đang làm việc, hoặc họ không phải là một phần của gia đình.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Ils travaillent, ou ils ne font pas partie de la maison.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.어머니들은 일도 합니다. 그렇지 않으면 그들은 가족의 일원이 될 수 없습니다.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.O stanno lavorando, o non sono proprio parte della casa.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Sie arbeiten oder sind nicht Teil des Haushalts.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Sunt la muncă, sau nu fac parte din gospodărie.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Ze werken of ze maken geen deel uit van het huishouden.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Они либо на работе, либо не являются частью семьи.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.Те работят, или не са част от домакинството.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.הם עובדים, או שהם לא נוטלים חלק בניהול משק הבית.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.إما يعملون، او قد لا يكونون جزئا من العائلة في الأساس.
Onlar çalışıyor yada ev işleriyle ilgili değillerdir.マザーズ2マザーズは
Ön tarafta kemer gibi bir çıkıntıları olan kabuklarıyla bir İspanyol semerine yada Galapago'ya benzerlerAu carapacea cu un arc curbat în faţă, care arata exact ca o şa spaniolă, sau " galapago " .
Ön tarafta kemer gibi bir çıkıntıları olan kabuklarıyla bir İspanyol semerine yada Galapago'ya benzerlerMají výrazně zakřivený krunýř, připomínající Španělské sedlo. "Galápago".
Ön tarafta kemer gibi bir çıkıntıları olan kabuklarıyla bir İspanyol semerine yada Galapago'ya benzerler'Εχουν καβούκια με καμάρα μπροστά, σαν σπανιόλικη σέλα, " γκαλάπαγκο " .
Ön tarafta kemer gibi bir çıkıntıları olan kabuklarıyla bir İspanyol semerine yada Galapago'ya benzerlerСовершенно иначе выглядит их панцирь напоминающий традиционное испанское седло "Галапаго".
Ön tarafta kemer gibi bir çıkıntıları olan kabuklarıyla bir İspanyol semerine yada Galapago'ya benzerler.וכאן הצבים נראים שונה מאוד יש להם שריון שבחזיתו קשת מקומרת הנראית בדיוק כמו אוכף ספרדי .או בספרדית- גאלאפאגו
Ön tarafta kemer gibi bir çıkıntıları olan kabuklarıyla bir İspanyol semerine yada Galapago'ya benzerlerعندهم الأصداف مع قوس مقوّس في الجبهة الذي يشبه تماما سرج إسباني أو غالاباغوس
Onun anlamı neydi yada onu hissetmek, bir tür sezgisel farkındalık ki bende oraya doğru gitmek istiyordum.느껴졌습니다 내가 말할 수 있는 그것의 의미, 느낌은 내가 가고자 하는 방향을 제시하는
Onun sürati yada hızının büyüklüğü sabit olmasına rağmen hızın yönünün değiştiğini biliyoruz.אפילו אם גודל המהירות שלו קבועה, אנו יודעים שכוון המהירות משתנה בצורה רציפה.
Onun sürati yada hızının büyüklüğü sabit olmasına rağmen hızın yönünün değiştiğini biliyoruz.على الرغم من ان سرعتها قد تكون ثابتة , او مقدار سرعتها قد تكون ثابتة ونحن نعلم أن اتجاه السرعة تتغير في ثبات
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Ich würde nicht einen Song darüber schreiben, dass sie eine Göttin ist und so.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Nechtěl jsem psát o tom, jak je božská a podobně.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Δεν θα ήθελα να γράψω ένα τραγούδι για να την παρουσιάσω σαν θεά.
Onun tanrıça yada bu tarz şeyler olduğu şarkılar yazamazdım.Я бы не стал писать о том, что она богиня и всё такое.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.예를 들어 당시 91퍼센트의 미국인들은 농장이나 조그마한 마을에서 살았습니다
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Ad esempio, a quel tempo, il 91 percento dell'America abitava o nelle fattorie o in piccoli paesi.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.De exemplu, în acea perioadă, 91% din populația Americii trăia în ferme sau mici orașe.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Par exemple, à cette époque, 91 pour cent des américains vivaient dans des fermes ou des petites villes.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Por ejemplo, en ese momento, el 91% de los estadounidenses vivía en granjas o pueblos pequeños.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.W tamtych czasach 91% Amerykanów mieszkało na farmach lub w małych miejscowościach.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Zum Beispiel, ca. 91% der Amerikaner zur damaligen Zeit lebten entweder auf Farmen oder in kleinen Städten.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Για παράδειγμα, εκείνη την εποχή, 91 τοις εκατό της Αμερικής ζούσε είτε σε αγροκτήματα είτε σε μικρές πόλεις.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Например, в онова време 91 процента от хората в Америка живеели или във ферми, или в малки градове.
Örneğin, O zaman Amerikanın yüzde 91'i.... ...çifliklerde yada küçük kasabalarında yaşıyordu.Например, в то время 91% американцев жили либо на фермах, либо в посёлках.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod