yada ile cümle

yada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu.Zistiť čo mám rada, alebo v čom som dobrá.
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu.Να ανακαλύψω τι μ'αρέσει ή κάτι στο οποίο να'μαι καλή.
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu.Выясню, что мне нравится, найду то, в чем буду хороша.
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu.Мога да разбера какво харесвам или в какво съм добра.
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu..למצוא במה אני מתעניינת, או במה אני טובה
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu..إيجاد ما أحبه أو إيجاد ما أنا جيدةٌ فيه
Neleri sevdiğimi yada nelerde iyi olduğumu.好きなことがあるかどうか どうやってわかる?
Neyi duzeltir yada neyi tamamen farkl? yapard?n?Co bys opravil, nebo co bys udělal jinak?
Neyi duzeltir yada neyi tamamen farkl? yapard?n?Was würdest du korrigieren oder anders machen?
Neyi duzeltir yada neyi tamamen farkl? yapard?n?Τι θα διόρθωνες, τι θα έκανες διαφορετικά;
Neyi duzeltir yada neyi tamamen farkl? yapard?n?Что бы вы исправили или сделали бы по-другому?
Niçin ne zaman istersek yada niçin şimdi yapamıyoruz?De ce nu putem s-o facem de fiecare dată când avem chef?
Niçin ne zaman istersek yada niçin şimdi yapamıyoruz?Proè to nemùžeme dìlat když se mán chce?
Niçin ne zaman istersek yada niçin şimdi yapamıyoruz?Tại sao chúng ta không thể chỉ làm điều đó bất cứ khi nào chúng tôi cảm thấy thích không?
Niçin ne zaman istersek yada niçin şimdi yapamıyoruz?Waarom kunnen wij het niet doen als we er zin in hebben?
Niçin ne zaman istersek yada niçin şimdi yapamıyoruz?Zakaj ne more biti takrat ko se nam zahoče?
Niçin ne zaman istersek yada niçin şimdi yapamıyoruz?Γιατί να μην το κάνουμε όποτε το θέλουμε;
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""De ce?" Şi spuneau, "Oh, pare atât de natural," sau, "E drăguţ."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Het is aangenaam." Ik dacht: dat is niet voldoende.
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Hm, je to takové přirozené." nebo "je to příjemné."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Hvorfor?" Og de svarede, "Det føles så naturligt", eller, "Det er rart."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""왜요?" 라고 되물으면, 그들은 "아, 아주 자연스러운 느낌이라서요." 또는 "멋지잖아요." 이렇게 대답합니다.
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Mengapa?" lalu mereka berkata "Oh, rasanya sangat alami." atau, "Terlihat bagus."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Miért?" És ők azt mondták, "Ó, olyan természetesnek hat," vagy "Kellemes."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Oh, parece muy natural", o, "Es lindo".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Perché?" e rispondevano "Oh, sembra così naturale" oppure "E' bella."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Porque parece natural," ou "É agradável."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Pourquoi?" Et ils disaient, "Ça semble si naturel." ou "C'est agréable."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""To takie naturalne", albo "To jest fajne".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Vì sao?" Và họ đã trả lời, "Vì nó làm cho tôi cảm thấy tự nhiên," hay, "Nó rất dễ chịu."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Weshalb?" Und sie sagten, "Oh, es fühlt sich so natürlich an," oder, "es ist angenehm".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Γιατί;" Και απαντούσαν, "Έχει μια φυσική αίσθηση," ή, "Είναι ωραίο."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Защо?" И те казваха, "О, усещането е толкова истинско," или, "Приятно е."
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş."- "Чому?" й мені відказували - "Ооо, це відчувається так природньо", чи - "Це файно".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""Это так естественно". или "Это приятно".
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş.""למה?" והם היו עונים "הא, זה מרגיש לי טבעי" או "זה נעים"
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş."" لماذا ؟ " و تكون الاجابة عادة " إنها تبدو طبيعية " أو " أمرٌ جميل "
"Niçin?" Ve onlar da, "Bu çok doğal geldi," demişlerdir. yada, "Çok hoş."または「いい感じだから」 私はこれでは充分でないと考えました
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Biasanya, tidak ada cara untuk mengetahui seberapa fokus atau santainya saya secara nyata.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Bình thường thì tôi sẽ không có cách nào biết được mức độ tập trung hoặc thư giãn của mình.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Di solito, non c'è modo di sapere quanto sono concentrata o rilassata in nessuna maniera tangibile.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.D'ordinaire, je n'ai aucun moyen de connaître mon degré de relaxation, ou de concentration, de façon palpable.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Gewöhnlich würde ich nicht konkret wissen, wie konzentriert oder entspannt ich bin.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.În mod normal, nu aş avea cum să ştiu cât de atentă sau relaxată sunt într-un mod tangibil.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.평상시에, 저는 제가 얼마나 집중하고 있거나 안정되어 있는 지 가시적으로 알 길이 없었습니다
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Normaal zou ik niet weten hoe gefocust of ontspannen ik ben op geen enkele tastbare manier.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Obvykle nemám možnost zjistit, jak jsem soustředěná či uvolněná, libovolným hmatatelným způsobem.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Por lo general no tenemos forma de saber cuán concentrados o relajados estamos de manera tangible.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Tavallisesti en voi saada tietoa esimerkiksi keskittymisestäni millään kouriintuntuvalla tavalla.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Κανονικά, δε θα είχα κανένα τρόπο να γνωρίζω πόσο συγκεντρωμένη ή χαλαρωμένη ήμουν με οποιονδήποτε απτό τρόπο.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.Обикновено не бих имала представа колко съм концентрирана или отпусната, по някакъв конкретен начин.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.באופן רגיל, לא היה לי מושג כמה אני מרוכזת או רגועה אני בדרך מוחשית.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.في العادة، لا يوجد هناك طريقة لمعرفة مدى استرخائي وتركيزي بأي طريقة ملموسة.
Normal olarak, ne kadar odaklı olduğumu yada ne kadar rahat olduğumu somut bir şekilde bilemem.具体的に知る方法はありませんでした 私たちは自分自身の感情を
O hoşlansın yada hoşlanmasın Oh Ha Ni onun peşinden gitmeye dünden razı.Det är Oh Ha Ni som lyckligt går efter honom vare sig han springer iväg eller inte tycker om det.
O hoşlansın yada hoşlanmasın Oh Ha Ni onun peşinden gitmeye dünden razı.Đó là Oh Ha Ni vui vẻ theo đuổi người mình thích cho dù anh ta chạy trốn hay không thích đi nữa.
O hoşlansın yada hoşlanmasın Oh Ha Ni onun peşinden gitmeye dünden razı.Es ist Oh Ha Ni,die ihm selbst dann freudig nachläuft, wenn er abhaut oder es nicht mag.
O hoşlansın yada hoşlanmasın Oh Ha Ni onun peşinden gitmeye dünden razı.Este Oh Ha Ni cea care merge dupa el chiar daca fuge sau nu-i place.
O hoşlansın yada hoşlanmasın Oh Ha Ni onun peşinden gitmeye dünden razı.E' tipico di Oh Ha Ni andargli dietro sia che scappa o che non gli piaccia.
O hoşlansın yada hoşlanmasın Oh Ha Ni onun peşinden gitmeye dünden razı.Het is Oh Ha Ni die met vreugde achter hem aan gaat of hij nu wegrent of het niet leuk vindt.

İlgili Sayfalar