yada ile cümle
yada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kabul edilmeyen isim yada tanımlayıcı.Неочаквано име или идентификатор.
Kabul edilmeyen isim yada tanımlayıcı.Неочікувана назва або ідентифікатор.
Kabul edilmeyen isim yada tanımlayıcı.Ошибка в имени или идентификаторе.
Kabul edilmeyen isim yada tanımlayıcı.اسم أو مُعرِف غير متوقع.
Kabul edilmeyen isim yada tanımlayıcı.名前または識別子が予想外です。
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.E le donne non dovrebbero spendere quattro ore al giorno per cercarla, o vedere i propri figli morire.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Iar nicio femeie nu ar trebui să petreacă 4 ore pe zi căutând apă, sau vazându-și copiii cum mor.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.여성이 물을 구하기 위해 네시간씩을 기다려서는 안됩니다 그렇지 않으면 아이들이 죽어가는 것을 보면서 말입니다
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Kobiety nie powinny szukać jej całymi dniami patrzeć, jak dzieci umierają.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Y las mujeres no tendrían que pasarse cuatro horas al día yendo a buscarla o viendo cómo mueren sus hijos.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Και γυναίκες δεν θα έπρεπε να περνούν ώρες για να το ψάχνουν, ή να βλέπουν τα παιδιά να πεθαίνουν.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.Женщины не должны проводить по четыре часа в день в её поисках или смотреть, как умирают их дети.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.И жените не трябва да прекарват по четири часа на ден в търсенето й, или да гледат децата им да умират.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.סיבת המוות הראשונה בקרב אנשים בכוכב הלכת הזה היא מים מזוהמים. תלוי במספרים של מי אתם מאמינים,
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.ولا ينبغي للنساء قضاء أربع ساعات يوميا في البحث عنه، أو مشاهدة أطفالهم يموتون.
Kadınlar zamanlarını ya suyun peşinde... ...yada çocuklarının ölümünü izlemek için harcıyorlar.子供が死ぬのを見せてはいけません 我々はこれと真空圧縮蒸留器の 組み合わせに成功しました
(Kahkahalar) Yada hatta "Fransız."(Râsete)
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Damn nó, Roxanne, bật mà ánh sáng đỏ, hoặc Silver Hammer của Maxwell sẽ đến đập xuống đầu bạn.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.La naiba, Roxanne, aprinde lumina aia roşie, sau Ciocanul Argintiu al lui Maxwell îţi va zdrobi căpăţâna.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Maldición, Roxanne, enciende esa luz roja... o el Martillo Plateado de Maxwell te partirá la cabeza.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Prekleto Roxanne, prižgi to rdečo luč, ali pa bo prišel Maxwell Srebrno Kladivo razbiti tvojo betico.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Sakra, Roxanne, rozsvi to svìtlo, nebo ti Maxwellovo støíbrný kladivo rozmlátí tvou hlavu.
Kahretsin, Roxanne, bu kırmızı ışıkta geçtin, yada Maxwellin gümüş hammer şiddetli birşeyi kafasına gelicekti.Vervloek hem, Roxanne, aanzetten het rode licht, Of de Zilveren Hamer van Maxwell zal botsen op uw hoofd.
Karışımın toplam miktarını yazayım yada toplam hacmi yazsam daha iyi olur. .Det er så meget af opløsningen, vi har. .
Karışımın toplam miktarını yazayım yada toplam hacmi yazsam daha iyi olur. .용액의 총량을 적어보도록 하지요 아니면 용액의 총 부피라고 해야할까요?
Karışımın toplam miktarını yazayım yada toplam hacmi yazsam daha iyi olur. .Napíšu celkový počet roztoku, nebo bych měl říct celkovou hmotnost roztoku.
Karışımın toplam miktarını yazayım yada toplam hacmi yazsam daha iyi olur. .Napiszę Całkowita ilość roztworu, albo raczej całkowita objętość roztworu.
Karışımın toplam miktarını yazayım yada toplam hacmi yazsam daha iyi olur. .Нека напиша общата сума на разтвор или може би трябва да кажа общият обем на разтвора.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.A jeden nebo dva legři byli skutečně viděni v divoké přírodě.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Dan dalam kasus liger, sebenarnya ada satu atau dua ekor yang sudah terlihat di alam liar.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Dans le cas du ligre, il y en a un ou deux qu'on a en fait vu en liberté.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.E nel caso del ligre, ne sono davvero stati avvistati uno o due allo stato selvatico.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.E, no caso do "tigrão", foram vistos um ou dois exemplares em estado selvagem.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Er zijn al een paar lijgers waargenomen in het wild.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.És ami a liger-t illeti, egy-két ilyet már láttak a vadonban is.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Iar în cazul ligrului, chiar au existat unul sau doi care au fost văzuți in sălbăticie.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Jeśli chodzi o lygrysa, widziano już kilka w naturalnym środowisku.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.그리고 라이거의 경우, 야생에서도 하나나 둘 정도의 개체가 목격되어 왔습니다.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Und was den Liger betrifft, gab es tatsächlich schon ein oder zwei, die in der Wildnis gesehen wurden.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Và trong trường hợp con liger, người ta thực sự đã tìm thấy 1-2 con trong tự nhiên.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Y, en el caso del ligre, se han encontrado uno o dos en la Naturaleza.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.Στην περίπτωση της λίγρης, έχουν εντοπιστεί ένα ή δύο τέτοια ζώα ελεύθερα στη φύση.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.И в случая с лигъра, всъщност има един или два, които са били забелязани в дивата природа.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.И одну или две особи лигра, уже видели на воле.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.ובמקרה של הארינמר, אחד או שניים כאלה נצפו בפועל בטבע.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.وفي حالة الأسد الببري، فقد تم مشاهدة واحد أو اثنان منها في البر.
Kaslan için şunu söyleyebiliriz: doğada sadece bir yada iki tane görülmüştür.野生の存在も確認されていますが ご覧のライガーは
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum."Eu sei que pensas que não és suficientemente bonita, "nem esperta, nem talentosa, nem poderosa.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ik weet dat je denkt dat je niet knap genoeg bent of slim of getalenteerd of krachtig genoeg.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Io so che tu non credi di essere abbastanza carina, abbastanza intelligente o talentuosa o potente.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Jeg ved, du tænker, at du ikke er køn nok eller klog nok eller har nok talent eller magt.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Je sais que tu crois ne pas être assez mignonne ou assez intelligente ou talentueuse ou puissante.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.난 네가 아주 예쁘다고 생각지 않는 걸 알아. 또는 똑똑하다거나, 재능이 있거나, 힘이 있다고 믿지 않는 걸 알아.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Myślisz, że jesteś niewystarczająco atrakcyjny, inteligentny, utalentowany, i za słaby.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ştiu că gândești că nu arăţi destul de bine sau destul de deștept, talentat sau puternic.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Ta biết Ngươi không nghĩ rằng Ngươi đủ xinh đẹp hay đủ thông minh hoặc khéo léo, đủ quyền lực.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Tiedän, ettet pidä itseäsi tarpeeksi kauniina tai fiksuna tai lahjakkaana tai tarpeeksi vaikuttavana.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Tudom, hogy nem hiszed magad elég csinosnak, vagy okosnak, vagy tehetségesnek, vagy befolyásosnak.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Vem, da ne misliš, da si dovolj lepa ali dovolj pametna ali dovolj nadarjena ali dovolj močna.
Kendinin yeterince güzel, yada yeterince zeki yada yeterince yetenekli olmadığını düşündüğünü biliyorum.Viem, že si nemyslím, že si dosť pekný alebo dosť šikovný, alebo dosť talentovaný alebo dosť silný.