Ana içeriğe geç
Sözlük

yabani ile cümle

yabani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.Kunt u hem gebruiken om uw graan binnen te brengen naar de dorsvloer?
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.Nic nemysle, že by je noha potlačiti, aneb zvěř polní pošlapati mohla?
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.Överlåter du åt honom att föra hem din säd och att hämta den tillhopa till din loge?
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.Tror du, den kommer tilbage og samler din Sæd på Loen?
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.Voitko uskoa, että se palajaa ja kokoaa viljasi sinun puimatantereellesi?
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.Y se olvida que un pie los puede aplastar o que los animales del campo los pueden pisotear
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.και λησμονει οτι ο πους ενδεχεται να συντριψη αυτα, η το θηριον του αγρου να καταπατηση αυτα
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.А забравя, че е възможно нога да ги смаже Или полски звяр да ги стъпче.
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.и забывает, что нога может раздавить их и полевой зверь может растоптать их;
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.ותשכח כי רגל תזורה וחית השדה תדושה׃
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.وتنسى ان الرّجل تضغطه او حيوان البر يدوسه.
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.卻 想 不 到 被 腳 踹 碎 、 或 被 野 獸 踐 踏
Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.卻 想不到 被 腳踹 碎 、 或 被 野獸踐踏
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?Außerdem, was können wir über wilde Tiere lernen, wenn wir sie in Gefangenschaft sehen?
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?Dessutom, vad kan vi lära om vilda djur genom att se dem i fångenskap?
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?Di samping itu, apa yang dapat kita pelajari dari hewan liar dengan melihat mereka dalam sangkar?
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?In afara de asta, ce putem invata despre animalele salbatice privindu-le in captivitate?
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?Inoltre cosa possiamo imparare sugli animali selvatici osservandoli in cattività?
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?Továbbá, mit tanulhatunk a vadállatokról úgy, hogy rabságban nézzük õket?
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?Πέραν αυτού, τι μπορούμε να μάθουμε για τα άγρια ζώα, βλέποντας τα σε καθεστώς αιχμαλωσίας;
Ayrica, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkinda ne ögrenebiliriz ki?פרט לכך, מה אנו יכולים ללמוד ?על חיות פרא, כאשר אנו צופים בהם בשבי
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Además, ¿Qué podemos aprender de los animales salvajes viéndolos en cautiverio?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Außerdem, was können wir über wilde Tiere lernen, wenn wir sie in Gefangenschaft sehen?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Dessutom, vad kan vi lära om vilda djur genom att se dem i fångenskap?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Et que peut-on apprendre d'animaux sauvages en les regardant en captivité ?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?In afara de asta, ce putem invata despre animalele salbatice privindu-le in captivitate?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Inoltre cosa possiamo imparare sugli animali selvatici osservandoli in cattività?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Navíc, co se můžeme naučit o divokých zvířatech, když je budeme pozorovat v zajetí?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Poleg tega, kaj se lahko naučimo o divjih živalih, tako, da jih gledamo v ujetništvu?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Poza tym czego możemy się dowiedzieć o dzikich zwierzętach widząc je w niewoli?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Selain itu, apa yang dapat kita pelajari tentang Melihat dengan binatang pembohong mereka di penangkaran?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Sitä paitsi mitä me opimme katsele- malla villieläimiä vankeudessa?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Továbbá, mit tanulhatunk a vadállatokról úgy, hogy rabságban nézzük õket?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Πέραν αυτού, τι μπορούμε να μάθουμε για τα άγρια ζώα, βλέποντάς τα σε αιχμαλωσία;
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?Кроме того, что может мы узнавать дикие животные рассматривая их в захвате?
Ayrıca, yabani hayvanlar tutsakken onlar hakkında ne öğrenebiliriz ki?פרט לכך, מה אנו יכולים ללמוד על חיות פרא, כאשר אנו צופים בהם בשבי?
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?내가 내 포도원을 위하여 행한 것 외에 무엇을 더할 것이 있었으랴 내가 좋은 포도 맺기를 기다렸거늘 들포도를 맺힘은 어찜인고
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?Wat had Ik nog meer kunnen doen? Waarom gaf mijn wijngaard Mij wilde druiven in plaats van zoete?
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?מה לעשות עוד לכרמי ולא עשיתי בו מדוע קויתי לעשות ענבים ויעש באשים׃
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?ماذا يصنع ايضا لكرمي وانا لم اصنعه له. لماذا اذ انتظرت ان يصنع عنبا صنع عنبا رديئا.
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?我 為 我 葡 萄 園 所 作 之 外 、 還 有 甚 麼 可 作 的 呢 . 我 指 望 結 好 葡 萄 、 怎 麼 倒 結 了 野 葡 萄 呢
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?我 為 我 葡萄園 所 作 之外 、 還有 甚 麼 可作 的 呢 . 我 指望 結好 葡萄 、 怎麼 倒 結 了 野葡萄 呢
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Als ik een spade, 'fluisterde ze," Ik kan de aarde lekker zacht en graven onkruid.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Če imam lopato," je zašepetala, "lahko naredim lepo in mehko zemljo in izkopal plevel.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Dacă am o cazma", şopti ea, "eu pot face pământul frumos şi moale şi dezgropa buruieni.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Ha van egy ásót," suttogta, "tudom, hogy a föld jó puha, és kiássák gyomok.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Hvis jeg har en spade," hviskede hun, "Jeg kan gøre jorden pæn og blød og graver op ukrudt.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Jeśli mam łopaty", szepnęła: "Mogę uczynić ziemię ładne i miękkie i wykopać chwastów.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Jika saya memiliki sekop," bisiknya, "aku bisa membuat bumi indah dan lembut dan menggali gulma.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Jos minulla on lapio", hän kuiskasi, "En voi tehdä maapallon mukava ja pehmeä ja kaivaa rikkaruohot.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Když budu mít rýč," zašeptala, "Mohu zemi pěkné a jemné a vykopat plevele.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Keď budem mať rýľ," zašepkala, "Môžem krajine pekné a jemné a vykopať buriny.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."나는 가래가있다면,"그녀가 속삭였다, "나는 지구가 좋은 부드러운 확인하고 조사 수 잡초.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Nếu tôi có một cái thuổng", cô thì thầm, "Tôi có thể làm cho trái đất tốt đẹp và mềm mại và đào cỏ dại.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Om jag har en spade", viskade hon, "jag kan göra jorden mjuk och skön och gräva upp ogräs.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Se eu tenho uma pá", ela sussurrou: "Eu posso fazer a terra agradável e macio e desenterrar ervas daninhas.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Se ho una vanga," sussurrò, "posso fare la terra dolce e soffice e scavare erbacce.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Si j'ai un chat", elle a murmuré: "Je peux faire de la terre belle et douce et déterre les mauvaises herbes.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Wenn ich einen Spaten zu haben", flüsterte sie, "ich kann die Erde schön weich und graben Unkraut.
"Ben bir maça varsa," diye fısıldadı, "Ben yeryüzünde güzel ve yumuşak yapmak ve kazmak yabani otlar."Αν έχω ένα φτυάρι", ψιθύρισε, "μπορώ να κάνω τη γη ωραία και μαλακά να σκάψουμε ζιζάνια.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod