Kuzey California'da olsun, ve bir yabani domuz gelip bu fabrika çiftlikte kalmaya karar versin.野生の豚がやって来て居座ろうと するようなものですよ (会場: 笑い声)
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.(28:6) и заставляет их скакать подобно тельцу, Ливан иСирион, подобно молодому единорогу.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.A činí, aby skákali jako telata, Libán a Sirion, jako mladý jednorožec.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.De bomen van de Libanon springen op als kalveren en de bomen van de Hermon als woudossen.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Ele faz o Líbano saltar como um bezerro; e Siriom, como um filhote de boi selvagem.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.És ugrándoztatja azokat, mint a borjút, a Libánont és a Szirjónt, mint a bivalyfiat.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Fa balzare come un vitello il Libano e il Sirion come un giovane bufalo
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.får Libanon til at springe som en Kalv og Sirjon som den vilde Okse!
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Gunung Libanon dibuat-Nya melompat seperti anak sapi, Gunung Siryon melonjak seperti anak banteng
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Hän hypittää niitä niinkuin vasikkaa, Libanonia ja Sirjonia niinkuin nuorta villihärkää.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Han kommer dem att hoppa likasom kalvar, Libanon och Sirjon såsom unga vildoxar.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.I czyni, że skaczą jako cielęta; Liban i Syryjon jako młody jednorożec.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.îi face să sară ca nişte viţei, şi Libanul şi Sirionul sar ca nişte pui de bivoli.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Il les fait bondir comme des veaux, Et le Liban et le Sirion comme de jeunes buffles.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.in dela, da skačejo kakor tele, Libanon in Sirion kakor divjega bivola mladič.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.그 나무를 송아지 같이 뛰게 하심이여 레바논과 시룐으로 들송아지 같이 뛰게 하시도다
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Los hace saltar como terneros; al Líbano y al Sirión hizo saltar como crías de toros salvajes
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Ngài khiến nó nhảy như bò con , Li-ban và Si-ri-ôn nhảy như bò_tót tơ .
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Ngài khiến nó nhảy như bò con, Li-ban và Si-ri-ôn nhảy như bò tót tơ.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.og han får dem til å hoppe som en kalv, Libanon og Sirjon som en ung villokse.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Pôsobí to, aby skákaly, Libanon ako teľa a Sirion ako mladý jednorožec.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Und macht sie hüpfen wie ein Kalb, den Libanon und Sirjon wie ein junges Einhorn.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.Και καμνει αυτας να σκιρτωσιν ως μοσχος τον Λιβανον και το Σιριων ως νεος μονοκερως.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.И прави да скачат като юнец, Ливан и Сирион като див вол в младостта си.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.וירקידם כמו עגל לבנון ושרין כמו בן ראמים׃
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.ويمرحها مثل عجل. لبنان وسريون مثل فرير البقر الوحشي.
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.他 也 使 之 跳 躍 如 牛 犢 、 使 利 巴 嫩 和 西 連 跳 躍 如 野 牛 犢
Lübnanı buzağı gibi, Siryon Dağını yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.他 也 使之 跳 躍如 牛犢 、 使 利巴嫩 和 西連跳躍 如 野牛犢
Mali'ye özgü güçlü bir yabani pirinç türünü klonlayıp bir geni patentleyerek elde ettikleri gelirleCu banii din clonarea și patentarea unei gene dintr-un soi de orez sălbatic originar din Mali,
Mali'ye özgü güçlü bir yabani pirinç türünü klonlayıp bir geni patentleyerek elde ettikleri gelirleС денег, заработанных на клонировании и патентовании гена от стойких видов дикого риса, родного для Мали,
Mali'ye özgü güçlü bir yabani pirinç türünü klonlayıp bir geni patentleyerek elde ettikleri gelirleクローニングと特許で 資金を稼いだ同校は 何か還元したいものだと考えました
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;머큐시오를 안돼, 너의 재치가 야생 거위를 쫓고를 실행하면, 내가 한가,에 대한
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;Mercutio Ba mai mult, dacă inteligenţa ta rula himeră, am făcut; pentru
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;Mercutio Ei, jos sinun järki ajaa villi hanhi Chase, minä olen tehnyt, sillä
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;Mercutio Ja, indien uw verstand de wilde-gans jacht run, heb ik gedaan, want
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;MERCUTIO Nay, nếu trí thông minh ngươi chạy đuổi theo con ngỗng hoang dã, tôi đã làm;
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;Mercutio Nay, αν εξυπνάδα σου τρέχουν τα άγρια χήνα κυνηγήσει, έχω κάνει? Για
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;Mercutio Nie, jeśli twój rozum uruchomić wyprawa z motyką na słońce, mam zrobić, bo
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;MERCUTIO Не, ако ти съобразителност ръководи безнадеждна работа, съм сторил; за
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;MERCUTIO ناي ، إذا الذكاء خاصتك تشغيل البرية مطاردة أوزة ، وأنا قد فعلت ، على سبيل
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;Меркуцио Нет, если твой ум запустить диких гусей, я сделал, ибо
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;מרקוטיו לא, אם השכל שלך בטווח לרדוף אחרי הרוח, עשיתי; עבור
Mercutio Hayır, senden fikir yabani kaz kovalamaca çalıştırırsanız, yaptım;なたは私が私の全体の5で持って、私は確信して、より汝の知恵のひとつで野生のガチョウの多くをなた:私はあなたとあったそこのために
MÜZİK yeniden başlıyor. Yabani çocuklar ise en uç örnekleri oluşturuyor.最も極端な例は、野生に育った子供のケースだ。
Nadir durumlarda yabani çocuklar, ilgi görmediklerinden ötürü ortaya çıkan eksiklerini kapatabilirler.Sunt putine cazuri de copii salbatici care au putut compensa total neglijenta care au suferit-o.
Nadir durumlarda yabani çocuklar, ilgi görmediklerinden ötürü ortaya çıkan eksiklerini kapatabilirler.ישנם מספר מקרים של ילדי-פרא אשר הצליחו להשתקם לחלוטין מההזנחה ממנה סבלו.
Nadir durumlarda yabani çocuklar, ilgi görmediklerinden ötürü ortaya çıkan eksiklerini kapatabilirler.完全に埋め合わせられた野生の子供もいる。 オクサナは今22歳だ。
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Aku sedang memikirkan bagaimana menghancurkan tumbuhan / apapun itu (Jan-Di)
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Azon gondolkozom mi lehet a legjobb módja, hogy összezúzzak egy gyomot, vagy akármicsodát...
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Ich überlege mir den besten Weg das Unkraut (Jian Di heisst Rasen) in die Knie zu zwingen.
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Ik ben aan het nadenken over de beste manier om dat stuk onkruid (JanDI betekent grass) helemaal te slopen.
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.잔딘지 잡촌지 제대로 밟아줄 한방을 생각 중이야
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Ma gandesc cum sa ma razbun pe aceasta iarba rea (Jan Di = iarba rea/ salbatica).
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Premýšľam ako dokonale zničiť tú trávu, burinu, alebo čokoľvek to je...(Jan-Di=tráva)
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Přemýšlím jak totálně zníčit trávu, nebo plevel, nebo whate . . .(znamená JanDi)
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Razmišljam o najboljšem načinu kako se znebiti trave oz. plevela(JanDi pomeni trava po Korejsko).
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Ruoho, tai rikkaruoho. (JanDI=ruoho) Miten saisin sen liiskattua parhaiten?
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Tớ đang nghĩ làm cách nào để nghiền nát con bé Jan Di ra
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Προσπαθώ να σκεφτώ πώς θα "πατήσω" αυτό το μικρό ζιζάνιο.
O küçük yabani otu tamamen ezmenin en iyi yolunu bulmaya çalışıyorum.Чан Ди или Чап Чо... Думаю о том, как бы ей отомстить. (Чан Ди (кор.) - дикая трава, Чап Чо (кор.) - сорняк)