Ana içeriğe geç
Sözlük

yabani ile cümle

yabani kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat o acıbakla (lupin) adınd yabani bir çalı buldu.ان يجد نبته برية تسمي لوبن بوش
Fakat o acıbakla (lupin) adınd yabani bir çalı buldu.エストレマドゥーラの至る所で見かけます
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.Aber wilde Tiere sind keine erneuerbare Ressource, die nur Wert hat in Bezug auf menschliche Interessen.
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.Dar animalele salbatice nu sunt o resursa reinnoibila, avand valoare doar in raport cu interesele umane.
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.De a vadon élõ állatok nem egy megújuló erõforrás, aminek csak az emberi érdekek viszonylatában van értéke.
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.Men vilda djur är ingen förnybar resurs, med värde endast relaterad till mänskliga intressen.
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.Namun, satwa liar bukanlah sumber terbarukan, yang hanya berharga bagi kepentingan manusia.
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.Αλλά τα άγρια ζώα δεν είναι ανανεώσιμος πόρος, που έχει αξία μόνο σε σχέση με το ανθρώπινο συμφέρον.
Fakat yabani hayvanlar insanlarin çikari için faydali olan yenilenebilir kaynaklar degildir.,אך חיות הטבע אינם משאב מתחדש .שערכו אך ורק לטובת האינטרסים האנושיים
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Aber wilde Tiere sind keine erneuerbare Ressource, die nur Wert hat in Bezug auf menschliche Interessen.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Ale divoká zvířata nejsou obnovitelným zdrojem, který má hodnotu pouze vzhledem k zájmům člověka.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Dar animalele salbatice nu sunt o resursa reinnoibila, avand valoare doar in raport cu interesele umane.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.De a vadon élõ állatok nem egy megújuló erõforrás, aminek csak az emberi érdekek viszonylatában van értéke.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Lecz dzikie zwierzęta nie są odnawialnym źródłem posiadając wartość związaną tylko z interesami człowieka
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Mas los animales salvajes no son un recurso renovable valorables sólo al interés humano.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Men vilda djur är ingen förnybar resurs, med värde endast relaterad till mänskliga intressen.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Mutta villieläimet eivät ole uusiutuva luonnonvara, joilla on arvoa vain ihmisten hyödyttämisessä.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Toda divje živali niso obnovljiv vir, ki bi imel vrednost samo kar se tiče človeških interesov.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Αλλά τα άγρια ζώα δεν είναι ανανεώσιμος πόρος, που έχει αξία μόνο σε σχέση με το ανθρώπινο συμφέρον.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.Но дикие животные не возобновимый ресурс, наличие ценности только относительно человеческих интересов.
Fakat yabani hayvanlar insanların çıkarı için faydalı olan yenilenebilir kaynaklar değildir.אך חיות הטבע אינם משאב מתחדש, שערכו אך ורק לטובת האינטרסים האנושיים.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Abbiamo visto contagi in gatti selvatici e domestici, e ora anche nei cani domestici.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Am văzut transmiterea acestuia la pisici sălbatice şi domestice, Şi acum şi la câini de casă.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Chúng ta đã thấy chúng lây lan cho mèo hoang và mèo nhà và bây giờ là cả chó nhà nữa.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Hemos visto transmisión de gatos salvajes a gatos domésticos, y ahora también perros domésticos.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.야생 고양이와 애완 고양이를 비롯하여, 이제는 애완견에도 바이러스가 전염되고 있습니다.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.We hebben overdracht gezien naar wilde katten en huiskatten en nu ook naar honden.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Wir haben die Übertragung zu Wild- und Hauskatzen beobachtet und nun auch zu Haushunden.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Zarażają się już dzikie koty i koty domowe, a teraz także oswojone psy.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Виждали сме пренасяне върху диви котки и домашни котки, а сега също и домашни любимци - кучета.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.Мы видели, как вирус передавался диким и домашним кошкам, а теперь ещё и домашним собакам.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.אנחנו ראינו העברת נגיף לחתולי בר וחתולי בית, ועתה גם לכלבי בית.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.لقد شهدنا العدوى تصل إلى القطط البرِّية و القطط المنزلية، و الآن وصلت أيضا إلى الكلاب الأليفة.
Hastalığın yabani kedilerden evcil kedilere ve evcil köpeklere bulaştığını biliyoruz.今では 飼い犬にも感染します ネズミやフェレットへの 給餌実験によると
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Anche le rotte migratorie degli uccelli acquatici sono state veicolo di contagio.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Au apărut şi tipare de migrație ale păsărilor migratoare acvatice sălbatice.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Es wird auch durch die Migratinonsmuster von wilden Wasserzugvögeln weiter verbreitet.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Het is ook overgebracht via de migratieroutes van wilde trekkende watervogels.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Il est également transmis sur les schémas de migration des oiseaux aquatiques migrateurs sauvages.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.또한 조류독감은 야생 이동성 물새의 이동 패턴에 의해서도 옮겨졌습니다.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Loại virút này cũng được mang theo các mô hình di cư của những loài thủy cầm di trú hoang dã
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.También es transportado por patrones migratorios de aves acuáticas migratorias.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Wirus przenosi się wzdłuż szlaków, którymi migrują ptaki wodne.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Вирус также переносится благодаря миграции диких перелётных водоплавающих птиц.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.Пренася се също при миграция на диви мигриращи водни птици.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.הנגיף גם נישא במסלולי נדידה של עופות מים נודדים.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.و أيضاً إنتقلت عن طريق هجرة الطيور المائية البرِّية.
Hastalık, yabani göçmen kuşların göç döngüsüyle de yayılmakta.移動パターンによっても運ばれてきます 象徴となるような 出来事があったのが
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A alergat înainte, şi s'a suit într'un dud ca să -L vadă; pentrucă pe drumul acela avea să treacă.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A bieżawszy naprzód, wstąpił na drzewo leśnej figi, aby go ujrzał; bo tamtędy iść miał.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Allora corse avanti e, per poterlo vedere, salì su un sicomoro, poiché doveva passare di là
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A předběh napřed, vstoupil na strom planého fíku, aby jej viděl; neb tudy měl jíti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.A predbehol napred a vyšiel na planý fík, aby ho videl, lebo tade mal ísť.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Daarom liep hij hard vooruit en klom in een wilde vijgeboom om Hem toch te kunnen zien.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Da sprang han i forveien og steg op i et morbærtre for å få se ham; for hans vei gikk der forbi.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.E correndo adiante, subiu a um sicômoro a fim de vê-lo, porque havia de passar por ali.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Entonces corrió delante y subió a un árbol sicómoro para verle, pues había de pasar por allí
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.És elõre futván felhága egy eperfüge fára, hogy õt lássa; mert arra vala elmenendõ.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Il courut en avant, et monta sur un sycomore pour le voir, parce qu`il devait passer par là.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.In poteče naprej in spleza na murvovo smokvo, da bi ga videl, ker je imel tod mimo iti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod