9 Ekim - Yabancılara mülk satışı ikinci defa iptal edildi.10 Σεπτεμβρίου - Ο Πατριάρχης Γρηγόριος Ε΄ υποχρεώνεται για δεύτερη φορά σε παραίτηση.
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Συνήθως είναι επιφυλακτικά με τους ξένους, αλλά πολύ οικεία με τα μέλη της οικογένειας.
Filmin sloganı, "Burada yabancıları sevmezler… Yerlileri hiç sevmezler."Ο δούκας ομολογεί στον Πάπα πως "δεν θέλω ξένους ως επισκόπους, οι ντόπιοι μου είναι συμπαθείς".
Bunun 300.129'u yabancılardan oluşur.300.129 από αυτούς δεν είχαν γερμανική υπηκοότητα.
Sanki erkekler yabancıları arzulamazmış gibi.Αυτό δυσαρέστησε τους Βουργουνδούς, που δεν ήθελαν έναν ξένο.
Vatandaş olmayanlar Almanya’da yabancı olarak ve yabancılar kanununa bağlı olarak yaşamalı.Οι μη πολίτες μπορούν να ζουν στην Γερμανία ως επισκέπτες και πρέπει να υπόκεινται στην περί ξένων νομοθεσία.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.Δεν μπορεί κανείς να ωθήσει τα συναισθήματα κάποιου άλλου προς τα έξω.
Yabancılara güvenme.Μην εμπιστεύεσαι τους ξένους.
Yabancılara güvenmiyoruz.Δεν εμπιστευόμαστε τους ξένους.
Yabancılara güvenmiyorum.Δεν εμπιστεύομαι τους ξένους.
Buralarda yabancılara güvenmiyoruz.Εδώ γύρω δεν εμπιστευόμαστε τους ξένους.
Yasama meclisinin ve kabinenin her ikisinde de yabancılar hakim durumdaydı.Både lovgivende forsamling og kabinet blev domineret af fremmede.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Børn af udlændinge får ikke automatisk finsk statsborgerskab.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinder, børn, slaver og fremmede metoiker var ekskluderet.
Ayrıca Londra ve Edinburgh'dan sonra yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen üçüncü şehirdir.Manchester er den tredje mest besøgte by i Storbritannien efter London og Edinburgh.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Sandfolket er meget aggressivt overfor fremmede.
Osmanlı ekonomisi ve maliyesi büyük ölçüde yabancıların denetimine girdi.Jordegods og bispesæder kom under fremmed kontrol.
Bu dönemde gerek KKTC vatandaşları, gerekse yabancılar bölgeden taşınmaz mal satın aldı.Her kunne udlændinge med fremmed valuta købe varer, der ellers ikke kunne anskaffes i DDR for østmark.
Yasama meclisinin ve kabinenin her ikisinde de yabancılar hakim durumdaydı.Både lovgivende forsamling og kabinett ble dominert av fremmede.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Den kan være litt mistenksom overfor fremmede.
Marx yabancılaşmanın kapitalizmin sistematik bir sonucu olduğunu öngörmektedir.Marx beskriver altså kapitalismens utvikling som progressiv.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.Ordenens kjede er tildelt fremmede lands statsoverhoder.
Bu çalışma sayısız konuyu içeriyordu;yabancılaşmış emek de dahil.Artikkelen inkluderte langt mer betenkelige kommentarer, blant annet om sønnen og utlendinger.
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Den er ofte svært mistenksom overfor fremmede og vil normalt bli en god vakthund.
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.37% orang asing berasal dari negara-negara Uni Eropa.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.Para penguasanya berusaha membatasi kontak dengan negara-negara asing.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Universitas-universitas yang ada di Varanasi telah menarik para pelajar dari seluruh dunia.
Lut daha önce hiç görmediği yabancıları evinde misafir eder.Ia dibawa ke tempat-tempat yang Swift tak pernah kunjungi sebelumnya.
Yabancılara, Osmanlı toprakları üzerinde mülk edinme hakkı verilmiştir.Warga negara asing telah diizinkan untuk memiliki properti.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Có thể dè dặt với người lạ.
Bu birliklere yabancılar ve eski mahkûmlar da alındı.Những nhóm này liên quan đến tù nhân và người già.
Yabancılar ülke vatandaşları 3G telefon ağını kullanarak internete erişebilmektedirler.Kể từ tháng 2 năm 2013, người nước ngoài đã có thể truy cập Internet bằng cách sử dụng mạng điện thoại 3G.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.Giới cầm quyền đất nước đeo đuổi chính sách hạn chế tiếp xúc với nước ngoài.
Babalarının 1885'te ölümünden sonra ikisi daha da yabancılaşmıştır.Năm 1885, trong vòng hai ngày, cả cha mẹ cô đều qua đời.
Bu sebeple yabancılarla tanışılır ve dostluk ve ahbaplıklar pekiştirilirdi.Họ sẽ lừa dối người lạ và người thân, và họ sẽ bàn tán về kẻ thù và những người thân yêu.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Tương truyền, một hôm có một vị sư lạ tìm đến nhà cô khất thực.
Yabancılar varken her adımında sahibini takip eder ve ona yakın olmak ister.Khi có mặt người lạ, chúng luôn lẽo đẽo bám sát chủ nhân từng bước, tìm cách sao cho càng gần chủ càng tốt.
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.ギャローデット大学は世界中から留学生を受け入れている。
Görünüşte bu sakin ve huzurlu kasaba “El Deseo” bazı yabancılar yüzünden değişir.^ 天界・地界・人間界は『Wish』からの登場だが、異界は『こばと。
"Yabancılar ambargo koydu".「双子陥没孔」。
Yabancılara çabuk ısınır ve her zaman insanlarla birlikte olmak ister.宙人のことが好きで、いつも宙人にくっついている。
Yoksulluk döneminde yabancılardan destek siparişleri almıştır.在日外国人の子供にも支給が認められる。
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.保守的で、よそ者を嫌っている。
Yabancılar ise doğrudan geri çevrilirler.見知らぬ人が自分めがけて近づいてくる。
Almanya'da yaşayan (en belirgin İslamcı teröristler) yabancıların aşırılıkçılık örgütleri.在德国的外国极端主义组织(如伊斯兰極端恐怖分子)。
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.37%的外侨来自于欧盟国家。
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.亞佛烈德·希區考克的《火車怪客》(Strangers on a Train),1951。
Yaklaşan yabancıları tam zamanında haber verir.下一步进展情况有关部门将及时公布。
Yabancıların banka hisseleri satın almaları veya holdinglerin birçoğunu elde etmeleri yasak değildir.今天,銀行業的條件近乎理想,外國人購買銀行股份或擁有多數股權不受限制。
Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız veya İtalyan'dır.大多數員工是法國或義大利國民。
Romanın başkahramanı Temur, 12 yıllık sürgünden yeni dönen annesine karşı yabancılaşmıştır.其繼母孔敏儀因透過前男友買兇,被重判入獄12年。
Egemen bir devlet olarak, tüm yabancıların Bangladeş topraklarına girmek için izin almaları gerekmektedir.作为主权国家,外国人进入孟加拉国须得到该国政府的许可。
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.国际大学以来自世界不同国家的多元化学生为主体。
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.사람은 낯선 사람을 대할 때 공격적이고 냉담하고 비판적이 된다.
Ülkede ikamet eden yabancıların oranı takriben %34’tür.그 중 외국에서 태어난 비율은 34%에 이르렀다.
Yabancılar arasında büyük tanınmak ve hürmet görmek isterler.내부적으로는 기존 싱가포르인과 이민자 사이에 잘 보이지 않는 긴장과 반목이 존재하고 있기도 하다.
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.뮌헨의 외국인 37%가 유럽 연합 국가들 출신이다.
Sahibi dışında yabancılara şüpheci yaklaşır.이민자, 외국인에 반대하는 극우정당인 스위스국민당에 의해 발의된 안건이다.
Yoksulluk döneminde yabancılardan destek siparişleri almıştır.어린 시절부터 경제적으로 어려운 생활을 하던 중 외국인 선교사들의 도움으로 학업을 마쳤다.
Yabancılar ise doğrudan geri çevrilirler.כמו כן הם עולים לפני השטח באופן מחזורי.