Araştırmaların sonuçları açık görüşmelerde gösterip Ukrayna ve yabancılarn basında yayınlanır.Результати досліджень представляються на публічних обговореннях , друкуються в українських і зарубіжних ЗМІ .
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.37 % населення міста народилися поза межами Європейського Союзу.
Vatandaş olmayanlar Almanya'da yabancı olarak ve yabancılar kanununa bağlı olarak yaşamalı.Особи, що не є громадянами держави, можуть проживати на території Німеччини як гості, на правах іноземців.
Ailesine sadık olan bu köpek ırkı yabancılara karşı agresif olabilir.До сторонніх ці собаки ставляться з недовірою, по відношенню до інших собак можуть проявляти агресію.
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.Принаймі, ці люди сторонились чужоземців.
Yabancılar için erişim izni ise hiç bulunmuyordu.Ходити туди чужинцям не рекомендувалося.
Ancak delikanlı bir gün, yabancılığını suratına çarpan bir olay yaşar.Холостяк Селіґман одного дня натикається на побиту жінку, що перебуває у непритомному стані.
Marks, yabancılaşmayı dört "bakış açısından" görmektedir.Критикуються також явно абсурдні положення марризму про «чотири елементи» тощо.
İkonoklazm, Doğu ve Batı arasındaki yabancılaşmanın artmasında önemli bir rol oynadı.Бороро у давнішу добу являли неоднорідну спільноту — поділялися на західну і східну групи.
Bu kural sadece yabancılar için geçerlidir.Це правило розповсюджується лише на іноземців.
Ruşistler psikolojisi - düşmanlık psikolojisi, Rusya'da bile her yerde yabancıların olduğu fikri.Психологія рашистів — це психологія ворожості, уявлення про те, що навіть і в Росії всюди є чужинці.
Çok havlamazlar ayrıca yabancılara çabuk alışırlar.Lidi má rád a proto si na cizí rychle zvyká.
Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır.Časový a geografický posun je zakázán.
Bu yabancılar arasında bir İngiliz askeri de vardır.Mezi najatými vojáky byly i české oddíly.
Ayrıca Londra ve Edinburgh'dan sonra yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen üçüncü şehirdir.Po Londýnu a Edinburghu je to třetí nejnavštěvovanější město Velké Británie.
Tahsin Yücel'in Romanlarında Yabancılaşma ve İroni.Na katastru obce pramení říčky Romže a Nectava.
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Vůči cizím psům se chovají většinou přátelsky a dobře se s nimi snášejí.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.Nejsou příletem cizinců nijak překvapeni.
Vatandaş olmayanlar Almanya'da yabancı olarak ve yabancılar kanununa bağlı olarak yaşamalı.Kdo není státním občanem, může žít v Německu pouze jako host a musí podléhat cizineckým zákonům.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Vůči všem cizincům jsou agresivní.
Yabancılara karşı mesafelidir.Ty jsou vyšší pro cizince.
Bunun 300.129'u yabancılardan oluşur.Člení se dále na 129 obce.
Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir.Sa iasă afară toți străinii din comună.
Yabancılar arasında büyük tanınmak ve hürmet görmek isterler.El se bucura de un deosebit respect și considerație printre soldați.
Yabancılara karşı mesafelidir.Ce facem cu străinii?
Yabancıların kurdukları tekellerden kaçınılmalıdır.Se curăță gura de eventualele corpuri străine.
Kalıcı yerleşimi olan yabancılar (geçici göçmen işçiler dışında) nüfusun % 23'ünü oluşturur.Rezidenții străini și lucrătorii temporari străini constituie aproximativ 22 % din populație.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Îi priveau pe străini că fiind josnici și respingători.
Bunlardan ilki, doğadan kopuş anlamındaki yabancılaşmadır.În primul rând albul pentru fond, reprezentând spațiul infinit.
Buralarda yabancılara güvenmiyoruz.Pe aici nu avem încredere în străini.
Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.Extratereștrii au verificat progresul lumii în secret.
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.Az itt élő külföldiek háromnegyede körülbelül Európából származik.
1841'de başhakkak olarak yabancılar için ödenen yüksek bir miktar ile göreve başladı.1881 decemberében kénytelen volt külföldről nagy összegű kölcsönt felvenni.
Yabancılar silahları arabadan çıkartır çıkartmaz da tutuklanacaklardır.Ekkor nem álcázott idegen elveszi a fegyverét és börtönbe vetik.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Az idegenekkel szemben tartózkodóan viselkedhet.
Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir.Céljuk minden idegen kisöprése a világról.
"Yabancılar ambargo koydu".A szemöldököt domborműben dolgozták ki.”
Yabancılara karşı mesafelidir.Az idegenekkel szemben tartózkodó.
Yaklaşan yabancıları tam zamanında haber verir.Kitermelése a távolabbi időben várható.
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.A hajót végül ezen idegenek pusztították el.
Feuerbach'ın yabancılaşma teorisi daha sonraları Karl Marx tarafından kullanılacaktır.Feuerbachin teoriaa vieraantumisesta käytettiin myöhemmin Karl Marxin vieraantumisteoriassa.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Vieraita kohtaan se voi olla pidättyväinen.
Yabancıların ikâmetine ilişkin davaları takip etmek.Menettelyt ulkomaalaisten kohdistamiselle.
Marks, yabancılaşmayı dört "bakış açısından" görmektedir.Lovelace tutki ”Merkinnöissä” neljää konseptia.
İkonoklazm, Doğu ve Batı arasındaki yabancılaşmanın artmasında önemli bir rol oynadı.Islamilaisuus aikaansai niemimaalle uuden roolin sulatusuunina idän ja lännen välillä.
2008 tahminlerine göre bu sayının 116,000 civarını yabancılar oluşturmaktadır.Vuonna 2003 niitä oli arvioiden mukaan noin 116 000 yksilöä.
Avrupalılar ilk başta Büyük Zimbabve'nin yabancılar tarafından inşa edildiğini düşünüyorlardı.Eurooppalaiset siirtomaaisännät väittivät pitkään, että Suur-Zimbabwe oli valkoisten rakentama.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Se suhtautuu vieraisiin epäluuloisesti.
Eski Ahit'te bu terim "yabancılar" veya "ikamet edenler" için kullanılır.Tämä nimi käännetään usein "vihollisiksi" tai "muukalaisiksi".
Şiirlerde yalnızlık ve yabancılaşma gibi temaları ele aldı.Kappale kertoo yksinäisyydestä ja vieraantumisesta.
Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk.Pihlajamäen ehdotuksesta Väinö Linnan Sotaromaani nimettiin Tuntemattomaksi sotilaaksi.
Böylece insan kendine, kendi emeğine, ilişkilerine, dünyaya ve yaşama yabancılaşır.He haluavat oppia ymmärtämään maailmaa, sen ilmiöitä ja ihmisiä.
Yabancılara karşı iyi davranır ve efendisine karşı son derece dikkatlidir.Se on voimakastahtoinen ja vieraita kohtaan varautunut, mutta omistajaansa kohtaan äärimmäisen uskollinen.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Nämä ihmiset vihaavat kaikkia ulkomaalaisia.
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.Το 37% των αλλοδαπών προέρχεται από την Ευρωπαϊκή Ένωση.
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.Το άδειο αυτό χωριό έχει ενδιαφέρον για τους αρχαιολόγους.
Bununla birlikte yöreye esas olarak yabancılar yerleşmekteydi.Στην κατασκήνωση παραθέριζαν κυρίως ξένοι.
Yabancılar yönetimi ellerine aldılar.Οι μεγαλοαστοί πήραν στα χέρια τους τη διοίκηση της πόλης.
Yabancılara, Osmanlı toprakları üzerinde mülk edinme hakkı verilmiştir.Οι ξένοι πολίτες επιτρέπεται να κατέχουν ιδιοκτησία.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Είναι αδίστακτη και καταπιεστική προς τα παιδιά της.