Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Varını yoğunu yer bitirir yabancılar, Emeğin başka birinin evini bayındır kılar.恐怕 外人 滿 得 你 的 力量 、 你 勞碌 得 來 的 、 歸入 外人 的 家
Ve bana yabancıların kibarlığını ve uluslararası toplumun desteğini gösterdi.그 분은 이방인에게 친절을 베풀었고 국제 사회의 지원은
Ve bana yabancıların kibarlığını ve uluslararası toplumun desteğini gösterdi.והוא הוכיח לי שנדיבות ליבם של זרים ותמיכתה של הקהילה הבינלאומית
Ve bana yabancıların kibarlığını ve uluslararası toplumun desteğini gösterdi.وأظهر لي بأن طيبة الغرباء ودعم المجتمع الدوليّ
Ve bana yabancıların kibarlığını ve uluslararası toplumun desteğini gösterdi.そして国際社会の支援 これらこそ 北朝鮮の人々が必要とする 希望の光なのです
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.A to oznacza, że cudzoziemcy, jak ustanowiono w traktacie, byli dopuszczeni do wolnego handlu z Chinami.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.A to znamenalo, že cizinci, jak bylo řečeno v dohodě, mohli volně obchodovat v Číně.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Ciò significava che gli stranieri, secondo il trattato, potevano commerciare liberamente in Cina.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Det betød at udlændinge, som der stod i traktaten, måtte handle frit i Kina.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Dit betekende dat buitenlanders, zoals het verdrag voorschreef, werd toegestaan vrij te handelen in China.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Les étrangers, comme il était dit dans le Traité, furent alors autorisés à commercer librement en Chine.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Och det innebar att utlänningar, som det stod i fredsfördraget, fick handla fritt i Kina.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Se tarkoitti, että ulkomaalaisten, kuten sopimuksessa sanottiin, sallittiin käydä kauppaa vapaasti Kiinassa.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.To znamenalo, že cudzinci, tak ako bolo uvedené v dohode, mohli v Číne voľne obchodovať.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Και αυτό σήμαινε ότι ξένοι, όπως αναφέρεται στην συνθήκη, επιτρεπόταν να εμπορεύονται ελεύθερα στην Κίνα.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.А това означавало, че на чужденците, както се казва в договора, се разрешавало да търгуват свободно в Китай.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Как было сказано в договоре, иностранцы могли свободно торговать в Китае.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce Çin'de ticaret yapabileceği anlamına geliyordu.Це означало, що іноземцям, як говорилося в пакті, дозволялася вільна торгівля у Китаї.
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceIar asta însemna că străinilor, conform tratatului,
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce그 결과는 조약에 있듯이 외국인들이
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceUnd das bedeutete, dass Ausländer laut Abkommen,
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceוהמשמעות של זה היא שזרים, כפי שנאמר באמנה,
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürceو هذا يعني أن الأجانب كما قيل في المعاهدة ،
Ve bu da anlaşmada yazdığı gibi, yabancıların özgürce中国で自由化されました。
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.A tieto veci nás učili cudzinci.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi. Bunları yabancılardan öğrendik.Dat leerden we van buitenstaanders.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Ces choses nous ont été enseignées par des étrangers.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.E estas coisas foram-nos ensinadas por forasteiros.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.GPSが土地の姿を正しく映し出しているのか
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.외지인들이 우리에게 가르쳐 준 것들이죠.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Şi am fost învăţaţi aceste lucruri de nişte străini.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Sono queste le cose che abbiamo appreso dall'esterno.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Tego się nauczyliśmy od osób z zewnątrz.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Und diese Dinge haben uns Fremde beigebracht.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Và chúng tôi được dạy bởi những người khác
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Y esas cosas nos las enseñaron los extranjeros.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Και αυτά τα πράγματα τα διδαχθήκαμε από τους ξένους.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.А на тези неща ни научиха външни хора.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.Посторонние люди нас этому научили.
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.מלדבר עם רוחות שאתה לא יכול לראות, הלא כן?
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi.وهذه الأشياء التي تم تعليمنا إياها من قبل الأجانب.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.1858年、中国では
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.그 후 인도는 89년동안 더 외세의 지배를 받았고,
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.A India sa mohla pripraviť na ďalších 89 rokov cudzej nadvlády.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.A Indie byla po 89 dalších let pod cizí nadvládou.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Dan India harus mengalami pendudukan asing 89 tahun lagi.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.E a Índia foi empurrada para mais 89 anos de domínio estrangeiro.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.E India tuvo 89 años más de dominación extranjera.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.E l'India attraversò altri 89 anni di dominio straniero.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.En India stond nog 89 jaar van buitenlandse bezetting te wachten.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Iar India a mai stat sub dominaţie străină timp de 89 de ani.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.India így még további 89 év idegen uralomnak nézett elébe.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Indien havde herefter yderligere 89 år med udenlandsk dominering.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.I przez następne prawie 89 lat Indie były pod obcą dominacją.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Ja Intia pysyi vielä 89 vuotta vieraan vallan alla.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.L'inde fut soumise à 89 ans de domination étrangère de plus.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Och Indien hade ytterligare 89 år av utlandsstyre framför sig.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Und Indien wurde noch 89 weitere Jahre vom Ausland dominiert.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Và Ấn Độ đã phải gánh chịu thêm 89 năm đô hộ.
Ve Hindistan 89 yıl daha yabancıların egemenliği altında kaldı.Και η Ινδία είχε μπροστά της 89 ακόμη χρόνια ξένης κατοχής.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod