Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
metalaştırılması bizi doğadan koparır. Bir topluma ait olma duygusuna yabancılaştırıldığımız gibi, aynı.blir vi avskurna från naturen på samma sätt som vi är avskurna från samhället.
metalaştırılması bizi doğadan koparır. Bir topluma ait olma duygusuna yabancılaştırıldığımız gibi, aynı.me irroitamme sen luonnosta samalla tavalla kun me irroitamme itsemme yhteisöstä.
metalaştırılması bizi doğadan koparır. Bir topluma ait olma duygusuna yabancılaştırıldığımız gibi, aynı.Przekształcając wszystko w towary, zostajemy odcięci od natury, podobnie jak od społeczności.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.A mi örökségünk idegenekre szállt; házaink a jövevényekéi.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.A nossa herdade passou a estranhos, e as nossas casas a forasteiros.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Dědictví naše obráceno jest k cizím, domové naši k cizozemcům.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Dediščina naša je pripadla tujcem, hiše naše inozemcem.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Dziedzictwo nasze obrócone jest do obcych, a domy nasze do cudzoziemców.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Harta warisan kami jatuh ke tangan orang lain, rumah-rumah kami didiami orang asing
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere."우리 기업이 외인에게, 우리 집들도 외인에게 돌아갔나이다"
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.La nostra eredità è passata a stranieri, le nostre case a estranei
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Meidän perintöosamme on siirtynyt vieraille, meidän talomme muukalaisille.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Moştenirea noastră a trecut la nişte străini, casele noastre la cei din alte ţări!
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Naše dedičstvo sa prevrátilo a dostalo sa cudzím; naše domy sa dostaly cudzozemcom.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Notre héritage a passé à des étrangers, Nos maisons à des inconnus.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Nuestra heredad ha pasado a los extraños, nuestras casas a los extranjeros
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Onze huizen en ons land zijn in bezit genomen door buitenlanders.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Sản nghiệp chúng tôi đã sang tay dân ngoại, Nhà cửa thuộc về người giống khác.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Sản_nghiệp chúng_tôi đã sang_tay dân ngoại , Nhà_cửa thuộc về người giống khác .
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Unser Erbe ist den Fremden zuteil geworden und unsre Häuser den Ausländern.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Vår arvedel har kommit i främlingars ägo, våra hus i utlänningars.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Vår arv er gått over til fremmede, våre hus til utlendinger.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Vor Arvelod tilfaldt fremmede, Udlændinge fik vore Huse.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Η κληρονομια ημων μετεστραφη εις αλλοτριους, αι οικιαι ημων εις ξενους.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Наследие наше перешло к чужим, домы наши - к иноплеменным;
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.Наследството ни мина на чужденци, Къщите ни на странни.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.נחלתנו נהפכה לזרים בתינו לנכרים׃
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.قد صار ميراثنا للغرباء. بيوتنا للاجانب.
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.我 們 的 產 業 、 歸 與 外 邦 人 . 我 們 的 房 屋 、 歸 與 外 路 人
Mülkümüz yabancılara geçti, Evlerimiz ellere.我 們 的 產業 、 歸與 外邦人 . 我們 的 房屋 、 歸與 外路 人
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?親が金持ちをいいことに好き勝手やってる奴らを 見逃せないないのが私のコンセプトよ!わかった??
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?뭐? 오지랖이 콘셉이냐고?
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Poftim?Este principiul meu sa fiu o bagacioasa?
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Τι; Η αδιακρισία είναι συνήθειά μου ;
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?מה? הם זה קונספט שלי להיות מעצבנת?
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?ماذا؟ هل كوني فضوليه مبدائي؟
Nüfus Dairesinin internet sayfalarında, yabancıların kayıt edilmesi hakkında daha çok bilgi bulunmaktadır.Maistraatin verkkosivuilla on lisätietoja ulkomaalaisten rekisteröinnistä.
Nüfus Dairesinin internet sayfalarında, yabancıların kayıt edilmesi hakkında daha çok bilgi bulunmaktadır.På magistratens webbplats finns mer information om registreringen av utlänningar.
Nüfus Dairesinin internet sayfalarında, yabancıların kayıt edilmesi hakkında daha çok bilgi bulunmaktadır.Дополнительную информацию о регистрации иностранцев вы можете получить на сайте магистрата.
Nüfus Dairesinin internet sayfalarında, yabancıların kayıt edilmesi hakkında daha çok bilgi bulunmaktadır.على صفحات الإنترنت لمكتب تسجيل الأنفس تجد معلومات إضافية عن تسجيل الأجانب.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.bào chữa công bình cho kẻ mồ côi và người góa bụa, thương người khách lạ, ban đồ ăn và áo xống cho người.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.bào_chữa công_bình cho kẻ mồ_côi và người góa_bụa , thương người khách lạ , ban đồ_ăn và áo_xống cho người .
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.care face dreptate orfanului şi văduvei, care iubeşte pe străin şi -i dă hrană şi îmbrăcăminte.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Čině soud sirotku a vdově, miluje také příchozího, dávaje mu chléb a oděv.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Él hace justicia al huérfano y a la viuda, y también ama al extranjero y le da pan y vestido
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Hij verschaft recht aan weduwe en wees. Hij heeft vreemdelingen lief en geeft hun voedsel en kleding.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Igazságot szolgáltat az árvának és az özvegynek; szereti a jövevényt, adván néki kenyeret és ruházatot.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.joka hankkii orvolle ja leskelle oikeuden ja joka rakastaa muukalaista ja antaa hänelle ruuan ja vaatteen.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ki se poteguje za pravdo sirote in vdove in ljubi tujca, podeljujoč mu živeža in oblačil.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.고아와 과부를 위하여 신원하시며 나그네를 사랑하사 그에게 식물과 의복을 주시나니
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ktorý činí súd siroty a vdovy a miluje pohostína dávajúc mu chlieb a odev.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.Który czyni sąd sierocie, i wdowie, a miłuje przychodnia, dawając mu chleb i odzienie.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.que faz justiça ao órfão e � viúva, e ama o estrangeiro, dando-lhe pão e roupa.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.qui fait droit à l`orphelin et à la veuve, qui aime l`étranger et lui donne de la nourriture et des vêtements.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.rende giustizia all'orfano e alla vedova, ama il forestiero e gli dà pane e vestito
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som hjelper den farløse og enken til deres rett, og som elsker den fremmede, så han gir ham føde og klær.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som skaffar den faderlöse och änkan rätt, och som älskar främlingen och giver honom mat och kläder.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.som skaffer den faderløse og Enken Ret og elsker den fremmede og giver ham Brød og klæder.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.und schafft Recht den Waisen und Witwen und hat die Fremdlinge lieb, daß er ihnen Speise und Kleider gebe.
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.ποιων κρισιν εις τον ορφανον και εις την χηραν, και αγαπων τον ξενον, διδων εις αυτον τροφην και ενδυματα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod