Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Đã bao nhiêu lần tôi nói với bạn không bao giờ lấy thức ăn từ người lạ?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?De câte ori ţi-am mai spus să nu iei mâncare de la străini?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Hoeveel keer heb ik u al verteld dat u nooit voedsel van vreemden moet aannemen?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Kolikokrat sem ti rekel, da ne jemlji hrane od tujcev.
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Kolikrát jsem ti øíkal abys nebral jídlo od cizincù?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Πόσες φορές σου είπα να μην παίρνεις φαγητό από ξένους;
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.형제들 아브라함의 후예와 너희 중 하나님을 경외하는 사람들아 이 구원의 말씀을 우리에게 보내셨거늘
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.Братя, потомци от Авраамовия род, и които измежду вас се боят от Бога, нам се изпрати вестта на това спасение.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.Мужи братия, дети рода Авраамова, и боящиеся Бога между вами! вам послано слово спасения сего.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.Мужі брати, синове роду Авраамового, і всі богобоязливі між вами, вам слово спасення сього послано.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.אנשים אחים בני משפחת אברהם ויראי אלהים אשר בקרבכם לכם שלוח דבר הישועה הזאת׃
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.ايها الرجال الاخوة بني جنس ابراهيم والذين بينكم يتقون الله اليكم أرسلت كلمة هذا الخلاص‎.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.弟 兄 們 、 亞 伯 拉 罕 的 子 孫 、 和 你 們 中 間 敬 畏 神 的 人 哪 、 這 救 世 的 道 、 是 傳 給 我 們 的
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.弟兄們 、 亞伯拉罕 的 子孫 、 和 你 們中間敬 畏神 的 人 哪 、 這救世 的 道 、 是 傳給 我 們的
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.A depărtat pe fraţii mei dela mine, şi prietenii mei s'au înstrăinat de mine.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Atyámfiait távol ûzé mellõlem, barátaim egészen elidegenedtek tõlem.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Braci moich odemnie oddalił, a znajomi moi stronią odemnie.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Brate moje je oddalil od mene, in znanci moji so se mi docela odtujili.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Bratří mé ode mne vzdálil, a známí moji všelijak se mne cizí.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Ele pôs longe de mim os meus irmãos, e os que me conhecem tornaram-se estranhos para mim.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Er hat meine Brüder fern von mir getan, und meine Verwandten sind mir fremd geworden.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Hizo que mis hermanos se alejaran de mí; mis amigos se apartaron por completo
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Il a éloigné de moi mes frères, Et mes amis se sont détournés de moi;
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.I miei fratelli si sono allontanati da me, persino gli amici mi si sono fatti stranieri
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.나의 형제들로 나를 멀리 떠나게 하시니 나를 아는 모든 사람이 내게 외인이 되었구나
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Långt bort ifrån mig har han drivit mina fränder; mina bekanta äro idel främlingar mot mig.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Mijn broers en mijn vrienden heeft Hij weggestuurd en zij zijn van mij vervreemd.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Mine Brødre har fjernet sig fra mig, Venner er fremmede for mig,
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Mine brødre har han drevet langt bort fra mig, og mine kjenninger er blitt aldeles fremmede for mig.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Mojich bratov vzdialil odo mňa, a moji známi sa mi cele odcudzili.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Ngài khiến các anh em tôi lìa xa tôi, Và những người quen biết tôi trở nên kẻ lạ.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Ngài khiến các anh_em tôi lìa xa tôi , Và những người quen_biết tôi trở_nên kẻ lạ .
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Sanak saudaraku dijauhkan-Nya daripadaku; aku menjadi orang asing bagi semua kenalanku
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Veljeni hän on minusta loitontanut; tuttavani ovat minusta aivan vieraantuneet.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Απεμακρυνεν απ' εμου τους αδελφους μου, και ηλλοτριωθησαν ολως απ' εμου οι γνωριμοι μου.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Братьев моих Он удалил от меня, и знающие меня чуждаются меня.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.Отдалечил е от мене братята ми; И ония, които ме познаваха, станаха съвсем чужди за мене.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.אחי מעלי הרחיק וידעי אך זרו ממני׃
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.قد ابعد عني اخوتي. ومعارفي زاغوا عني.
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.他 把 我 的 弟 兄 隔 在 遠 處 、 使 我 所 認 識 的 全 然 與 我 生 疏
‹‹Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Tanıdıklarım bana büsbütün yabancılaştı.他 把 我 的 弟兄 隔 在 遠處 、 使我 所 認識 的 全然 與 我 生疏
Karl Marx ise diğer taraftan, işgücünün yabancılaşması inanılmaz önemlidir, dedi.Karel Marx na druhou stranu řekl, že zcizení práce je velmi důležité.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.A poradiac sa kúpili za ne to hrnčiarovo pole na pochovávanie cudzincov.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.A poradivše se, koupili za ně pole to hrnčířovo, ku pohřebu poutníků.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.E tenuto consiglio, comprarono con esso il Campo del vasaio per la sepoltura degli stranieri
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.I naradziwszy się, kupili za nie rolę garncarzową na pogrzeb gościom.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Ja neuvoteltuaan he ostivat niillä savenvalajan pellon muukalaisten hautausmaaksi.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.의논한 후 이것으로 토기장이의 밭을 사서 나그네의 묘지를 삼았으니
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Men efter at have holdt Råd købte de Pottemagermarken derfor til Gravsted for de fremmede.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Och sedan de hade fattat sitt beslut, köpte de för dem Krukmakaråkern till begravningsplats för främlingar.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Og de holdt råd med hverandre, og kjøpte for pengene pottemakerens aker til gravsted for fremmede.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Posvetovali so se pa in kupili zanje lončarjevo njivo za pokopališče tujcem.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Rồi họ bàn với nhau dùng bạc đó mua ruộng của kẻ làm đồ gốm để chôn những khách lạ .
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Rồi họ bàn với nhau dùng bạc đó mua ruộng của kẻ làm đồ gốm để chôn những khách lạ.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Şi dupăce s'au sfătuit, au cumpărat cu banii aceia ,,Ţarina olarului,`` ca loc pentru îngroparea străinilor.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Sie hielten aber einen Rat und kauften den Töpfersacker darum zum Begräbnis der Pilger.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Tanácsot ülvén pedig, megvásárlák azon a fazekasnak mezejét idegenek számára való temetõnek.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Y habiendo tomado acuerdo, compraron con ellas el campo del Alfarero, para sepultura de los extranjeros
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Και συμβουλευθεντες ηγορασαν με αυτα τον αγρον του κεραμεως, δια να ενταφιαζωνται εκει οι ξενοι.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Зробивши ж раду, купили за них ганчарське поле, щоб ховати на йому захожих.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod