Tom yabancıların etrafında utangaç.Tom is shy around strangers.
Bu yasa sadece yabancıları etkiler.This law only affects foreigners.
O köpek yabancılara havlamaya eğitildi.That dog is trained to bark at strangers.
Tom yabancılarla konuşmaya alışkın.Tom is used to talking to strangers.
Tom yabancılara güvenmez.Tom doesn't trust strangers.
Yabancıları yaklaştırmamak için bir bekçi köpeği aldı.He bought a guard dog to keep out intruders.
Tüm yabancılar kötü değildir.Not all aliens are bad.
Biz yabancılar gibi değiliz.It's not like we're strangers.
Tom yabancılarla konuşmaktan korkuyor.Tom is terrified of talking to strangers.
Ben yabancılarla konuşamam.I can't talk to strangers.
Yabancılar Tom'u geriyor.Outsiders make Tom nervous.
Yabancılaşma yirminci yüzyıl edebiyatının ortak bir teması.Alienation is a common theme of twentieth-century literature.
Yabancılara asla güvenmezdim.I'd never trust strangers.
Yabancılardan gezinti kabul etmeyin.Don't accept rides from strangers.
Yabancılar gizli bir manipülasyonla dünyadaki büyük bir savaşı önledi.Aliens prevented a major war on Earth by hidden manipulation.
Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.Aliens controlled Earth's progress in secret.
Neden sadece yabancıları durdurdun?Why did you only stop the foreigners?
Mary yabancılara karşı tedbirli.Mary is wary of strangers.
Yabancıların arazisinde yürüme.Don't walk on other people's land.
Yabancılardan şeker almamak daha iyidir.It's better not to take candy from strangers.
O, yabancılarla konuşmaya korkuyor.She's afraid to talk with strangers.
Tom yabancılarla konuşmaya alışkındır.Tom is used to talking to foreigners.
Tom yabancılardan nefret eder.Tom hates foreigners.
Yabancılardan içecek kabul etmeyin.Don't accept drinks from strangers.
Yabancıların gözyaşları sadece sudur.The tears of strangers are only water.
İnsanlar yabancılara sarılıyor.People are hugging strangers.
İnsanlar yabancıları kucaklıyor.People are hugging strangers.
Yabancılarla konuşmayı gerçekten sevmiyorum.I don't really like talking to strangers.
Yabancılardan hediyeler almamalıyım.I'm not supposed to take presents from strangers.
Yabancılardan hediye almayın.Don't take presents from strangers.
Yabancılar çok hoşgörüsüz.Foreigners are very intolerant.
Ben yabancılarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to foreigners.
Yabancılarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to strangers.
Ailem bana yabancılardan hediye almamamı öğretti.My parents taught me not to take gifts from strangers.
Yabancılardan şeker almayın.Don't take candy from strangers.
Yabancıların arabalarına binmeyin.Don't take rides from strangers.
Köpeğim yabancıları sevmiyor.My dog doesn't like strangers.
Hem yabancılardan hem de vatandaşlarımdan nefret ediyorum.I hate both foreigners and my countrymen.
Onlar yabancılardan nefret ediyorlar; ben herkesten nefret ediyorum.They hate foreigners; I hate everybody.
Ben herkesten nefret ederken onlar sadece yabancılardan nefret ediyorlar.They only hate foreigners, while I hate everybody.
Yabancıları küçümserler.They despise foreigners.
Tom yabancılarla konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk to strangers.
Tom sık sık yabancılarla konuşmaz.Tom doesn't often talk to strangers.
Tom yabancılara karşı çok kibar değil.Tom isn't very nice to strangers.
Tom yabancılarla konuşmayı seviyor.Tom likes to talk to strangers.
Yabancılarla genellikle konuşmam.I don't often talk to strangers.
Sami yabancılar için kapısını açtı.Sami opened his door to strangers.
Sami kapısını yabancılara açtı.Sami opened his door to strangers.
Sami yabancılara fazla güveniyordu.Sami was too trusting with strangers.
Bu yasa sadece yabancılara uygulanır.This law only applies to foreigners.
Tom yabancılarla konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking to strangers.
Sami yabancıların içeri girmesine izin vermez.Sami doesn't allow strangers in.
Tom yabancılara adını söylemezdi.Tom wouldn't tell the stranger his name.
Yabancıların arasında rahat edemez.He is ill at ease among strangers.
Köpeğini yabancılara havlayacak şekilde eğitmiş.He trained his dog to bark at strangers.
Yabancılara Kazakça öğretiyorum.I am teaching Kazakh to foreigners.
Yabancılara adını söyleme.Don't tell strangers your name.
Tom, yabancılarla konuşmayı seviyor, ben sevmiyorum.Tom likes talking to strangers, but I don't.
Tom yabancılarla konuşmayı sever ama ben sevmem.Tom likes talking to strangers, but I don't.
Yabancılar için sunulan bu "B" türü hisseler bir şirkette sahiplik haklarını taşımadı.These "B" shares sold to foreigners carried no ownership rights in a company.