Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.La amenaza que preocupa no son los extraños.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.La menace dont il faut se soucier ne tient pas aux inconnus.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Mối đe dọa cần quan tâm đến không phải người lạ
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Nem az idegenektől kell féljünk.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Non sono gli estranei la minaccia di cui preoccuparsi.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Truslen at bekymre sig om, er ikke fremmede.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Zagrożeniem, które powinno nas martwić, nie są obcy.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Η απειλή που πρέπει να μας ανησυχεί δεν είναι οι άγνωστοι.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Занепокоєння мають викликати не незнайомці.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Заплахата, която ни грози, не е свързана с непознатостта.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.И волноваться нам надо не о незнакомцах.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.האיום שיש לדאוג ממנו הוא לא זרים.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.التهديد المقلق ليس الغرباء.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.怖れるべきは 未知なものを適正に
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizceAtención sanitaria para extranjerosfinés _ sueco _ inglés
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizceSjukvård för utlänningar i Finlandfinska _ svenska _ engelska
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizceSoins des étrangers en Finlandefinnois _ suédois _ anglais
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizceUlkomaalaisen sairaanhoito Suomessasuomi _ ruotsi _ englanti
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizceЛечение иностранцев в Финляндиифинский _ шведский _ английский
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizceالعلاج الطبي للأجنبي في فنلنداالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Finlandiya'daki yabancılara sağlık hizmetleriFince _ İsveççe _ İngilizce外籍人士在芬的医疗服务芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Finlandiya’da yaşayan yabancıların, Finlandiya vatandaşlarıyla hemen hemen aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Les étrangers vivant en Finlande ont presque les mêmes droits et devoirs que les citoyens Finlandais.
Finlandiya’da yaşayan yabancıların, Finlandiya vatandaşlarıyla hemen hemen aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Utlänningar som är bosatta i Finland har nästan samma rättigheter och skyldigheter som finska medborgare.
Finlandiya’da yaşayan yabancıların, Finlandiya vatandaşlarıyla hemen hemen aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Иностранцы, живущие в Финляндии, имеют почти такие же права и обязанности, что и жители Финляндии.
Finlandiya’da yaşayan yabancıların, Finlandiya vatandaşlarıyla hemen hemen aynı hak ve yükümlülükleri vardır.للأجانب الذين يسكنون في فنلندا نفس الحقوق والواجبات تقريباً التي لدى المواطنين الفنلنديين.
Finlandiya'da yaşayan yabancıların neredeyse Finliler gibi aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Les étrangers qui vivent en Finlande ont presque les mêmes droits que les Finlandais.
Finlandiya'da yaşayan yabancıların neredeyse Finliler gibi aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Ulkomaalaisilla, jotka asuvat Suomessa, on melkein samanlaiset oikeudet ja velvollisuudet kuin suomalaisilla.
Finlandiya'da yaşayan yabancıların neredeyse Finliler gibi aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Utlänningar som bor i Finland har nästan samma rättigheter och skyldigheter som finländarna.
Finlandiya'da yaşayan yabancıların neredeyse Finliler gibi aynı hak ve yükümlülükleri vardır.Иностранцы, проживающие в Финляндии, имеют почти такие же права и обязанности, что и финны.
Finlandiya'da yaşayan yabancıların neredeyse Finliler gibi aynı hak ve yükümlülükleri vardır.للأجانب الذين يسكنون في فنلندا نفس الحقوق التي يتمتع بها الفنلنديون تقريبًا وعليهم تقريبًا نفس الواجبات.
Fin vatandaşlarının bunlara ek olarak, Finlandiya'daki yabancılarda olmayan bazı hak ve yükümlülükleri vardır.للمواطنين الفنلنديين بالإضافة إلى ذلك بعض الحقوق والواجبات التي لا يتمتع بها الأجانب المقيمون في فنلندا.
Fin vatandaşlarının bunlara ek olarak, Finlandiya'daki yabancılarda olmayan bazı hak ve yükümlülükleri vardır.除上述权利义务之外,芬兰公民的一些特有权利和义务并不适用于居住于芬兰外籍人士。
Fotoğraf: İngiliz Yabancılar ve Milletler Topluluğu Ofisi via Flickr. (CC BY 2.0)Foto de la Oficina del Exterior y la Mancomunidad vía Flickr (CC BY 2.0).
Fotoğraf: İngiliz Yabancılar ve Milletler Topluluğu Ofisi via Flickr.Foto del Foreign And Commonwealth Office via Flickr.
Fotoğraf: İngiliz Yabancılar ve Milletler Topluluğu Ofisi via Flickr.Фото Foreign And Commonwealth Office с Flickr.
gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,저희가 주의 광대한 이름과 주의 능한 손과 주의 펴신 팔의 소문을 듣고 와서 이 전을 향하여 기도하거든
gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,(porque oirán de tu gran nombre, de tu poderosa mano y de tu brazo extendido), y venga a orar a este templo
gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,כי ישמעון את שמך הגדול ואת ידך החזקה וזרעך הנטויה ובא והתפלל אל הבית הזה׃
gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,لانهم يسمعون باسمك العظيم وبيدك القوية وذراعك الممدودة. فمتى جاء وصلى في هذا البيت
gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,( 他 們 聽 人 論 說 你 的 大 名 、 和 大 能 的 手 、 並 伸 出 來 的 膀 臂 ) 向 這 殿 禱 告
gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,( 他 們聽 人 論說 你 的 大名 、 和 大能 的 手 、 並 伸出 來 的 膀臂 ) 向 這殿 禱告
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Các dân ngoại đã nuốt sức mạnh nó, mà nó không biết! Tọc đầu nó bạc lém đém, mà nó chẳng ngờ!
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Các dân ngoại đã nuốt sức_mạnh nó , mà nó không biết ! Tọc đầu nó bạc lém_đém , mà nó chẳng ngờ !
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Cizozemci zžírají sílu jeho, ačkoli on toho nezná; i šedinami prokvítaje, však vždy toho nezná.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Cudzinci požierajú jeho silu, a on nevie o tom, i šedina ho už poprskala, a on nevie ničoho.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Estrangeiros lhe devoram a força, e ele não o sabe; também as cãs se espalham sobre ele, e não o sabe.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Fremmede har fortært hans kraft, men han vet det ikke; hans hår er alt gråsprengt, men han vet det ikke.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Fremmede tæred hans Kraft, han mærker det ej; hans Hår er også grånet, han mærker det ej.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Idegenek emésztik erejét, de õ nem veszi észre. Õsz hajjal is hintve van már, és azt sem veszi észre.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.저는 이방인에게 그 힘이 삼키웠으나 알지 못하고 백발이 얼룩 얼룩할지라도 깨닫지 못하는도다
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Nişte străini îi mănîncă puterea, şi el nu-şi dă seama, îl apucă bătrîneţa, şi el nu-şi dă seama.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Tujci so použili moč njegovo, on pa tega ne ve; tudi se mu je sivina po glavi razlezla, pa tega ne ve.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Чужденци поядоха силата му, и той не знае; Доли бели косми му поникнаха тук-там, а той не знае.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.Чужие пожирали силу его и он не замечал; седина покрыла его, а он не знает.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.אכלו זרים כחו והוא לא ידע גם שיבה זרקה בו והוא לא ידע׃
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.اكل الغرباء ثروته وهو لا يعرف وقد رشّ عليه الشيب وهو لا يعرف.
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.外 邦 人 吞 喫 他 勞 力 得 來 的 、 他 卻 不 知 道 、 頭 髮 斑 白 、 他 也 不 覺 得
Gücünü yabancılar yedi, Farkında değil; Saçlarına ak düştü, Farkında değil.外邦人 吞喫 他 勞力 得 來 的 、 他 卻 不知道 、 頭髮 斑白 、 他 也 不 覺得
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Ik verwijderde dus alle vreemdelingen en droeg de priesters en Levieten ieder hun eigen taak op.
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.내가 이와 같이 저희로 이방 사람을 떠나게 하여 깨끗하게 하고 또 제사장과 레위 사람의 반열을 세워 각각 그 일을 맡게 하고
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod