Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancıl ile cümle

yabancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.やってくる時間は何十億年もありました
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.(17:45) по одному слуху о мне повинуются мне; иноплеменники ласкательствуют предо мною;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.(18:45) Ils m`obéissent au premier ordre, Les fils de l`étranger me flattent;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Ao ouvirem de mim, logo me obedecem; com lisonja os estrangeiros se me submetem.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Apenas oían de mí, me rendían obediencia. Los hijos de los extranjeros me adulaban
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.El ascultă de mine la cea dintîi poruncă, fiii străinului mă linguşesc.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.es gehorcht mir mit gehorsamen Ohren. Ja, den Kindern der Fremde hat's wider mich gefehlt;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.hører de om mig, lyder de mig, Udlandets Sønner kryber for mig;
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.저희가 내 풍성을 들은 즉시로 내게 순복함이여 이방인들이 내게 복종하리로다
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Le slišali so o meni, in so se mi pokorili, tujci so se mi vdajali z laskanjem.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Orang-orang asing tunduk kepadaku dan taat bila mendengar perintahku
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Ty jsi mne vyprostil z různic lidu, a postavils mne v hlavu národům; lid, kteréhož jsem neznal, sloužil mi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vừa khi nghe nói về tôi; chúng nó sẽ phục tôi; Các người ngoại bang sẽ giả bộ vâng theo tôi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vừa khi nghe_nói về tôi ; chúng_nó sẽ phục tôi ; Các người ngoại_bang sẽ giả_bộ vâng theo tôi .
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Vyslobodil si ma zo svárov ľudu; učinil si ma hlavou národom; ľud, ktorého som neznal, mi slúži.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Wyrwałeś mię od zwad ludzkich, a postawiłeś mię głową narodom; lud, któregom nie znał, służył mi.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Μολις ηκουσαν, και υπηκουσαν εις εμε ξενοι υπεταχθησαν εις εμε.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.Щом чуха за мене, те ме и послушаха; Даже чужденците се преструваха, че ми се покоряват.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.לשמע אזן ישמעו לי בני נכר יכחשו לי׃
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.‎من سماع الاذن يسمعون لي. بنو الغرباء يتذللون لي‎.
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.他 們 一 聽 見 我 的 名 聲 、 就 必 順 從 我 . 外 邦 人 要 投 降 我
Duyar duymaz sözümü dinlediler, Yabancılar bana yaltaklandılar.他 們一聽見 我 的 名聲 、 就 必順從 我 . 外邦人 要 投降 我
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?A lényeg, amin aggódnunk kell, hogy mennyi ismeretlenben van részünk.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?A questão que nos deveria preocupar é: quanta estranheza estamos a obter?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ce ar trebui să ne preocupe este cât de multă "înstrăinare" să permitem.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ce qui devrait nous inquiéter c'est de savoir à quel degré d'étrangeté nous sommes exposés.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Điều mà chúng ta nên quan tâm là có bao nhiêu "cái lạ" mà chúng ta đang tiếp nhận?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Hvad vi bør være bekymrede for er, hvor meget fremmedhed vi får?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Il punto di cui dovremmo preoccuparci è: quanta estraneità stiamo raggiungendo?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?우리가 걱정해야 하는 것은 우리가 얼마나 많이 낯설어하는가입니다.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız? Peki neden bu konu?Το ζήτημα που πρέπει να μας ανησυχεί είναι πόση ξενικότητα δεχόμαστε.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Waar we ons zorgen over horen te maken is: met hoeveel vreemdheid krijgen we te maken?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Wir sollten uns eher darum kümmern, wie viel Fremdheit wir bekommen.
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?А в том, что нам следует подумать, сколько в нашей жизни неизвестности?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Ми мусимо задуматися над іншим - скільки незвичного ми отримуємо?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?Това, за което трябва да се замислим, е колко непознатост получаваме?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?מה שצריך להדאיג אותנו זה, כמה זרות אנחנו מקבלים?
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?الغرض هو أن ما يجب أن نقلق حياله هو, ما قدر الغرابة التي نتلقاها؟
Endişelenmemiz gereken esas mesele, ne kadar yabancılaştığımız?どれ位 未知のことと向き合っているか なぜ「未知」なのか? なぜなら 社会的関係はますます-
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.A ameaça preocupante é se estamos ou não a ter a nossa dose de estranheza.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amenințarea de care trebuie să ne îngrijorăm e dacă avem parte dreaptă de înstrăinare.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Amiért aggódnunk kell, hogy vajon megkapjuk-e a minket megillető részt az ismeretlenből.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Det det handler om er hvorvidt vi får vores rimelige andel af fremmedhed.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Die zu befürchtende Gefahr ist, ob wir einen gerechten Anteil Fremdheit abbekommen.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.걱정해야 할 위협은 우리가 적당한 만큼 낯설다고 느끼고 있는지의 여부입니다.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La amenaza que preocupa es si estamos dando nuestra parte justa de extrañeza o no.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La menace dont il faut se soucier est de savoir si nous sommes exposés autant qu'il le faudrait à l'étrangeté.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.La minaccia di cui preoccuparsi è se o meno stiamo raggiungendo la nostra giusta quota di estraneità.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Mối đe dọa cần quan tâm đến là liệu rằng chúng ta có đang dành cho những cái lạ một phần chia công bằng không
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Powinniśmy zacząć się martwić, czy dostajemy dostateczną ilość obcości.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.А о том, получим ли мы необходимую долю неизвестности.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Занепокоєння викликає питання: отримаємо ми чи ні нашу справедливу частку незвичності.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.Заплахата, за която трявба да мислим, е дали получаваме достатъчно голяма доза непознатост.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.האיום הגדול שיש לדאוג ממנו הוא אם אנו מקבלים את חלקנו הסביר של הזרות.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.التهديد هو هل نحصل أم لا على حصتنا من الغرابة.
Endişelenmemiz gereken şey, yabancılığın adil paylaşımını yapıp yapmadığımızdır.受け止めることができるかどうか ということです 20世紀の心理学者や社会学者たちは
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.A ameaça preocupante não são os estranhos.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Amenințarea ce ne poate îngrijora nu vine de la străini.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.Die zu befürchtende Gefahr sind nicht Fremde.
Endişelenmemiz gereken tehdit yabancılar değil.걱정해야 할 위협은 낯선 이에 대한 것이 아닙니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod