Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Bởi vì người lạ là một phần của thế giới với những giới hạn vô cùng cứng nhắc
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Bo obcy należą do świata naprawdę sztywnych granic.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Fordi fremmede er en del af en verden med virkelig stramme grænser.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.왜냐하면 낯선 이는 매우 명확하게 경계선 상에 있기 때문입니다.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Mert az idegenek egy szigorúan körülhatárolt világ részei.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Omdat vreemden een deel van een wereld met erg strikte grenzen vormen.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Parce que les inconnus font partie d'un monde aux frontières bien rigides.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Pentru că aceștia fac parte dintr-o lume cu granițe foarte rigide.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Perché gli estranei sono parte di un mondo dai confini veramente rigidi.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Porque los extraños forman parte de un mundo de límites muy rígidos.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Porque os estranhos fazem parte de um mundo com fronteiras bem rígidas.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Weil Fremde Teile einer Welt mit wirklich strengen Grenzen sind.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Γιατί οι άγνωστοι αποτελούν μέρος ενός κόσμου με αυστηρά καθορισμένα όρια.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Защото непознатите са част от свят с наистина големи мащаби.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Потому что они являются частью мира с действительно жёсткими ограничениями.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.Тому що незнайомці - це частина світу зі справді жорсткими межами.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.מפני שזרים הם חלק מעולם של גבולות ממש קשיחים.
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.لأن الغرباء جزء من العالم ذا الفواصل المتصلبة
Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası.世界の強固な境界線の一部だからです つまり 知っている人と知らない人とに
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Eles possuem um conhecimento, o que os tornam bem menos dependentes da ajuda estrangeira.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Heillä on taito, joka vähentää kovasti heidän riippuvuuttaan ulkomaisesta avusta.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Họ có một kỹ năng, làm họ giảm bớt rất nhiều sự phụ thuộc vào cứu trợ nước ngoài.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Ils ont une compétence, qui les rend nettement moins dépendants de l'aide extérieure.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.그들은 외국의 원조에 보다 덜 의존하도록 만드는 기술을 가지고 있습니다.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Mają oni umiejętność, która sprawia, że są oni o wiele mniej zależni od zagranicznej pomocy.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Mají dovednost, s kterou jsou méně závislými na zahraniční pomoci.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Mereka memiliki kemampuan yang membuat mereka lebih tidak tergantung pada bantuan asing.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Ovládajú zručnosť, ktorá ich činí oveľa menej závislými na cudzej pomoci.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Posseggono un'abilità che li rende molto meno dipendenti dall'aiuto estero.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Sie besitzen eine Fähigkeit, die sie weniger abhängig macht von Entwicklungshilfe.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Szakértelmüknek köszönhetően sokkal kevésbé függnek a külföldi segélytől.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Tienen una habilidad, que los hace menos dependientes de la ayuda externa.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Ze hebben een vaardigheid, waardoor ze veel minder afhankelijk zijn van buitenlandse hulp.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Έχουν ένα προσόν, που τους κάνει πολύ λιγότερο εξαρτώμενους στην ξένη βοήθεια.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.Те имат умения, които ги правят много по-малко зависими от чуждестранна помощ.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.У них есть знания, которые делают их более независимыми от внешней помощи.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.יש להם את המיומנות אשר הופכת אותם להרבה פחות תלותיים בעזרה חיצונית
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.لديهم مهارة، مما يجعلهم أقل اعتمادا بكثير على المساعدات الخارجية.
Çünkü yabancıların yardımına duydukları bağımlılıklarını azaltan bir becerileri var.海外の援助に頼る必要が かなり減ります この小さなチームにも
Dernek kurma özgürlüğü yabancıları da kapsar.Föreningsfriheten gäller också utlänningar.
Dernek kurma özgürlüğü yabancıları da kapsar.La liberté d'association concerne également les étrangers.
Dernek kurma özgürlüğü yabancıları da kapsar.También los extranjeros gozan de este derecho de asociación.
Dernek kurma özgürlüğü yabancıları da kapsar.Yhdistymisvapaus koskee myös ulkomaalaisia.
Dernek kurma özgürlüğü yabancıları da kapsar.从人口数量来看,芬兰的社团数量很多。人人都依法享有结社自由。外籍人士在芬兰同样享有结社自由。
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Adevăraţi extratereştri, care au venit din spaţiul interstelar.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Benar-benar alien, yang datang dari luar angkasa.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.De vrais aliens, des souches qui arriveraient de l'espace.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Echte buitenaardse wezens, kolonies die afkomstig zijn vanuit de ruimte.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.지구 밖에서 들어온 진짜 외계 생물이요
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Prawdziwego kosmitę, przybyłego z kosmosu.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Todellisia muukalaisia, ulkoavaruudesta tullutta karjaa.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Valódi földönkívülieket, törzseket, melyek az űrből érkeztek.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Verdadeiros extraterrestres, que chegaram do espaço exterior.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Verdaderos extraterrestres; organismos llegados del espacio exterior.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Wahre Außerirdische, die aus dem Weltall zu uns gekommen sind.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Αληθινούς εξωγήινους, που προήλθαν από το διάστημα.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Истински извънземни, видове които са пристигнали от космоса.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.Настоящих инопланетян, которые приходят из космоса.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.חייזרים אמיתיים, מינים שהגיעו מהחלל החיצון.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.أجانب حقيقيين، مجموعات وصلت من الفضاء الخارجي.